Publication:
Yabancılaşma ve kimlik

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

20. yüzyılın başında, 1927 yılında Marks’ın, 1844 yılında yazdığı “Ekonomi ve Felsefi Elyazmalari”nın Rusya’da ilk defa yayınlanma sansı bulması ve bunun yabancılaşma kavramının derinlemesine incelendiği bir konsept olması ile birlikte alevlenen kimlik ve yabancılaşma konusu, özellikle ulus - devlet kavramının önemini ortadan kaldıran, yeniden, fakat farklı bir imparatorluk devrinin kapılarını bize açan, sınırsız ticareti savunan “Dijital Kapitalizm”in egemen olduğu “Küresel Dünya”da daha sesli dillendirilmektedir. Bu çalışmanın çıkış nedeni, özellikle son yüzyılda meydana gelen olayların, insan kimliğinde meydana getirdiği hızlı değişim;
, istenen, olması gereken kimlik yerine, farklı kimlik ve yapının çeşitli baskı aletleri ile dayatılması ve bunun sonrasında yalnızlaşan, içe kapanan, yığının bir parçası haline gelen ve daha sonra ajite olan birey ve toplum. Durmadan çalışmak, durmadan yarışmak, benzer konumdaki yakın insanlara karşı husumet duymak gibi yeni yeni olgular insan’ın insan’dan uzaklaşmasına; bu çalışma ve yarışma ortamında kendisine karşı bile acımasızlaşmasına, temel/ doğal durumlarını bile work ethics’e göre ertelemesine, kendisinin dışında herkesi bir hasımlar ya da düşmanlar “kitlesi” olarak görmesine yol açmaktadır. Küçülen insan, sistem karşısında daha da yalnızlaşmaktadır. Bugünün, ileri sanayi dönemi, Micro Elektronik destekli “Dijital Kapitalizm” diye adlandıracağımız toplumlarında görülen yabancılaşma farklılaşmıştır, maddi yapıdan öte; iletişim, moral ve insanlar arasında mevcut ilişkilerde yabancılaşma ortaya çıkmaktadır. Bu nedenlerden dolayı, ekonomik kaygı duymamalarına rağmen ve gelir alt taban ve üst taban arasında daha dengeli dağılmasına rağmen refah toplumu olarak görülen batıdaki ülkelerde bile bugün yabancılaşmaktan ve yabancılaşmış birey kimliğinden daha sık olarak bahsedilmektedir. ABSTRACT The concepts of identity and alienation awakened by the first publication of Marx’s Economic and Philosophical Manuscripts dated 1844 in 1927, at the beginning of 20th century, whereby alienation was deeply analyzed, is now more loudly uttered in “Global World” which eliminates the significance of the concept of nation-state, opening the doors of a new age of empire for us and dominated by “Digital Capitalism” in favor of unrestricted trade. The originating points of this study include the rapid change in human identity especially resulting from the events which occurred in the last century; different identities and structures imposed through miscellaneous means of pressure in lieu of the core identity which is actually desired and expected; and the consequence as an alienated, isolated individual and society, converted into a part of the whole, and provoked in the end. Unfamiliar phenomena such as continuous work and competition, and hostility towards other people at a similar status, cause divergence of human from his identity, being harsh even to himself in this work and competition environment, delaying his most basic / natural needs due to work ethics, and considering others as a “mass” of opponents and enemies. As a result of being minimized, human becomes much more alienated against the entire system. The type of alienation observed in today’s societies which we call as the age of advanced industry, Micro Electronics-aided “Digital Capitalism” has been differentiated, appearing as an alienation in communication, moral and human relationships rather than a corporeal alienation. For the aforementioned reasons, the concepts of alienation and alienated identity of individual have recently become point of discussion even in western countries which are regarded as prosperity societies with a well-balanced distribution of income between the lower and upper classes, and which do not have economic concerns.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By