Publication: Vehhabilik’te Bid’at anlayşı
Abstract
Soyadı: Şule Ermiş lahiyat slam Mezhepleri Tarihi Mustafa Öz Tez Türü ve Tarihi: Yüksek Lisans-Kasım 2004 Vehhabîlik
VEHHABÎLİKTE BİD’AT ANLAYIŞI Tarih boyunca İslam âlimleri bid'atlarla daima mücadele etmişler, müslümanların hayatlarını Kur'an ve sünnet esasları çerçevesinde devam ettirmelerine yardımcı olmak amacıyla gerekli uyarılarda bulunmuşlardır. Çünkü ihdas edilen her bir bid'at, bir sünnetin yok edilmesi demektir. Mücadelenin amacı ise, dinin tahrif edilmesine engel olmaktır. Bu sebepten ortaya çıkan her yeni şey, İslam bilginleri tarafından büyüteç altına alınmış, üzerinde gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra İslam'ın temel esaslarıyla çelişip çelişmediği, dinin ruhuna uyup uymadığı hakkında hüküm verilmiştir. Buna rağmen bir takım insanlarca, uygun olmadığı hakkında, hüküm verilmiş olan düşünce veya davranış şekli, benimsenip hüsnü kabul görmüşse, bunun yanlışlığı konusunda da gerekli uyarılar ve ikazlar yapılarak bu yanlışın giderilmesine çalışılmıştır. Ne var ki bu mücadele her zaman başarılı olamamıştır. İnsanlar ifratla tefrit arasında gidip gelerek sünnetin tam tersini ifşa eden bid’atlere kapılmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu durumun farkında olan bir kısım mücadeleci yanlış tutumları sebebiyle bid’atçilerin taassubunu artırırken diğer bir kesim de sessiz kalmayı tercih etmiştir. Muhammed b. Abdülvehhab dini ve kültürel alt yapısını selefin büyük imamları Ahmed b. Hanbel, İbn Teymiye, İbn Kayyim el-Cevziyye gibi zevatın fikirleri üzerine bina etmiş, ictihadı hararetle savunmuş ve taklide karşı çıkmıştır. İbn Abdülvehhab’ın selef düşüncesine fikri anlamda bir katkısı olmamıştır. O, kendisinden önceki selef imamlarının fikrini savunmuştur. İbn Abdülvehhab bu yola İslam’ı ilk zamanlardaki parlaklığına kavuşturmak amacıyla çıktıysa da katı kuralları dayatması, taassupta aşırıya gitmesi ve binlerce müslümanı katletmesi ile gösteriyor ki aslında Hz. Peygamber’in sünnetinden çokça uzak bir yola sapılmıştır. Name and Surname: Şule Ermiş Field: Theology Programme: History of İslamic Sects Supervisor: Doç.Dr. Mustafa Öz Degree Awarded and Date: Master-November 2004 Wehhabiyya ABSTRACT BID’A CONCEPT IN WEHHABIYYA Throughout the history scholars of Islam always dealt with “bid’a”. They warned muslims in order to make them live according to principles of Qur’an and Sunnet. Since execution of every bid’a means destroying of a sunnet. So the scholars of Islam focused carefully on these new things and after a broad estimation they came to a conclusion whether these things conflict with the fundementals of Islam and whether they fit with the spirit of Islam. Despite this, these superstitious ideas were embraced by some groups. Nevertheless this struggle was longlasting. People could not stand obeying these bid’as which are opposite of sunnet. Some strugglers who were aware of this situation, acted wrongly and strengthened bid’as. On the other hand some of these strugglers remained silent. Muhammed b. Abdulvehhab established his religious and cultural struture on the ideas of “selefs” who were Ahmed b.Hanbel, İbn Teymiye, İbn Kayyim al-Cevziyye. He defended “ictihad” feverishly and opposed the fake. He did not contributed selef ideology in an ideological way. He only defended the sayings of his ancestors. İbn Abdulvehhab stepped in this way in order to reach to the glorious times of Islam. However he forced strict rules, went to far in ‘’taassub’’ and killed a lot of muslims. So this shows us that in fact he really conflicted with the sunnet of Prophet.
