Publication:
Osmanlı arşiv kaynaklarıyla XIX.yüzyılda Osmanlı-Amerikan ilişkileri gelişim süreci ve yoğunlaştığı alanlar

dc.contributor.advisorKURŞUN, Zekeriya
dc.contributor.authorŞafak, Nurdan
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentOrtadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü
dc.contributor.departmentSiyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T09:05:16Z
dc.date.issued1999
dc.description.abstractOsmanlı Devleti ile ABD arasındaki münasebetler ABD`nin Akdeniz`deki ticarî çıkarları nedeniyle başlamıştır. ABD Akdeniz ve Karadeniz`e ticaret gemilerini çıkarmak amacıyla Osmanlı Devleti ile bir antlaşma yapmak üzere XIX. yüzyılın başından itibaren yoğun çaba sarf etmiştir. Bu açıdan iki devlet arasındaki ilişkilerde dönüm noktası 1830 Ticaret Antlaşması`dır. Bu antlaşmayla ABD, Osmanlı Devleti nezdinde en ayrıcalıklı devletler arasına girmiştir. Böylelikle siyasî temsilcilik açma hakkı ve ayrıca ticarî kazanımlar elde edilmiştir. Aynı zamanda bu statü Amerikan nüfûzunun misyonerlik ve siyasî faaliyetlerle Osmanlı topraklarında güçlenmesine zemin hazırlamıştır. 1830-1850 arasında iki devlet arasında yoğun bir ilişkiden söz etmek pek mümkün değildir. Bu dönemde ilişkiler daha çok tesis aşamasındadır. Pek çok şehirde Amerikan konsolosluğu açılır. Bâbıâli de ilk şehbender/ konsolosu 1845`te ABD`ye gönderir. Aynı zamanda 1820`lerde Osmanlı topraklarına gelmeye başlayan Amerikan misyonerleri yayılmayı sürdürerek teşkilatlanma aşamasına geçerler. Osmanlı-Amerikan ilişkilerinde Osmanlı Devleti`nin iç ve dış siyasetteki durumu ikili ilişkilerin yönünü belirleyen en önemli âmil olmuştur. Özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra ağırlaşan ekonomik sorunlar ve dış borçlanma süreci ABD ile siyasî ilişkilerin farklı zeminde yürümesine yol açmıştır. Antlaşma öncesinde Osmanlı karşısında pasif konumda olan ABD Osmanlı politikasının zaaflarını iyi kullanarak aktif konuma geçmiştir. 1862`de Osmanlı Devleti ile ABD arasında yeni bir antlaşma imzalanarak ABD`ye verilen imtiyazlar arttırılmıştır. Ticaret sözleşmesiyle gümrük vergi oranlarının aşağıya çekilmesi ve verilen imtiyazların sınırlarının genişletilmesi iki devlet arasındaki ilişkilerde ikinci dönüm noktasıdır. Bu tarihten sonra misyonerlik ve Amerikan eğitim kurumları kurumsallaşma sürecine girmiştir. Robert Kolejin açılması yeni antlaşmadan bir yıl sonra gerçekleşmiştir. İki devlet arasındaki ticaret hacmi de özellikle bu dönemden sonra artış göstermiştir. Ekonomik ilişkiler XIX. yüzyıl boyunca yükselen bir trend göstermektedir. Ancak Osmanlı Devleti ile ABD arasındaki ekonomik-siyasî ilişkiler hiçbir zaman İngiltere ve Fransa gibi büyük güçlerin düzeyinde gerçekleşmemiştir. 1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti`nin yaşadığı sorunlar ABD ile olan münasebetlere de yansımış ve iki devlet arasındaki ilişkiler gerginleşme sürecine girmiştir. Bu tarihten sonra Ermeni meselesinin dünya gündemine alınarak Osmanlı üzerindeki markajı arttırma çalışmalarında ABD doğrudan olmasa da dolaylı bir rol üstlenmiştir. Amerikan basını Ermenileri destekler tarzda yayın yapmıştır. Hatta mesele Amerikan senatosuna kadar gelmiştir. Resmî olarak 1830`da başlayan Osmanlı-ABD diplomatik ilişkileri 1917`de ABD`nin Almanya`ya savaş açmasıyla noktalanmıştır. Başbakanlık Osmanlı Arşivi`nde bulunan belgelere göre Amerikan eğitim kurumlarına ruhsat talebi ve misyonerlik iki devlet arasındaki sorunların büyük çoğunluğunu teşkil etmektedir. Amerikan hükûmeti istediği imtiyazları elde etmek için XIX. yüzyılın son çeyreğinde Bâbıâli`yi tehdit etmeye başlamıştır. Sözle tehdidin yanı sıra ABD 1850-1914 yılları arasında özellikle 1880`den sonra yoğunlaşmak üzere Akdeniz`e savaş gemisi gönderme yolunu benimsemiştir. Genel olarak bakıldığında iki devlet arasındaki ekonomik ve siyasî ilişkilerde denizcilikte üstün olan ABD daha fazla yarar sağlamıştır. Bunda Osmanlı donanmasının denizaşırı seyahat yapabilecek güçte olmaması önemli rol oynamıştır. Ancak Osmanlı Devleti her şeye rağmen gerektiğinde rest çekmesini bilmiş ve devletin menfaatlerine aykırı uygulamalara uzun süre direnerek Amerikan hükûmetini oyalamayı başarmıştır. İki devlet arasında çıkan problemlere rağmen kıta aşırı mesafeden kaynaklanan güven dolayısıyla Osmanlı Devleti tarafından ABD, İngiltere-Fransa-Rusya gibi devletlere nazaran daima ehven-i şer olarak görülmüştür. ABD kendine tanınan bu krediyi en rantabl şekilde kullanmıştır.
dc.format.extent149y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5A/T0045992.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/188502
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectOSMANLI iMPARATORLUĞU-DIŞ İLİŞKİLER-AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
dc.titleOsmanlı arşiv kaynaklarıyla XIX.yüzyılda Osmanlı-Amerikan ilişkileri gelişim süreci ve yoğunlaştığı alanlar
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections