Research Outputs

Permanent URI for this collection

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 47241
  • PublicationOpen Access
    Tüketim kültüründe sanat: Bütünleşik sanat pazarlaması hakkında bir değerlendirme
    (2023-12) DOĞAN, OYTUN
    Tüketim kültürü, toplumsal bir olgu olarak birey ihtiyaçlarının sınırsızlığını ve tatminsizliğini ifade eden bir kavram olmuştur. Bu, ekonomik ve sosyal bağlamda tüketim yapabilme imkânına sahip bireylerin olduğu topluluğu tanımlamıştır. Gelişmiş ülke toplumları bu açıdan tüketim toplumunu oluşturmuştur. Gelişmekte olan ülkeler ise kısıtlı tüketim imkânına sahip olmalarından dolayı tüketici toplumu oluşturmuşlardır. Sanat, üretim ve gösterge olarak toplumların görselliğini ifade etmiştir. Sekülerleşmenin dinin yapısını sarsmasıyla sanat dinsel nesnenin yerini alan kutsal bir anlatıya dönüşmüştür. Tüketim kültüründe nesnenin ekonomik değer sağladığı ölçüde önemli görülmesi sanat beğenisini ve anlatısını değiştirmiştir. Sanat üretimi bu açıdan bir tüketim nesnesi halini almıştır. Araştırmada sanatın tüketim nesnesine dönüşümünü, nesnenin işlev değerinden sahiplik değerine yönelik artan önemine bağlı incelemektedir. Araştırmanın kapsamı modern ve çağdaş sanat hareketlerinin tüketim kültürü açısından değerlendirilmesiyle sınırlandırılmıştır. Sanat izleyicisinin/ziyaretçisinin “müşteriye” dönüşümü sosyolojik bir incelemedir. Sanat pazarlamasının iletişim boyutunu oluşturan bütünleşik sanat pazarlaması, araştırma konusu olmuştur.
  • PublicationOpen Access
    “İslam sanatı” imgesinin inşası ve oluşum süreci hakkında bir değerlendirme
    (2023) DOĞAN, OYTUN
    İslam sanatı, bir gösterge olarak dini ve coğrafi sınırlamalarla belirlenen sanat üretimlerini tanımlamıştır. İslam sanat eserleri genel bir tanımlamayla şeriat hükmü altında yönetilen toplumların üretimleri olmuştur. Bu durum, tanımlayanının bakış açısını ve tanımlamanın gerçekleştiği toplumu adlandırma ve anlamlandırma amacı taşımıştır. Sanat, Batı’da bir bilim dalı olarak gelişimini seküler düşünce üzerinden inşa etmiştir. Bu nedenle sanatın kanon bilgisi Batı toplumunun kültürel ve siyasal olarak kendi içinde yaşadığı üslup değişimleriyle oluşmuştur. İslam sanatı, tüm Batı dışı toplumların sanat araştırmalarında olduğu gibi etnografya araştırmaları temelinde başlamıştır. Bu bağlamda araştırma nesneleri sanat eseri olarak değil bir kültürel üretim olarak görülmüştür. Bundan dolayı İslam sanat uzmanları sanat tarihi dışında antropoloji, din ve siyasi tarihte de uzman kişiler olmuştur. Araştırma bu yönelimle toplumsallaşan İslam sanatının kapsayıcılığının yol açtığı problemleri İslam sanat imgesinin oluşumunun incelenmesiyle değerlendirecektir. Bu incelemede, farklılıkların göz ardı edilerek tekleştirici bir terim olarak gelişen İslam sanatı imgesinin ideolojik arka planının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma, Batılı müzelerin İslam toplumları üzerine gerçekleştirdikleri bilgi inşa sürecinde İslam sanatının bir gösterge olarak değerlendirilmesiyle sınırlandırılmıştır.
  • PublicationOpen Access
    On (n − 1, n)-ϕ-second submodules
    (2023-12-01) TEKİR, ÜNSAL; Çeken S., Koç S., Tekir Ü.
