Publication: Muskuloskeletal maligniteye bağlı proksimal femur ya da total femur rezeksiyonu yapılan hastalarda bipolar hemiartroplasti yeterli midir?
No Thumbnail Available
Date
2020-11-08
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Amaç: Çalışmadaki amacımız; tümöral kitleye bağlı
olarak proksimal femur (PF) ya da total femur (TF)
rezeksiyonu yapılan ve rekonstrüksiyonda modüler/
parsiyel bipolar hemiartoplasti uygulanan hastalarda
hastanın survivalının, metastaz durumunun, takip
suresinin, primer tanısının asetabular aşınma ve revizyon gereksinimine etkisini incelemektir.
Yöntem: Ocak 2008- Nisan 2019 yılları arasında kliniğimizde primer kemik tümörü, multıple myelom,
metastaz ve yumuşak doku sarkomu tanısı ile proksimal femur ya da total femur rezeksiyonu yapılan
ve bipolar hemiartroplasti uygulanan 133 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar primer tanılarına göre
primer kemik tümörleri, multıple myelom, yumuşak
doku sarkomları ve metastatik karsinom olmak üzere
4 gruba ayrıldı. Hastaların demografik özellikleri (yaş,
cinsiyet), tümör tanısı, tümör lokalizasyonu, cerrahi
taraf, metastaz hastalarında primer odak, uzak organ
metastazı varlığı (var/yok), uzak organ metastaz sayısı, asetabular erozyon derecesi, ameliyat süresi, cerrahi sırasındaki kanama miktarı, komplikasyon varlığı,
revizyon gerekliliği ve nüks olan vakalar kayıt edildi.
Hastaların fonksiyonel sonuçları MSTS skorlama sistemine göre yapıldı. Hastalar ilk 2 yıl 3 aylık aralarla,
sonraki 3 yıl 6 aylık aralarla ve sonrasında yıllık olarak ortopedik onkoloji polikliniğimizde takip edilerek hastaların fizik muayeneleri, laboratuvar verileri
ve anterior-posterior pelvis grafisi, lateral proksimal
femur grafisi çekilerek kaydedildi. Bipolar hemiartroplasti kullanımına bağlı olarak asetabulumdaki
muhtemel erozyon miktarı hastanın son çekilen pelvis
radyografileri üzerinden kliniğimizdeki 2 ortopedik
onkolojik cerrah tarafından değerlendirildi.
Bulgular: Gruplar arasında MSTS skoru, cinsiyet,
komplikasyon/revizyon, implant türü, trokanter rezeksiyonu ve nüks bakımından istatistiksel olarak
anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Gruplar arasında sağ kalım süresi bakımından istatistiksel olarak
anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0.001). Gruplar
arasında asetabular erozyon derecesi bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark olmayıp (p<0.001), tanısı metastaz olan olgularda asetabular erozyon düzeyi
yüzdesinin, tanısı primer kemik tümörü ve yumuşak
doku sarkomu olan olgulardakinden daha düşük olduğu saptanmıştır (sırasıyla, p<0.001, p<0.001).
Çıkarımlar: Ortalama survival süresi ≤16 ay olan
metastaz hastalarında asetabular erozyonun hiç görülmemesi, >16 ile ≤40 ay arasında olan primer kemik
tümörü ve myelom hastalarında ise asetabular erozyonun minimal olması, >40 ay olan yumuşak doku
sarkomu hastalarında ise erozyonun ileri derecede
olmasına rağmen hastaların klinik sonuçlarını ve revizyon gereksinimini etkilememesi sebebiyle bipolar
hemiartroplastinin bu hastalarda altın standart tedavi
yöntemi olduğu kanaatindeyiz.
Description
Keywords
Citation
SAĞLAM F., Baysal Ö., KESİMER M. D., SOFULU Ö., ŞİRİN E., EROL B., \"Muskuloskeletal maligniteye bağlı proksimal femur ya da total femur rezeksiyonu yapılan hastalarda bipolar hemiartroplasti yeterli midir?\", 1. Sanal Ulusal Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 7 - 08 Kasım 2020