Publication:
Ziya Gökalp’te millet kavramı ve milletleşme süreci

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

ZİYA GÖKALP'TE MİLLET KAVRAMI VE MİLLETLEŞME SÜRECİ XIX. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğunun hem dahili, hem de harici şartların ağırlığı ile hızlı bir şekilde çöküşe doğru gittiği bir devrin aydını olan Ziya Gökalp'in, oldukça problemli ve karmaşık bir mesele olan Millet ve milletleşme hususunda ortaya koyduğu tavır ve teorilerini işleyen bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. nemin tarihi atmosferini ve siyasi şartlarını yansıtmayı hedef alan iki kısımdan oluşmuştur: Çağı İçinde Ziya Gökalp,kendinden önceki fikri ve siyasi düşünce ve görüşlerin oluşturduğu, Gökalp'in zihin dünyasının tasvirini içerir. İkinci kısımda ise İmparatorluktan Millete geçerken eski toplum (İmparatorluk) ve yeni toplum (millet) aşamalarını teorik planda ve hususen de Türk toplum yapısının şartları içersinde tasvir edilmiştir. İkinci bölümde, Millet Olgusu üzerinde kavramsal bir çerçeve çizilerek, Gökalp'ten önceki dönem içersinde muhtelif fikir akımları merkezinde geçirdiği mana farklılıkları ve muhteva özellikleri devrin tarihi şartları dahilinde verilmeye çalışılmıştır. Milletleşme Süreci, merkezi bütünlük ve siyasi birlik telakkisinin nasıl temin edilebileceği hususundaki problem ve teoriler; Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak ilkeleri etrafında teşekkül edilmeye gayret edilen halkın, bu hususta durduğu konumu veya kendisine biçilen konumu ne derece idrak edebildiği ile alakalıdır. İki kısımdan oluşan bu bölümde ise sürecin bir devamı olarak, Millet-Milliyet İlişkisi ve Milleti Meydana Getiren Unsurlar genelde muhtelif nazariyelerin mukayasesi özelde Ziya Gökalp sistemi dahilinde, sonraki tarihi süreç içinde kazandığı boyutlar da dikkate alınmak suretiyle ele alınmıştır. Millet-milliyet ilişkisinde tebarüz eden mefkure kavramının, yeni bir toplum modeli oluşturmaya dönük içeriği bundan hareketle de; yeni bir devlet teşkilatı başta olmak üzere; lisan, ahlak, vatan, hukuk, din, iktisad v.b. gibi unsurların birbirleri ile olan münasebetleri de bu sistem dahilinde işlenmiştir. Milliyetçilik, Ümmetçilik, Batıcılık bölümünde ise, 1839'dan itibaren Osmanlı toplumunun aydın kesimini içine alan fikir akımlarının muhteva farklılığıyla da olsa, günümüze kadar uzanan tezahürleri işlenmiştir. Bu süreçte Ziya Gökalp'in durduğu yerin ve telifçi sistematiğinin Türk toplum yapısı bakımından, önemi de vurgulanmıştır. Osmanlı'nın bozulma sürecine girmesiyle ortaya çıkan modernleşme temayülleri ve bunların ardından gelen iç ve dış şartlar dengesinde siyasi rejim arayışları sorunu bu dönemde, bir çok aydını farklı çözüm önerileri sunmaya sevketmişti. Bu bağlamda Gökalp'in kendisinden önceki fikirleri sentezci bir yaklaşımla ele alarak, Milliyetçi bir teori üretmesi ve bunun sosyo-kültürel ve siyasi boyutlarının seyri verilmiştir. Son bölümün konusu Ziya Gökalp ve Türk-İslam Sentezi Ekolüne ayrılmıştır. Türk-İslam Sentezi, toplum tarihimizin ve milli kimliğimizin özünü ifade eden bir düşünce sistemidir. Türklük milli varlığımızın bir ifadesi olarak, İslam ise dini varlığımızı yansıtarak, yüzyıllarca süren bütünleşmiş bir yapı oluşturmuşlardır. Gökalp, bu hakikati üçlü sentezinde ifade etmiş ve kendinden sonrası için, sistemli bir tavır ortaya koymuştur. Cumhuriyet tarihi boyunca bazı kırılmalara maruz kalan bu tavır, mevcut şartlar içinde kör bir taklit içine girmiş olan aydınlar ve devlet adamlarınca anlaşılamayacak ve hatta bir hayli uzaklaşılacaktır. 1960 yılından itibaren daha güçlü bir şekilde ifade edilmeye başlayacak olan Türk-İslam Sentezi düşüncesi müessese ve yayın organları vasıtasıyla günümüze dek başta Cumhuriyet devri yanlış fikir cereyanlarına karşı ve ikinci olarak da materyalist dünya görüşleri muvacehesinde ortaya çıkmış olan ideolojik sistemlere bir cevap teşkil etmeye devam etmiştir. NATİON CONSEPT AT ZİYA GÖKALP AND THE PERİOD OF BEİNG NATİON Since the beginnig of XIX century, at Ottoman Empire statemen and intellectuals has lots of responsibility when the inner and outer troubles were after escaping from the position of Emperies depression to reach political and social untireness. In the international political balans, Ziya Gökalp gave a new identitiy esteeming te nation spiritual and psychological aggregation. Following that Gökalp, who developed the theory of new society and political organization, gave an importance to society center. At the sistem that he proved the nation consept and the society parts, that makes what society is, was taking inspiration of Turkısh community's cultural and historical aggregation. Since 1839, the nationalizm, ümmetçilik, westernalizm problems that Ottoman's entellectual argue, abaut chanced face to totolitarian edifice. After analiysing three ideas one by one, according to Gökalp who developed synthesis theory as a result, there is no opposite between this three ideas. This three ideas became an orijinal characteristic of Gökalp who was aiming to make a central sistem. As a matter of fact he produced a different theory agains to ther Ottoman entellectuals. According to that Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, were he unpostable parts of community to develope and improve. The result that Gökalp reached, is still protecting its importence for Turkısh society. Since 1860's Türk-İslam senthesis idea that was affirm as reformed by institution and media is the re-explanation of result that Gökalp reached in the historical conditions.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By