Publication: Sinema ve edebiyat ilişkisi açısından Cengiz Aytmatov’ un eserlerinin incelenmesi “Selvi boylum al yazmalım” üzerine bir çözümleme
Abstract
Bir Dünya yazarı olan Cengiz Aytmatov, eski Sovyetler Birliği'ne bağlı cumhuriyetlerden Kırgızistan'da doğmuş, ünü zamanla evrensel boyutlara ulaşmıştır. Genç yaşta ulaştığı başarısı, gerek kazandığı ödüller ve gerekse yüzbinlere ulaşan okur kitlesiyle pekişmiştir. Aytmatov'un bir diğer özelliği de eserleri bu kadar çok sayıda ve çeşitlilikte sinemaya aktarılan ender yazarlardan biri oluşudur. Başta Sovyetler Birliği'nin parlayan yıldızı Kırgız Sineması olmak üzere, Türkiye de dahil birçok ülkenin yönetmenleri Cengiz Aytmatov'un sanatından etkilenmiş povestlerini filme almışlardır. Aytmatov'un, 'Cemile, Kızıl Elma, Selvi Boylum Al Yazmalım' gibi tüm Dünya'da okunan eserlerinden çoğu Beyazperde'de izleyicisine ulaşma şansı bulmuştur. Aytmatov, eserlerinde aşk ve savaş gibi olgular paralelinde politikayı, ya da kendi dünya görüşünü verir. Günümüz Amerikan Sineması'nın aranan ismi Andrei Konchalovski'nin Aytmatov'un romanından uyarladığı 'İlk Ögretmen' de Kızıl Ordu'da askerlik yaptıktan sonra bir Kırgız Köyü'ne öğretmen olarak atanan Duyşen nezdinde Sosyalist Devrim'in Cumhuriyetler'e ulaşması ve ilk anda uyandırdığı tepki yansıtılır. 'Gülsarı'da ise kendisini Sovyet Devrimi'ne adamış Tanabay'ın, devrimin eski coşkusu ve emeklerinin karşılığını bulamayışının yarattığı hayal kırıklığı, atı Gülsarı'nın ölümüne kadarki zaman dilimi içerisinde verilir. 'Gün Uzar Yüzyıl Olur'da ise bu kez Orta Asya tarihi egzeninde insanoğlunun Mankurtaşması anlatılırken, 'Selvi Boylum Al Yazmalım'da Türkiye'deki bir kasaba ortamına uyarlanmış hikayede, 'sevgi emektir' denilerek Sosyalist geleneğin emeği yücelten mesajı verilmektedir. Perestroika öncesi dönemde daha çok Doğu Bloğu ülkelerinde izlenen Aytmatov Uyarlamaları 1980'li yılların ikinci yarısından itibaren Sovyetler Biriliği'nde izlenen dışa açılma politikası sayesinde daha geniş bir seyirci kitlesine ulaşmış ve devletler topluluğunun önemli propaganda araçlarından biri haline gelmiştir. Sanatçı, üretici kişiliğini kaybetmemiş ve halen eserler vermeye devam etmektedir. Küreselleşen ve tek kutuplu hale dönüşen günümüz dünyasında Aytmatov artık 'geleceğe' bakmakta ve Bilim Kurgu da dahil daha önce pek değinmediği türlerde eserler vermek istediğini ifade etmektedir. Yalnızca eserleriyle değil, fiilen de bir diplomat olan ve ülkesini büyükelçi olarak temsil eden Cengiz Aytmatov, çeşitli konferans ve panellere katılarak fikir dünyasına bu yolla da katkılarda bulunmaya devam etmektedir.
