Publication: Bir işlev olarak yurttaşlık
| dc.contributor.advisor | YÜKSEL, Murat | |
| dc.contributor.author | Gökşen, Sündüs | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Kamu Hukuku Bilim Dalı | |
| dc.contributor.department | Kamu Hukuku Anabilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T15:08:48Z | |
| dc.date.issued | 2024 | |
| dc.description.abstract | Savaşlar, ekonomik kaygılar gibi nedenlerle ulus aşırı kitlesel göçlerin yaşandığı, dini, etnik, ırksal, cinsel, ekolojik kimliklerin toplumsal ve siyasal yaşamda yeniden önem kazandığı günümüzde yurttaşlık kavramına dair tartışmalar güncelliğini korumaktadır. Fransız Devrimi’nin ardından ulusal entegrasyonda kurucu bir rol üstlenen yurttaşlık önemli dönüşümlerin, kimliksel kaymaların yaşandığı günümüzde birlik ve bütünlüğü sağlamada aynı ölçüde işlevsel olup olmadığı noktasında ele alınma ihtiyacı duyurmaktadır. Resmi, biçimsel bir kurum olmanın ötesinde sosyal ve kültürel bir olgu olan yurttaşlığın kökleri Antik Yunan’a dek uzanır. Klasik düşüncede yurttaşlık bütüncül (holistic) temelde tanımlanan toplumun bir parçası ile, insanın toplumsallığı ile bağlantılı olarak görülmektedir. Bu dönemde olumsuz değer atfedilen çatışmanın önlenmesi açısından yurttaşlıkla ilgili uzlaşma büyük önem taşır. Ulus-devletin ivme kazandığı on dokuzuncu yüzyıldan yirminci yüzyıl başına kadar geçen süreçte modern toplumda bireyler yurttaşlık kimliği çerçevesinde tanımlanmıştır. Toplumun bütünleşmesini sağlamak önceliklidir. Yirminci yüzyılın başında yaşanan dünya savaşlarının ve ekonomik buhranın yol açtığı yıkım karşısında toplumsal bütünleşme konusu yine öne çıkmış, refah politikaları geliştirilmiş, Amerikan sosyolojisinde sistem yanlısı yapısal işlevselci yaklaşım 1960’lara dek baskın bir konum elde etmiştir. Bireysel davranışların toplumsal düzeneklerce belirlenimi sistem karşıtı hareketlerin kazandığı güçle bağlayıcılığını yitirirken küreselleşme ve neo-liberal kapitalizm ulus-devleti zayıflatmış, toplumsal yapının çözülmesine yol açmıştır. Yurttaşlığın kaynaklık ettiği toplumsal bağın aşındığı koşullarda toplumsal açıdan uyumlu bir bütünlükten bahsetmek de mümkün görünmemektedir. | |
| dc.description.abstract | In today's world where transnational mass migrations occur due to reasons such as wars and economic concerns, and religious, ethnic, racial, sexual and ecological identities gain new importance in social and political life, discussions about the concept of citizenship remain current. It is necessary to examine whether citizenship, which played a founding role in national integration after the French Revolution, is equally functional in ensuring unity and integrity today, when important transformations and identity shifts are experienced. The roots of citizenship, which is a social and cultural phenomenon beyond being an official, formal institution, dates back to Ancient Greece. In classical thought, citizenship is seen as a part of society defined on a holistic basis, in connection with human sociality. In this period, civic reconciliation is of great importance in preventing conflict, which is negatively valued. In the period from the nineteenth century, when the nation-state gained momentum, to the beginning of the twentieth century, individuals in modern society were defined within the framework of citizenship identity. Ensuring the integration of society is a priority. In the face of the destruction caused by the world wars and economic depression at the beginning of the twentieth century, the issue of social integration came to the fore again, welfare policies were developed, and the pro-system structural functionalist approach gained a dominant position in American sociology until the 1960s. While the determination of individual behavior by social mechanisms has lost its binding force with the strength gained by anti-system movements, globalization and neo-liberal capitalism have weakened the nation-state and led to the disintegration of the social structure. It does not seem possible to talk about a socially harmonious integrity in conditions where the social bond originating from citizenship is eroded. | |
| dc.format.extent | 181 sayfa | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/65c359d2c71f8.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/296429 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | citizenship | |
| dc.subject | Citizenship (International law) | |
| dc.subject | Civil rights | |
| dc.subject | functionalism | |
| dc.subject | işlevselcilik | |
| dc.subject | Medeni haklar | |
| dc.subject | modern society | |
| dc.subject | modern toplum | |
| dc.subject | Turkey | |
| dc.subject | Türkiye | |
| dc.subject | Vatandaşlık (Uluslararası hukuk) | |
| dc.subject | yurttaşlık | |
| dc.title | Bir işlev olarak yurttaşlık | |
| dc.title | Citizenship as a function | |
| dc.type | doctoralThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