    Let R be a commutative ring with identity, M be an R-module, n ≥ 2 be a positive integer and ϕ : S(M) −→ S(M) be a function where S(M) is the set of all submodules of M. In this paper we introduce and study the concept of (n − 1, n)-ϕ-second submodule. We call a non-zero submodule N of M as an (n − 1, n)-ϕ-second submodule if (a1...an−1)N ⊆ K and (a1...an−1)ϕ(N) 6⊆ K, where a1, ..., an−1 ∈ R and K is a submodule of M, imply either a1...an−1 ∈ annR(N) or (a1...ai−1ai+1...an−1)N ⊆ K for some i ∈ {1, ..., n − 1}. We give a number of results concerning this submodule class. We characterize modules with the property that for some ϕ, every non-zero submodule is (n−1, n)-ϕ-second. We show that under some assumptions strongly (n − 1)-absorbing second submodules and (n − 1, n)-ϕ-second submodules coincide. We also focus on (2, 3)-ϕ-second submodules and give some special results concerning them.
  • PublicationOpen Access
    Salicylic acid-loaded gelatin methacryloyl (GELMA) microneedles as a potential drug delivery system in plant diseases
    (2024-01-01) ULAĞ, SONGÜL; Ulağ S.
    In this research, gelatin methacryloyl (GELMA) was used as a matrix material to obtain microneedles (MNs), and salicylic acid (SA) was added to this solution to investigate the release behavior of the SA from the needles. The scanning electron microscope (SEM) images showed that the uniform conical shape of MN structures was observed. According to the compression test results, MNs could penetrate deeply into plant tissue without breaking due to their practical toughness. The release behavior of the SA was carried out in vitro conditions and completed in 24 h.
  • PublicationOpen Access
    İstanbul’da bir üniversite hastanesinde çalışan asistan hekimlerin tükenmişlik seviyelerinin incelenmesi
    (2023-12-01) LÜLECİ, NİMET EMEL; HIDIROĞLU, SEYHAN; KARAVUŞ, MELDA; Sancaktar Demiröz M., Davun S., Lüleci N. E., Hıdıroğlu S., Demir A. Ş., Makungu H. M., Direk Turhan İ., Erman Ş., Demiröz Ö., Karavuş M.
    Amaç: Araştırmamızın amacı bir üniversite hastanesindeki asistan hekimlerin tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi; ayrıca asistan hekimlerin tükenmişlik düzeyinin yaş, cinsiyet, medeni durum, kronik hastalık, asistanlık süreleri, asistanlık branşı ve pandemide çalışmalarına ilişkin değişkenlere göre dağılımlarını incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmamıza katılmayı kabul eden 243 asistan hekime sosyodemografik özellikler ve çalışma şartlarına ilişkin sorular ile Maslach Tükenmişlik Envanterinden oluşan toplam 41 soruluk anket 7 Eylül 2020-29 Ekim 2020 tarihleri arasında çevrimiçi uygulanmıştır. Bulgular: Pandemide çalışan katılımcıların 3.45±0.85 skor ortalama ile duygusal tükenmeyi daha fazla yaşadığı görülmektedir (p<0.001). Duyarsızlaşmada 2.44±0.66 ortalama ve kişisel başarıda azalma 2.81±0.55 değerlerine sahiptir. 'İşte çok fazla çalışıyor olmak', duygusal tükenmenin en yoğun hissedildiği alan olarak görülmektedir. Katılımcılardan 28 yaş altı olanların daha fazla duygusal tükenme ve duyarsızlaşma yaşadığı görülmektedir (p<0.05). Cinsiyete göre bakıldığında duygusal tükenmenin kadınlarda erkeklere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha fazla olduğu görülmüştür (p<0.05). Medeni duruma göre bekar katılımcıların duyarsızlaşma düzeyi daha fazla iken evli katılımcıların kişisel başarıda azalma düzeyinin daha fazla olduğu saptanmıştır (p<0.05). Duyarsızlaşma düzeyi en yüksek asistan hekimler, cerrahi bilimlerde çalışmaktadır. Kişisel başarıda azalma düzeyi en düşük asistan hekimler ise temel bilimlerde görev almaktadır. Kronik hastalığı olan asistan hekimlerin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma düzeyinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Sonuç: Pandemide çalışan hekimler üzerinde Maslach tükenmişlik indeksi uygulanmış, tükenmişlik seviyeleri ve alt boyutlarında anlamlı veriler elde edilmiştir. Bu sayede bu alanda çalışan katılımcıların yaşadığı deneyimler üzerinde daha objektif bir bakış açısı oluşturulmuştur. Elde ettiğimiz veriler küresel ölçekte yaşanacak yeni bir pandemide çalışanların deneyimlerini iyileştirme konusunda taraflı açıklamalara kıyasla daha güçlü bir zemin oluşturacaktır.
