Publication:
Sadreddin Konevi’de marifet ve vücud

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Sadreddin Konevî'de Mârifet ve Vücûd konusunu incelediğimiz çalışmada vardığımız sonuçları şöylece özetleyebiliriz: Öncelikle tasavvufun târihsel gelişim sürecini tâkip ederek, ilk tasavvuf klasiklerinde sûfî ve tasavvuf kavramlarından hareketle, nasıl bir tasavvuf tasavvuruna sahip olduklarını görmeye çalıştık. Bu bağlamda, Kuşeyrî, Serrâc, Hücvîrî, Kelâbâzî ve Sühreverdî gibi yazarların tasavvuf anlayışlarını, buna bağlı olarak bazı temel konulardaki görüşlerine temas ettik. Vardığımız sonuç, söz konusu eserlerde tasavvufu bir bilim olarak görmek yerine, ahlak ve züht ağırlıklı bir tavır ve pratik olarak tasavvur etmenin ağır bastığıdır. Bununla birlikte, bazı yazarlarda tasavvufu bir bilim olarak ortaya koyma tavrı da gözlemlenmiştir. Tasavvufun yeni döneminde iki mutasavvıf ile karşılaşmaktayız: Bunlardan birisi, İbnü'l-Arabî, diğeri ise Sadreddin Konevî'dir. İbnü'l-Arabî, belki de bütün İslam bilimlerinin en velûd yazarı olarak, pek çok konuyu tasavvuf ile irtibatlandırarak ele almıştır. Konevî, bir yandan İbnü'l-Arabî'nin geniş bir zeminde ortaya koyduğu verilerden yararlanırken, öte yandan bu verilere sistematik bir üslup kazandırmıştır. Bu yönüyle o, ilk kez bir bilimden söz etmiş, daha sonra Kayseri'de de gördüğümüz gibi, sübjektif nitelikteki bir bilgiyi objektif kriterlere bağlamanın imkânını araştırmıştır. Böylece Konevî, varlık konusundan bilgi görüşüne, riyazet ve mücâhede yöntemlerinden ahlak meselelerine varıncaya kadar, tasavvufun hemen her alanında baş vurulacak ve sübjektif bilgiler için mîyar işlevi görecek bir metafizik arkaplan oluşturmaya çalışmıştır. Konevî, bunu yapabilmek için öncelikle bilim, daha doğrusu müdevven ilim tanımından hareket eder. Bir şeyin bilim olması, o şeyin belirli bir konuya, buna bağlı olarak meselelere ve bu meselelerin araştırılması için de mebâdî, yani önce kavramlara, ardından da bu kavramlara dayandırılan tasdiklere sahip olması demektir. Konevî'ye göre metafizik -veya ilm-i ilâhî- de bu anlamda bir bilimdir. Onun da mevzusu, meselesi ve mebâdisi vardır. Böylelikle Konevî, metafiziği teknik anlamıyla bir bilim olarak inşa ederek, ardından ona sübjektif bilgiyi değerendirme işlevini yükler. The dissertation at hand, Ma'rifa and Wujud in Sadr al-Din Qonawi consists of an introduction, three chapters and a conclusion. In the introduction I have presented an outline of the conception of mysticism in early Muslim mystics following the process of development through history. In early Sufi works, 'Tasawwuf' was conceived as 'Zuhd.' In contrast to such a conception of Sufism, Qonawi tries to construct Tasawwuf as a 'science.' In the first chapter, I examined the principles 'Mushahada' as a method leading to the truth. In this context, I have discussed Qonawi's criticism of intellect and philosophy, and the possibility of intellects in the realm of metaphysics. Additionally, I have discussed the principles of the method of 'Mushahada.' Qonawi's conception of existence is the topic of the second chapter. Qonawi's conception of existence is in conformity and is the basis on which the possibility of his conception of knowledge is developed. An analysis of the concept of being and knowledge and grades and related issues are also presented in this chapter. Essential foundations on which Qonawi bases his conceptions of being and knowledge are also examined in the third chapter. The conclusions are evaluated in the conclusion. Throughout the dissertation I have first and foremost consulted primary sources, the works of Qonawi and Ibn al-Arabi, and as well as secondary sources when required.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By