Publication:
Menkul kıymet yatırım ortaklıkları ve performans değerlemeleri

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Günümüzde finansal hizmetlerde yaşanan çeşitlilik dünyanın her yanında görülen hızlı finansal gelişmelere bağlı olarak artış göstermiştir. Türkiye'de bu hızlı finansal gelişmelerden etkilenmekte gecikmemiştir ve 1986 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası hizmete girmiştir. 1980'li yıllarda yaşanan hızlı ekonomik liberalizasyon sonucu henüz emekleme aşamasında sayılabilen Türk finans piyasasında kısa sürede hızlı bir gelişme ve büyüme sağlanmıştır. Türk finans piyasasında sağlanan hızlı gelişim ve karşılıklı etkileşim sonucu yeni kurulan İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının da hızlı bir gelişim ve büyüme gösterdiği gözlenmiştir. Dünyanın her tarafında tasarruf sahiplerinin küçük , dağınık birikimlerinden oluşan fonların gelir sağlamak amacı ; sermaye piyasası yardımı ile menkul kıymetlere dönüştürülmesi ve toplanan bu fonların menkul kıymetler yardımı ile sınai ve ticari yatırımlar gibi reel yatırımlara kanalize edilmesi kapitalist ekonominin en önemli ve en ilginç süreçlerinden biri haline gelmiştir. Küçük tasarruf sahiplerinden toplanarak oluşturulan ve menkul kıymetlere dolaylı yatırım yapmayı amaçlayan bu fonlar dünya genelinde finans piyasalarının gelişimini sağlamakta ve büyük ölçüde hisse senedi piyasalarının genişliğinin ve derinliğinin artmasına da imkan vermektedirler. Bu önemli finansal süreç fon fazlası olan kesimlerden fon ihtiyacı olan kesimlere tasarruf sahiplerinin birikimlerinin akmasını sağlamaktadır. Fonların tasarruf sahiplerinden toplanıp finansal aracılar yardımı ile sınai ve ticari yatırımcılara akışı ekonominin kaynaklarını etkin olarak kullanılması açısından çok önemli hale gelmiştir. Bu finansal aracılık işlemi günümüzde çeşitli finansal aracılar tarafından yerine getirilmektedir. Finansal aracılar içerisinde ise dolaylı yatırımların yapılmasında yatırım ortaklıkları ilk planda öne çıkan kurumlar olmaktadır. Yatırım ortaklıkları küçük tasarrufçular için bilinçli bir yatırım alternatifi olmak amacındadır. Kurumsal yatırımcıların en önemlilerinden biri sayılan yatırım ortaklıkları kurumsal yatırım sürecinin önemli bir parçası olarak küçük yatırımcıların birikimlerinin tek bir havuzda toplanmasını , riskin dağıtılmasını ve portföyün profesyonel bir şekilde yönetilmesini sağlamaktadır. Toplanan küçük fonlar ile oluşturulan bu portföy küçük yatırımcıların doğrudan yatırım yapamadıkları durumlarda dolaylı olarak etkin bir biçimde finansal varlıklara yatırım yapılmasını sağlamaktadır. Ülkemizde ise kurumsal yatırımcıların içerisinde menkul kıymet yatırım ortaklıkları ve menkul kıymet yatırım fonları ön plana çıkmaktadır. Menkul kıymet yatırım fonları açık sonlu , değişken sermayeli kısaca pay sayısı dilendiğinde değişebilir şekilde kurulurken ; Menkul kıymet yatırım ortaklıkları kapalı sonlu olarak sabit sermayeli , pay sayısı dilendiğinde arttırılamaz şekilde kurulmaktadır. Değişken sermayeli olarak kurulan ve ülkemizde geçmişleri sadece 10 - 12 yıl kadar kısa bir süreye sahip olan menkul kıymet yatırım fonları hızlı bir şekilde gelişme ve büyüme göstermişlerdir. Menkul kıymet yatırım fonlarına göre daha kısa süreli bir geçmişe sahip olan menkul kıymet yatırım ortaklıklarında gelişme ve büyümenin daha yavaş olduğu gözlenmektedir. İlk bakışta menkul kıymet yatırım ortaklıklarının sermayelerindeki sabitlik nedeni ile portföylerindeki menkul kıymetlerde değişiklik yapma sürelerini daha uzun tutmakta olduğu ve benzer özellikler taşıyan menkul kıymet yatırım fonlarına göre portföylerinde