  • Publication
    Optimal pre-exam self-study time under states of stress
    (2023-01-01) ÇİLİNGİRTÜRK, AHMET METE; ÇİLİNGİRTÜRK A. M.
    Extracurricular teaching activities such as self-study and project assignments are educational policies. The aim of these policies is to raise individuals equipped with the knowledge needed for the economy as well as to increase student performance. The amount of knowledge is measured by grades in exams. However, most students study before exams to partially bridge this gap. Stress mediates the relation of study effort to academic performance. Thus, students should attempt to study self for the optimum time period when preparing for exams under stress. This research estimates the optimal self-study time before examination for social science students for a mathematical course. The situation was approached as a decision-making problem under risk. A period of 30 hours is calculated as efficient for the study time before the exams, such as when calculating ECTS’s.
  • PublicationOpen Access
    Totem-kutuplu köprüsüz yükseltici PFC dönüştürücünün performans değerlendirmesi
    (2023-11-01) AKAR, ONUR; BEKTAŞ Y., AKAR O.
    Elektrik güç dönüştürücülerinin avantajlarına rağmen, özellikle şebeke tarafında ortaya çıkan güç kalitesi sorunları, önemli bir dezavantaj olarak ortaya çıkmaktadır. Artan enerji talebi göz önüne alındığında, güç kalitesi sorunları güç dönüştürücü verimini de etkilemektedir. Bu çalışma, AC-DC dönüştürücülerin güç kalitesi sorunlarına etkili çözümler sunabilen Güç Faktörü Düzeltmeli (PFC) dönüştürücülerden olan köprüsüz yükseltici ve totem-kutuplu köprüsüz dönüştürücüleri incelemektedir. PFC dönüştürücüleri sürekli iletim modunda çalıştırılmış, gerilim kontrolü için PI kontrolör, akım kontrolü için ise Oransal-Rezonans (PR) kontrolörü kullanılmıştır. PFC yapıları PLECS yazılımı ile simüle edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, giriş akımının harmonik içeriği, güç faktörü ve verim açısından totem-kutuplu köprüsüz PFC yapısının, güç kalitesi sorunlarına karşı daha yüksek verimli bir çözüm sunduğunu ortaya koymuştur.
  • PublicationOpen Access
    Statistical process control as a tool for quality improvement: A case study in denim pant production
    (2023-12-01) ELMALI, CANBERK; Ural Ö., Elmalı C.
    In this study, after defining the concepts of quality and quality control, the concept of statistical process control tools is examined. As a result of the data obtained from denim pants produced by a textile company operating in the ready-to-wear sector, defects were analyzed using statistical process control techniques. In this study, flowchart, control charts, pareto analysis, p-control diagram, cause-effect diagram, and grouping techniques were used. With the use of basic statistical process control tools, the most recurring defects were, and these defects were divided into subheadings for more detailed analysis. In this way, it was tried to prevent the repetition of defects by going down to the root causes of the detected defects. The causes of possible defects that may occur during production and solution suggestions were categorized. By going down to the basic causes of the detected defects and categorized them, defects were prevented by presenting and implementing solution suggestions. It is expected that the study with this different perspective will be an example of the sector and related fields as an alternative method. The aim of this study is to examine quality control practices in the garment industry, contribute to statistical control methods and problem-solving procedures, produce suggestions for problem-solving approaches, and disseminate improvement studies.
  • Publication
    The impact of critical factors on purchase intention towards environmentally sustainable apparel: An empirical study on young turkish consumers
    (2023-11-01) ÇİLİNGİRTÜRK, AHMET METE; BAYRAK MEYDANOĞLU E. S., ÇİLİNGİRTÜRK A. M., Teodorescu M., SAYIN F.
