Publication:
Kadî Abdülcebbâr'a göre vücub kavramı ile ilişkisi bakımından ilahî fiiller

dc.contributor.advisorALPER, Hülya
dc.contributor.authorFatıma Sümeyye KILAÇ
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentKelam Bilim Dalı
dc.contributor.departmentTemel İslam Bilimleri Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T14:34:13Z
dc.date.issued2018
dc.description.abstractMuʽtezile düşüncesinin temel nazariyelerinden biri olan vücûb alellah, belirli bir alana hasredilen sınırlı bir konu olmamış onların kelâm sisteminin inşâsında mühim bir vazife üstlenmiştir. Özellikle tanrı-insan ilişkilerinin kurulmasına yönelik pek çok problemle bağlantılı olarak ele alınmıştır. Basra ekolünün son temsilcilerinden biri olan, aynı zamanda Muʽtezilî fikirlerin tevarüs etmesinde önemli bir rol oynayan Kādî Abdülcebbâr da adalet ilkesinin bir sonucu olarak, bütün ilâhî fiillerin hasen olduğunu, asla kabîh fiil işlemediğini ve kendisine vâcib olanı ihlâl etmeyeceğini savunmuştur. Çünkü vâcib olanı terk etmek zemmin ortaya çıkmasına sebep olacaktır. Oysa tanrıdan sâdır olan bir fiilden dolayı yergi nitelemesini yapmamız imkân dâhilinde değildir. Kādî Abdülcebbâr, ilâhî fiillerin hepsini vâcib olarak değerlendirmemiş, lutuf, ivaz, isâbe, temkîn, peygamber gönderme, iâde gibi fiillerin Allah'a vâcib olduğunu ifade etmiştir. Ona göre bir ilâhî fiilin vücûb olarak kabul edilebilmesinin en temel gerekçesi de tekliftir. Wujub ʽalā'llah, which is one of the basic theories of the Muʽtazila, is not limited to a specific area, moreover this doctrine plays an important role in the construction of their kalām system. This issue has been studied on many problems especially in research which is related to the god and-human relationship. Qadi ʽAbd al-Jabbar, the last representative of Basra School, also the person who made an invaluable contribution to the succession of the Muʽtazila, he claimed that, as a result of justice principle, God's all acts are good and he has never done kabıh, and He never violates wajib. Because neglecting the obligations causes a condemn. However, it is impossible to condemn God because of His actions. Qadi did not consider God's all actions as obligatory, rather, among all actions, he considered lutf, iwad, isāba, tamkin iʽāde, and send a prophet as obligatory actions. According to Qadi, the most essential reason for accepting God's action as a wajib is taklif.
dc.format.extentVII, 152 sayfa
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/1F/51A7C232-E23E-BC4C-B8E9-5BF01A8B27F4.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/202508
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectActs of God
dc.subjectDini yaşam
dc.subjectDoctrines
dc.subjectDoktrinler
dc.subjectIslam
dc.subjectilâhî fiiller
dc.subjectİslam
dc.subjectKādî Abdülcebbâr
dc.subjectMuʽtazila
dc.subjectMuʽtezile Qadi ʽAbd al-Jabbar
dc.subjectReligious life
dc.subjectSufism
dc.subjectTasavvuf
dc.subjectvâcib
dc.subjectvücûb alellah
dc.subjectwajib
dc.subjectWujub ʽalā’llah
dc.titleKadî Abdülcebbâr'a göre vücub kavramı ile ilişkisi bakımından ilahî fiiller
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections