Publication:
Türk kadını ve Cumhuriyet dönemi kadın hakları

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

İslâmiyet öncesi Orta Asya Türk toplumlarında ailenin ve kadının büyük bir değeri vardı. Kadın her alanda eşi ile yan yana olur, çalışır, savaşır, devletine ve çadırına sahip çıkardı. Göçebe yaşam gereği olarak rahat, özgür bir yaşama sahipti. Bu durum İslâmiyet'in kabulü ile daha sonraları kısıtlayıcı bir hal almıştır. İslâm dinin getirdiği kısıtlamalar yanında; yönetimin ve erkeklerin keyfi idareleri Türk kadınını ikincil konuma itmiştir. Toplumdan uzaklaşan kadın eğitim öğretimden de mahrum olmuş, serbestçe hareket etmeye alıştığı yaşamdan tamamen uzaklaşmıştır. Evlenirken söz hakkı tanınmamış, mirasta, şahitlikte eşit tutulmamış, kara çarşafa, eşinin odasına adeta hapsedilmiştir. Her ne kadar kırsal kesim kadını yaşamı gereği hâlâ göçebe hayatın izlerini taşısa da, tarlasında, hayvanının peşinde olsa da, o da şehirli gibi kısıtlanacaktır. Türk Kadınının bu durumu yapılan bazı düzenlemelerle iyileştirilmeye çalışılmıştır. Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde kadına bazı haklar verilmek istenmiştir. Bu haklar çok sınırlı kalmıştır. Türk kadını bu kısıtlamalara rağmen her zaman görevinin, sorumluluğunun bilincinde olarak hem I. Dünya Savaşı'nda hem de Kurtuluş Savaşı'nda düşmana karşı erkeğiyle savaşmış, vatanını korumuştur. Kurtuluş Savaşı'nda hem cephede hem de cephe gerisinde gösterdiği başarı, azim ve kararlılık Türk kadınına hak ettiği değerin verilmesini sağlayacaktır. Atatürk'ün devletin yeni rejimini ilân ederken, ilke ve inkılâplarına da zemin hazırlamıştır. Bu inkılâplarının en önemlisini hukuk ve kadın haklarında gerçekleştirmiştir. Böylece Türk kadınına verilen haklar ile Türkiye Cumhuriyeti daha güçlenecektir. Çünkü Atatürk, Anadolu kadınını gösterdiği cefâkarlıktan dolayı diğer ulusların kadınlarından daha üstün tutmuştur. Anadolu kadınının yüceltilmeye layık olduğunu belirterek toplumun her kesiminde yer almasını istemiştir. Türk kadını, 1930 ve 1934 verilen haklarla milletvekili seçmiş - seçilmiş, yerel seçimlere katılmıştır. Bugün, toplumda kadınların söz sahibi olmalarının, meclise girebilmelerinin, her meslek grubunda çalışmalarının sebebi yapılan inkılaplardır. Bu inkılapların değeri bilinip, korundukça kadın hakları da gelişecektir
The family and the woman had been both very important for the Middle Asia Turk spcities before Islamism. The woman had been always together with her man/ husband and had been claiming the state by working and combating with him. She had got much freedom as a result of nomad life. -With the acceptance of the Islamism this situation had been restricted. Bath the restrictions which had been brought out by Islam and the men's comfort administration had put the woman in secondary pasition. As a result, the women had been far away from society and free life, she had been deprived of education. In the family the woman's rights hadbeen lost. -By some legal arrangements the situation of the women has been tried to be improved. But these improvements were not enough. -Turk women proved her big success by the Independence war and she gained. The rights that she had already lost. -Atatürk had established the Turkish Republic and after realized some reforms. The most important reforms. The most important reforms are law and the woman rights. Because Atatürk knew that the Turkish women always sacrifice themselves than the ather nation's women. In 1930 and 1934 the Turkish women were given rights to choose and to be chased in the elections. Nowadays, the reason why women can take place in politics is that Atatürk made some radical changes in the Turkish Republic. The women rights will always develop and protected by these radical changes made by Atatürk.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By