VEHHABÎLİKTE BİD’AT ANLAYIŞI Tarih boyunca İslam âlimleri bid'atlarla daima mücadele etmişler, müslümanların hayatlarını Kur'an ve sünnet esasları çerçevesinde devam ettirmelerine yardımcı olmak amacıyla gerekli uyarılarda bulunmuşlardır. Çünkü ihdas edilen her bir bid'at, bir sünnetin yok edilmesi demektir. Mücadelenin amacı ise, dinin tahrif edilmesine engel olmaktır. Bu sebepten ortaya çıkan her yeni şey, İslam bilginleri tarafından büyüteç altına alınmış, üzerinde gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra İslam'ın temel esaslarıyla çelişip çelişmediği, dinin ruhuna uyup uymadığı hakkında hüküm verilmiştir. Buna rağmen bir takım insanlarca, uygun olmadığı hakkında, hüküm verilmiş olan düşünce veya davranış şekli, benimsenip hüsnü kabul görmüşse, bunun yanlışlığı konusunda da gerekli uyarılar ve ikazlar yapılarak bu yanlışın giderilmesine çalışılmıştır. Ne var ki bu mücadele her zaman başarılı olamamıştır. İnsanlar ifratla tefrit arasında gidip gelerek sünnetin tam tersini ifşa eden bid’atlere kapılmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu durumun farkında olan bir kısım mücadeleci yanlış tutumları sebebiyle bid’atçilerin taassubunu artırırken diğer bir kesim de sessiz kalmayı tercih etmiştir. Muhammed b. Abdülvehhab dini ve kültürel alt yapısını selefin büyük imamları Ahmed b. Hanbel, İbn Teymiye, İbn Kayyim el-Cevziyye gibi zevatın fikirleri üzerine bina etmiş, ictihadı hararetle savunmuş ve taklide karşı çıkmıştır. İbn Abdülvehhab’ın selef düşüncesine fikri anlamda bir katkısı olmamıştır. O, kendisinden önceki selef imamlarının fikrini savunmuştur. İbn Abdülvehhab bu yola İslam’ı ilk zamanlardaki parlaklığına kavuşturmak amacıyla çıktıysa da katı kuralları dayatması, taassupta aşırıya gitmesi ve binlerce müslümanı katletmesi ile gösteriyor ki aslında Hz. Peygamber’in sünnetinden çokça uzak bir yola sapılmıştır. Name and Surname: Şule Ermiş Field: Theology Programme: History of İslamic Sects Supervisor: Doç.Dr. Mustafa Öz Degree Awarded and Date: Master-November 2004 Wehhabiyya ABSTRACT BID’A CONCEPT IN WEHHABIYYA Throughout the history scholars of Islam always dealt with “bid’a”. They warned muslims in order to make them live according to principles of Qur’an and Sunnet. Since execution of every bid’a means destroying of a sunnet. So the scholars of Islam focused carefully on these new things and after a broad estimation they came to a conclusion whether these things conflict with the fundementals of Islam and whether they fit with the spirit of Islam. Despite this, these superstitious ideas were embraced by some groups. Nevertheless this struggle was longlasting. People could not stand obeying these bid’as which are opposite of sunnet. Some strugglers who were aware of this situation, acted wrongly and strengthened bid’as. On the other hand some of these strugglers remained silent. Muhammed b. Abdulvehhab established his religious and cultural struture on the ideas of “selefs” who were Ahmed b.Hanbel, İbn Teymiye, İbn Kayyim al-Cevziyye. He defended “ictihad” feverishly and opposed the fake. He did not contributed selef ideology in an ideological way. He only defended the sayings of his ancestors. İbn Abdulvehhab stepped in this way in order to reach to the glorious times of Islam. However he forced strict rules, went to far in ‘’taassub’’ and killed a lot of muslims. So this shows us that in fact he really conflicted with the sunnet of Prophet.