  • Publication
    Investigation of students’ perceptions of out-of-school learning environments through drawing pictures
    (2023-07-08) MERTOĞLU, HATİCE; MERTOĞLU H., Gürbey Z. B.
    In recent years, out-of-school learning has become more and more important, thus creating new learning environments for students. Out-of-school learning enables students to discover new information both by having fun and by experiencing. The purpose of this research study was to investigate the perceptions of secondary school students about out-of-school learning environments through the pictures they drew. The research design was carried out as an art-based phenomenological approach. The study group of the research consisted of 22 eighth grade students. The data of the research were obtained simultaneously with two open-ended questions for the phenomenological design side and with the pictures drawn by the students for the art-based research side. The data were analyzed by utilizing a content analysis method. Results indicated that students mostly expressed their out-of-school learning environments as courses, home, and internet. When drawing out-of-school learning environments, students drew more “course, study room, internet, television and home” figures. Students stated their favorite learning environments as home, internet, and course. Students stated the reasons for their favorite learning environments as they are more peaceful at home, the first learning begins in the family, they can access everything more easily with the internet, and the course helps the school. It is noteworthy that students do not give examples of museums, science centers and planetariums as learning. According to the results of the research, it was determined that the students generally gave examples from their own environment as an out-of-school environment, and it was determined that they did not experience environments such as museums, planetariums, zoos, or science centers. Since students’ perceptions of out-of-school learning environments were very low, it can be suggested to teachers to plan activities and activities for them to teach in out-of-school learning environments.
  • Publication
    Secondary school students’ perceptions about science: An art-based research
    (2023-05-30) MERTOĞLU, HATİCE; Gürbey Z. B., MERTOĞLU H., AKGÜL E.
    This paper discusses how secondary school students perceive science, scientist and science environment. Students’ perceptions about science have been studied by various researchers with different participants. Based on the knowledge gained from previous research studies, this research focuses on h ow recent developments in the world, for example pandemic and Maraş earthquake, affected secondary students' perceptions about science. Art based research is used in this research. Research participants were 30 sixth grade students attending a secondary school in Devrek, Zonguldak, Türkiye. Students were chosen randomly from sixth grade class taught by one of the researchers. The research questions of this study are 1.What is science?, 2.Who is the scientist?, 3. How is the science environment?. For the first question, students were asked to write a definition about science. For the others, participants were asked to draw a Picture of scientist in a science environment. Data was collected through essays and pictures were analyzed with a software designed for qualitative and mixed methods research. Findings were discussed within the framework of the literature.
  • Publication
    Fen Bilimleri dersinde kaynaştırma eğitim modelinin uygulanması: “Işığın yayılması” ünitesi
    (2023-12-18) MERTOĞLU, HATİCE; MERTOĞLU H., Karataş Ç.
    Kaynaştırma eğitimi, her öğrencinin bireysel özellikleri ve öğrenme stilleri ile eğitim sistemi içerisine kabul edilmelerini amaçlayan bir eğitim modelidir. Ülkemizde kaynaştırma eğitimi yıllardır uygulanmakta ve özel gereksinimli öğrencilerin sayısının da giderek arttığı bilinmektedir. Buna rağmen kaynaştırma eğitiminde yaşanan sorunlar hala devam etmektedir. Özel gereksinimli öğrenciler için hazırlanan öğretim programında fen ile ilgili etkinliklere yeterince yer verilmemesi öğrencileri birçok konuda mahrum etmektedir. Bu araştırmada fen bilimleri dersinde kaynaştırma eğitim modelinin uygulanması ile ilgili öğrenci görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Kocaeli ilinde bir devlet okulunda 5.sınıfta öğrenim görmekte olan 2’si özel gereksinimli toplam 36 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmada fen bilimleri dersi “Işığın Yayılması” ünitesinde web 2.0 araçları kullanılarak hazırlanan fen etkinlikleri ile kaynaştırma eğitim modeli tüm öğrencilere uygulanmıştır. Uygulama 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğrencilerin fen bilimleri dersinde kaynaştırma eğitim modelinin uygulanması ile ilgili görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın verileri betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma verileri incelendiğinde fen bilimleri dersinde kaynaştırma eğitim modelinin uygulanması ile ilgili hem özel gereksinimli hem de normal gelişim gösteren öğrenciler; kaynaştırma eğitim modelinin fen bilimleri dersine katılımı arttırdığını, kalıcı öğrenme sağladığını, dersin anlaşılmasını kolaylaştırdığını ve eğlenceli bir öğrenme ortamı oluşturduğunu belirtmişlerdir. Araştırma sonuçları doğrultusunda fen derslerinin 21. yy.da gelişen teknoloji doğrultusunda desteklendiği, teknolojinin sadece normal gelişim gösteren öğrencilere değil bu araştırmada olduğu gibi kaynaştırma öğrencilerine de uyarlandığı araştırmalar yürütülmesi önerilmektedir.
