Publication: İstanbul’da yaşayan 6-18 yaş arası kız çocuklarında ergenlik gelişim basamaklarının değerlendirilmesi
| dc.contributor.advisor | unknown | |
| dc.contributor.author | Atay, Zeynep | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T15:03:19Z | |
| dc.date.issued | 2011 | |
| dc.description.abstract | Puberte insan yaşamının çocukluktan erişkinliğe geçilen, sekonder cinsiyet özelliklerinin ve üreme yeteneğinin kazanıldığı önemli bir dönemidir. Bu fizyolojik sürecin zamanlaması ve hızı karmaşık genetik-endokrin mekanizmalar ile belirlenmekte ve çevresel faktörlerden de etkilenmektedir. Puberte evreleri, bölgesel değişimler gösterdiği gibi, aynı toplum içerisinde zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Sosyoekonomik şartların ve sağlık koşullarının iyiye gitmesi sonucu batı toplumlarında menarş yaşı, 19.yy’dan 21.yy’a her 10 yılda 0.3 ay erkene kaymıştır. 1970’li yıllarda sosyoekonomik durumun stabilizasyonu ile bu seküler eğilimde duraklama olduğu bildirilmektedir. Amerika ve Avrupa’da 20 yılı aşkın bir süredir median menarş yaşında değişiklik olmadığı ancak meme gelişiminin daha erken yaşlarda başladığı yolunda değerlendirmeler mevcuttur. Meme gelişiminin daha erken ortaya çıkması artan obezite prevalansı, ve yiyeceklerin endokrin bozucular ile muhtemel kontaminasyonu ile ilişkilendirilmektedir. Ülkemizde ergenlik yaşı ile ilgili bilinen ilk sistematik çalışma Neyzi ve ark tarafından 1973 yılında İstanbul’da 1468 kız çocuğunda yapılmıştır. O tarihten bu yana ülkemizde kız çocuklarının ergenliğe giriş yaşı ile ilgili birkaç çalışma yapılmış ise de aynı metodoloji ile İstanbulda kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Bu bilgiler ışığında planlanan çalışmamızda, Nisan-Haziran 2009 tarihleri arasında, İstanbul’da yaşayan 6-18 yaş arası sağlıklı kızlarda pubertal gelişim evreleri değerlendirildi. Sonuçlar 1973 yılında yapılan ilk kapsamlı puberte çalışması ile karşılaştırıldı. 4868 çocuğun katıldığı çalışma sonucunda median menarş yaşı 12.74 yıl olarak bulundu. Median B2, B3, B4, B5 yaşları sırası ile 9.65, 10.10, 11.75, ve 14.17 yıl olarak saptandı. Tanner Pubik kıllanma evrelemesinde median yaşların P2, P3,P4, ve P5 için sırası ile 10.09, 11.19, 12.33, ve 14.68 yıl olduğu gözlendi. 1973 yılındaki çalışma ile kıyaslandığında median menarş yaşının sadece 0.1 ay, B2 yaşının ise 0.4 ay erkene kaydığı görüldü kızların VKİ SDS leri (-0.15); orta , yüksek ve en yüksek gruplara gore daha düşük idi. (orta = 0.07, yüksek = 0.11, en yüksek = 0.26). Menarş yaşı ile tavuk, balık, süt gibi tüketilen gıdalar arasında ilişki tespit edilmedi. Prematür telarş prevalansı % 8.9, prematür pubarş prevalansı ise % 4.3 olarak tespit edildi. Prematür telarş prevalansı ile VKİ-SDS arasında güçlü bir ilişki bulundu. Prematür telarş ile IUGR olma, prematür doğum, sosyoekonomik durum, ilk diş çıkarma yaşı ve anne menarş yaşı arasında ilişki olmadığı gözlendi. Yaygın kanının aksine; süt, yumurta, tavuk, balık tüketme miktarı ile prematür telarş arasında ilişki tespit edilmedi. Sonuç olarak, ülkemizde pubertede seküler eğilimde bir sona gelindiği, ancak muhtemelen obezite prevalansındaki artış ile ilişkili olarak kızlarda meme gelişiminin daha erken başladığı söylenebilir. Ayrıca, bazı gıda maddelerinin sıkça tüketimi ile erken ergenliğin ilişkili olduğu yolundaki spekülasyonların da doğru olmadığı görülebilmektedir. SED, obezite gibi toplumlarda pubarche was % 4.3. There was a strong relationship between the prevalance of prematür telarche and BMI-SDS. No association was found between premature telarche and being IUGR, prematurity, socioeconomic status, the age at the first tooth eruption and maternal age of menarche. On the contrary to common beliefs, there was no association between the amount of consumed milk, egg, chicken, fish and prematür telarche. It can be concluded that, secular trend in puberty has come to an end in our country, but the girls experience breast development at an earlier age as a result of increasing rate of obesity. It can also be seen that, speculations about the associations of early puberty with the consumption of certain foods might not be justified. When regarding the factors changing over time such as SES and obesity, the assesment of pubertal stages should be done periodically to determine the secular trend in puberty in a specified country. | |
| dc.format.extent | VIII, 84y. : res. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/4E/T0080984.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/195548 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları | |
| dc.subject | Endokrinoloji | |
| dc.subject | Tıp | |
| dc.title | İstanbul’da yaşayan 6-18 yaş arası kız çocuklarında ergenlik gelişim basamaklarının değerlendirilmesi | |
| dc.type | unknown | |
| dspace.entity.type | Publication |