borç senetlerine daha az yer verdikleri görülmektedir. Sabit sermayeli kurulan ve menkul kıymet borsalarında diğer şirketler gibi piyasanın arz ve talebine göre portföy değerlerinden farklı olarak fiyat bulan menkul kıymet yatırım ortaklıklarının bu sebepten ötürü daha yavaş bir gelişme gösterdiği ve küçük yatırımcıyı çekmede dolayısıyla sermaye piyasasına kaynak yaratmada menkul kıymet yatırım fonlarına göre yetersiz kaldıkları gözlenmektedir. Türkiye'de kısıtlı bir süredir yatırımcılara hizmet vermeye çalışan Türk yatırım ortaklıklarının kapalı sonlu olarak kurulmaları ve diğer şirketler gibi İMKB'nda işlem görmeleri ; yatırımcılarının yatırım ortaklığı yönetimi ile ilişkilerinin yatırım fonlarının yatırımcıları ile karşılaştırıldığında daha dolaylı olmasına sebebiyet vermekte ve ilişkilerde kopukluğa neden olmaktadır. Bu kopukluğunda yatırımcıların ilgisizliğine neden olmasıyla menkul kıymet yatırım ortaklıklarını yöneten profesyonel yönetim takımlarının yatırım ortaklığı portföyüne yeterli şekilde ilgi göstermemesi neticesini doğurduğu ve bundan dolayı menkul kıymet yatırım ortaklıklarının iyi yönetilemedikleri iddia edilmektedir. Portföy getirileri ile borsa getirileri arasında aşırı farklılıklar olması menkul kıymet yatırım ortaklıklarının profesyonel portföy takımlarının iyi portföy performansları sergileyemedikleri şeklinde eleştirilere maruz kalmalarına neden olmaktadır. Yapılan çalışma ülkemizde İMKB'nda işlem görmekte olan menkul kıymet yatırım ortaklıklarının sadece portföy performanslarını değerlendirmek ve temel portföy performans ölçütlerini menkul kıymet yatırım ortaklıklarına uygulamak amacı taşımamış yatırım ortaklıklarını daha yakından tanımak oluşumlarına göz atmak ; haklarında çıkarılan yetersiz yönetim iddialarına ve seçicilik-zamanlama kabiliyetlerinin yeterince iyi olmadığına dair görüşlere portföy performanslarını ölçerek cevap aramak amacı taşımaktadır. Çalışma beş ana bölüm etrafında düzenlenmiştir. Bu bölümler kısaca sırası ile şöyle özetlenebilir. yatırım ortaklıklarını tanıtmak amacı taşımıştır. Bunu yapmak için yatırım ortaklıklarının dünyadaki tanımları , gelişimleri , işlevleri ve sınıflandırılmaları açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Türkiye'de menkul kıymet yatırım ortaklılarının genel hukuki durumları ve Türk sermaye piyasası içerisinde bulundukları yer konusunda bilgi verilmeye ve Türkiye'deki gelişimleri hakkında kısa açıklamalarda bulunulmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde portföy kavramı ve portföy performansı kavramı incelenmiş ; uluslararası çalışmalarda kabul görmüş olan portföy performans ölçütleri tanıtılmaya çalışılmış ve ayrıca günümüze kadar olan sürede portföy performansı ve kurumsal yatırımcıların portföy başarımlarının ölçülmesi konusunda yapılan araştırmalar hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Dördüncü bölümde İMKB'nda işlem görmekte olan menkul kıymet yatırım ortaklıklarının portföy ve hisse senetlerinin performansları uluslararası çalışmalarda kabul görmüş olan portföy performans ölçütleri yardımı ile ölçülmeye çalışılmıştır. Bunu yaparken amaç , veri , yöntem ortaya konulmuş ve uygulamaya geçilmiştir. Uygulama sonucu çıkan sıralamalar birbirleriyle karşılaştırılmış ve genel anlamda bazı sonuçlara varılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümü olan sonuç bölümünde ise ülkemizdeki menkul kıymet yatırım ortaklığı endüstrisi ve İMKB'nda işlem gören yatırım ortaklıkları hakkında edinilen yargılara yer verilmiş , yapılan performans değerlendirmesinden edinilen sonuçlar aktarılmış ve genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By