  • PublicationOpen Access
    XYZ kuşakları karakteristik özelliklerinin siyasal katılımdaki rolü: İstanbul ili örneği
    (2023-12-01) TUYSUZ, MURAT; Budakoğlu E., Tuysuz M.
    Yönetim şekli demokrasi olan ülkelerde siyasal süreçte işleyen mekanizmaları etkilemek ve yönlendirmek bireylerin siyasal katılım sürecine katılmalarıyla etkilidir. Demokratik ülkelerin modernleşmesinin ilk koşulu siyasal katılımdır ve siyasal katılım karar almada önemli rol oynamaktadır. Siyasal katılım, bireyin toplumsal varlığa yönelik tutumunu ve bu tutumu belirleyen faktörleri içeren farklı bir süreçtir. Siyasal katılımı etkileyen bu faktörler kişiden kişiye toplumdan topluma farklılık göstermektedir. Bu çalışmada İstanbul seçim bölgelerinde ikamet eden seçmenlerden XYZ kuşağında olan seçmenlerin siyasal katılım oranı gözden geçirilmiş ve katılım oranının nedenleri arasında yer alan demografik özellikler üzerinden seçim bölgeleri arasında karşılaştırmalı olarak analiz yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili seçim bölgelerinde yaşayan herhangi bir hukuki kısıtlaması olmayan siyasal katılım erkine sahip tüm bireyler oluştururken, bu evren içerisinden XYZ kuşağında olan seçmenler ise araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Çalışmada anket aracılığı ile veriler toplanarak analiz edilmiş ve sonuçlar paylaşılmıştır. Buna göre XYZ kuşakları arasında, siyasal katılım düzeyi, siyasal katılım türü, siyasal katılımda etkili faktörlere ve oy verilen lidere bağlılık derecesine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca siyasal katılım düzeyinin yaş, eğitim durumu, medeni durum ve gelir düzeyi gibi demografik özelliklere göre de farklılaştığı bulunmuştur.
  • Publication
    Anxiety and depression level and body appreciation of breast cancer patients who had oncology physician and nurse led education during postoperative radiotherapy
    (2020-10-17) ÖZGEN, ZERRİN; YANARTAŞ, ÖMER; ATASOY, BESTE MELEK; Çankaya G., Özgen Z., Korkmaz A., Yanartaş Ö., Atasoy B. M.
