Publication:
Miyokard infarktüslü hastalarda cinsel disfonksiyon

Loading...
Thumbnail Image

Date

Authors

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Amaç: Miyokard infarktüslü (Mİ) hastalarda cinsel disfonksiyon (CD) prevalansının belirlenmesi ve cinsel disfonksiyonun sosyodemografik özellikler, kardiyovasküler hastalıklar ile CD için risk oluşturabilecek faktörlere göre farklılık gösterip göstermediğini ve cinsel disfonksiyon ile yaşam kalitesi arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntemler: Miyokard infarktüslü 36 kadın, 66 erkek toplam 102 hastada gerçekleştirilen araştırmada; veriler, sosyodemografik özellikleri ve kardiyovasküler hastalıklar ile cinsel disfonksiyona ilişkin risk faktörlerini içeren genel bilgi formu, uluslararası cinsel fonksiyon değerlendirme formları; kadınlar için Kısa Cinsel İndeks Envanteri (IFSF), erkekler için Ereksiyon İşlevi Uluslararası Değerlendirme Formu (IIEF) ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği aracılığı ile toplanmış ve istatistiksel değerlendirmeler Student t-testi, Ki-kare, Fisher kesin Ki-kare, Yates düzeltilmiş Ki-kare, Pearson korelasyon testleri ile yapılmıştır. Bulgular: Kadınların %80’inde, erkeklerin %37’sinde CD saptanmıştır. Cinsel disfonksiyon kadınlarda beklenenin üzerindedir. Miyokard infarktüsü sonrasında olguların %53.9’unda cinsel ilişki sıklığında, %32.4’ünde cinsel ilişki tatmininde azalma olmuştur. Cinsel ilişki sıklığında azalmanın en önemli nedeni %85.5 oranı ile reinfarktüs korkusudur. Cinsel disfonksiyon olanlarda sosyal fonksiyon hariç (p>0.05) tüm yaşam kalitesi alt boyut puanları istatistiksel anlamlı fark gösterecek ölçüde düşüktür. Olguların %97.1’ine cinsel yaşam hakkında taburculuk öncesi bilgi verilmemiştir, ancak sadece %57.8’i bu konuda kendilerine bilgi verilmesini istemektedir. Sonuç: Miyokard infarktüsü geçirenlerde CD prevalansı yüksektir; CD kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülmektedir ve hastalar genellikle bu yönden değerlendirilmemektedir.
Objective: This study has been performed in order to define the prevalence of sexual dysfunction (SD) in patients with myocardial infraction (MI), and to identify potential correlations between sexual dysfunction and socio-demographical attributes, cardio-vascular diseases, and factors that pose risks for SDs, as well as to define whether there is a relationship between sexual dysfunction and quality of life. Methods: In this study, which was carried out with a total of 102 patients with MI (36 women, 66 men), the data were gathered via an information form that assesses socio-demographical attributes and risk factors related to cardiovascular diseases and sexual dysfunction; international sexual dysfunction assessment forms; Short Sexual Index Inventory for women (IFSF); Erection Function International Assessment Form (IIEF) for men; and SF-36 Quality of Life Scale. Obtained data were evaluated using statistical evaluations, Student t-test, Chi-square, Fisher precise Chi-square, Yates corrected Chi-square, and Pearson correlation tests. Results: Sexual dysfunction was defined in 80% of women, and 37% of men. Its prevalence was higher than expected in women. Reductions in the frequency of intercourse and sexual satisfaction were reported by 53.9% and 32.4% subjects, respectively. The most important reason associated with the decreased prevalence of sexual intercourse was the fear of re-infarction, with a rate of 85.5%. All quality of life sub-dimension scores, other than social functioning (p>0.05), were low showing statistical differences. Of the subjects, 97.1% were not given information before being discharged. On the other hand, only 57.8% of them desired to be informed on the subject. Conclusion: Sexual dysfunction prevalence is high in patients with MI history; SD is more frequent in women than in men, and the patients are not assessed on this aspect.

Description

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By