    OP-02 Anxiety and depression level and body appreciation of breast cancer patients who had oncology physician and nurse led education during postoperative radiotherapy Gul Cankaya, Zerrin Ozgen, Ayse Korkmaz, Omer Yanartas, Beste Melek Atasoy Department Of Radiation Oncology Marmara University Pendik Training Hospital Istanbul Turkey INTRODUCTION: In this study, we have investigated effect of education on anxiety and depression levels and body perception of breast cancer patients during postoperative radiotherapy (RT) led by physicians and oncology nurse. MATERIAL-METHODS: Ethical approval was obtained from institutional ethical committee. In this prospective study we have enrolled 50 patients with written consent who were operated and had indication for RT (n = 50). Hospital Anxiety and Depression Scale (HAD-A1 and HAD-D1) and Body Appreciation Scale (BAS-1) were applied to patients after first examination. Then the patients had education on these topics: steps of radiotherapy, side effects and precautions, simulation, main points in simulation, deep breathing for patients operated on the left chest, significance of crunches, doing deep breathing exercise, the factors in skin care during RT, lymphedema, protection from lymphedema, making a breast self-examination, importance of inspection, importance of preventive health screenings and its intervals, importance of nutrition and activity in breast cancer. In line with the demands of patients, they had dietician and psychiatry support. However, radiotherapy skin reactions that may develop on the patient\"s skin during treatment was followed up regularly and complaints were answered. HAD (HAD-A2, HAD-D2) and BAS (BAS-2) were applied again after RT completed. RESULTS: Mean HAD-A1 was 4.9 (0 -15) SD 0.36, whereas HAD-A2 was 1.6 (0-5) SD 1.56. HAD-D1 resulted with average 3.7 (0-16) SD at 3.89 and HAD-D2 with mean 1.08 (0-5) SD 1.17. BAS-1 resulted mean 44.50 (33-50) SD 4.67 and BAS-2 with 46.68 (36-50) SD 3.74. HAD-A scores for 39 patients had decreased with only one increased and 10 remained same. Comparison of anxiety before and after treatment were made by Wilcoxon test; statistically it was found decreased significantly (p <0.05). HAD-D scores of 5 patients over 11 points returned to normal in second test. While HAD-D scores of 35 patients had decrement, 3 patients had mild increase and 12 remained stable. There was a statistically significant improvement in the depression scale (p<0.05). After the treatment, BAS scores had statistically significant increase (p<0.05). DISCUSSION: Anxiety in 3 patients and depression in 5 patients were high but regressed to normal. BAS scores had increment. Patients having regularly information had decreased anxiety and depression scales. It has been found increase in BBS scores. CONCLUSION: HAD-A, HAD-D and BAS scales helped monitoring positive effect of information on patients on RT. Keywords: Breast cancer, Radiotherapy, Hospital anxiety depression scale, Body appreciation scale, Breast cancer education nurse.
  • PublicationOpen Access
    Reduction of arsenic level in rice by different preparation and cooking methods
    (2023-12-01) SABUNCULAR, GÜLEREN; İSLAMOĞLU, AYŞE HÜMEYRA; AKTAÇ, ŞULE; SABUNCULAR G., İSLAMOĞLU A. H., Çakır B. N., Turan G., AKTAÇ Ş.
    Rice, a crop that grows underwater, can absorb more arsenic and cause dietary exposure to arsenic. Arsenic levels can be reduced by using different methods. This study aimed to determine the arsenic level in rice by different preparation and cooking methods. Rice was prepared by 4 different preparations and 7 different cooking methods, and arsenic levels were analysed by ICP-MS method. Arsenic level was 0.05 ± 0.009 mg/kg in raw rice, while arsenic levels varied between 0.03 - 0.04 mg/kg in different preparation methods and 0.01 - 0.02 mg/kg in different cooking methods. Arsenic levels decreased with cooking, and the highest arsenic removal percentage was achieved in cooking by filtration and steaming methods (for both 80%). In conclusion, the arsenic level in raw rice was below the reference limits, with the appropriate preparation and cooking methods this amount can be reduced.
  • Publication
    Senaryo temelli̇ kaynaştırma eğiti̇mi̇ ve örnekler
    (2023-12-25) MERTOĞLU, HATİCE; MERTOĞLU H., Gürbey Z. B.
  • Publication
  • PublicationOpen Access
    The relationship between prospective teachers’ nutritional literacy and healthy lifestyle behaviors
    (2023-11-01) MERTOĞLU, HATİCE; Gürbey Z. B., Mertoğlu H.
    In this research, it is aimed to investigate the relationship between nutritional literacy and healthy lifestyle behaviors of prospective teachers according to various variables. Correlational survey model of the quantitative research methods is used in this survey. A moderate positive relationship was found between prospective teachers’ nutritional literacy and healthy lifestyle behaviors. Based on the positive relationship between nutritional literacy and healthy lifestyle behaviors, it is recommended that nutritional literacy level be associated with healthy lifestyle by giving nutrition education at all school levels and undergraduate education in order to increase the level of healthy lifestyle behaviors in individuals.
  • Publication
    İdeal okul ortamlarında kapsayıcılık anlayışı
    (Eğiten Kitap, 2023-01-01) MERTOĞLU, HATİCE; MERTOĞLU H., AKGÜL E., Gürbey Z. B.