Publication: Televizyonda reklam ve çocuk
| dc.contributor.advisor | ŞAHİNKAYA, Ahmet | |
| dc.contributor.author | Özer, Belgin | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Sosyal Bilimler Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Radyo Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı Radyo Televizyon Bilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T11:53:21Z | |
| dc.date.issued | 1999 | |
| dc.description.abstract | Kitle iletişim araçlarından biri ve en etkilisi olan televizyon günlük yaşantımızda büyük bir rol oynamaktadır. Bugün televizyon yayınlarına kayıtsız kalan, televizyon programlarını izlemeyen çocuk yoktur. Çocuklar televizyon yayınlarının başlamasıyla birlikte ekranın karşısına geçmektedirler. Bir iletişim biçimi olarak reklam, hedef tüketicinin mal ya da hizmet karşılığında tutum ve davranışlarını güçlendirmeyi, değiştirmeyi ya da yeni tutum ve davranışları oluşturmayı amaçlar. Televizyon reklam aracı olarak; ses, hareket ve renk gibi ayrıcalıklı özellikleriyle diğer kitle iletişim araçları içinde belirgin bir üstünlüğe sahiptir. Televizyonun çok geniş bir izleyici kitlesine seslenebilmesi nedeniyle de diğer reklam araçlarına oranla daha etkili olduğu bilinmektedir. Reklamların konusunun kısa oluşu, sunuş biçiminin ilginçliği ve sürekli tekrar edilmesi nedeniyle çocuklarda aşırı ilgiye neden olabileceği ileri sürülmektedir. Çocuklar, yarının toplumuna doğru yürüyen bir ülkenin en önemli değerleridir. Çocukların reklamlarda kullanımı ve çocuklara yönelik reklamlarda gözetilmesi gereken ilkeler çok önemlidir. Günümüzde reklam, bir iletişim şekli olarak her geçen gün önem kazanmakta ve bu iletişim kitle iletişim araçları kanalıyla gerçekleştirilmektedir. Bu tezde reklam ve çocuk incelendi. Birinci bölümde reklam ve televizyon kavramları üzerinde duruldu. Reklamın ve televizyonun işlevlerinden bahsedildi. İkinci bölümde ise çocuğun gelişimindeki genel etkiler anlatılmaya çalışıldı. Şüphesiz ki aile çocuğun yaşamındaki en etkili sosyalleştirme kurumudur. Aile yapısı çocuğun duygusal ve toplumsal gelişmesini etkiler. Eğitim ailede başlar okul içinde ve dışında yapılan eğitim ve öğretimle devam eder. Okul sosyalleşme sürecinde ilk temel toplumsal kurumdur. Çocuğun okula başlaması ile birlikte arkadaş edinmesi ve arkadaşlarının etkilenmesi de ortaya çıkacaktır. Çocuk kitle iletişim araçlarından da etkilenecektir. Televizyon ve reklamla tanışacaktır. İkinci bölümde Reklamların genel etkilerine, reklam ve dil konusuna, reklam ve müzik konusuna, reklam ve çocuk konusuna yer verildi. Bölümün sonunda reklamcılarla iki görüşme yapıldı ve çocukların reklamlarla ilgili düşünceleri ortaya konuldu. Çocukların düşünceleri ve reklamlara bakışı oldukça ilginçtir. Tezin son bölümünde ise 500 çocuğa uygulanan bir anket çalışması ve değerlendirmesi yer almıştır. Bu anket çalışmasında çocukların reklamı nasıl tanımladıkları, reklamlardan sonra ürünü satın alıp almadıkları, reklamlarda çocukları etkileyen öğenin ne olduğu vb. sorulara cevap arandı. Karşılaştırmalı tablolarla kızların ve erkeklerin en çok sevdikleri, ilgi duydukları reklamlar tespit edildi. Televizyon reklamlarından örnekler verilerek, eleştirisi yapıldı. Yapılan anket çalışmasında çocukların % 43'ünün televizyon karşısında zaman geçirdikleri % 55'inin akşam saatlerinde televizyon izledikleri ortaya çıkarılmıştır. Çocukların % 62'si reklamı ürünleri tanıtmak için şeklinde tanımlamışlardır. Bu sonuç bize çocukların yaşının büyüdükçe bilinçlendiğini, reklamların amacını anlamaya başladıklarını gösterir. Çocukların % 65'i reklamlar çıktığında bazen kanal değiştirdiğini söylerken % 64'ü de izlediği bir reklamdan sonra bazen o ürünü almak istediğini belirtmiştir. Demek ki çouklar reklamları seyrediyorlar ve etkilenip o ürünü alabiliyorlar. Çocuklarla yapılan görüşmelerde bazı çocuklar markete gittiğimde reklamlar aklıma gelir, o ürünleri alırım demişti. Bu bizim için çarpıcı bir örnek. Çocuklar arasında en çok ilgi çeken reklamların başında % 20'lik dilimle yiyecek-içecek ve otomobil reklamları yer alıyor. Özellikle çikolata, sakız, şeker, cips, süt, kola, gazoz gibi yiyecek içecek reklamlarında çocukların yer aldığını görüyoruz. Bu durumda çocukların beslenme alışkanlıklarının olumsuz yönde etkilendiğini söyleyebiliriz. Çocuk süt veya su içmesi gereken bir yerde kola içmektedir. Çocuk televizyon reklamlarının etkisiyle, annesinin ana hazırladığı besin değeri yüksek yiyecekler yerine, şeker, çikolata, gofret, bisküvi gibi yiyecekleri tercih etmektedir. Bazen aile çocuğuna yiyecek maddelerini ödül olarak kullanmaktadır. Reklam ajansları da bunu bildikleri için bu tip ürünlerin pazarını özellikle çocuklara yönelik yapmakta, onların ilgisini çekmek için reklamlarda çocuk kullanmaktadır. Yapılan anket çalışmasında reklamlarda çocukların kullanılmasının reklamların başarısını olumlu yönde etkileyeceğini düşünen çocukların oranı % 62 dir. Yine çocukların % 64'ü televizyonda reklam yıldızı olmak istediklerini belirtmiştir. Kanımca bu çocuklar reklamlarda gördükleri ve daha sonra reklamlar sayesinde ünlenen çocukları kendilerine örnek almaktadırlar. Çocuklar gazete reklamlarından ve temizlik ürünlerinin reklamlarından hoşlanmamaktadırlar. Çocuğun reklamlardan olumsuz etkilemesini önlemek için; çocuğa reklam bilincini verebilmek, ve çocuğu eğitmek gerekir. Çocuk ailesinin yardımı ile reklamların amacının eğlendirmek değil, ürünleri sattırmak olduğunu öğrenebilir. Bu konuda reklamcılara da görev düşmektedir. Reklamcılar, · Çocukların hassasiyetlerini gözönünde bulundurmalı · Sosyal önyargılardan ve basmakalıp kurallardan kaçınmalı · Çocukların davranışlarına etkisini gözönüne alarak olumlu ve yararlı sosyal davranış örneklerini üretmeli. · Çocukların gerçekleştiremeyecekleri umutlar beslemesine dikkat etmeli. · Anne ve babalar küçük düşürücü bir imaj içinde verilmemeli. · Çocukların sağlıkla ilgili birçok şeyden etkilenip uygulamaya geçireceğini kabul etmeli. · Çocuklara yönelik olan reklamlar, onlara zihinsel, ahlaki ya da fiziksel olarak zarar verebilecek hiçbir ifade ve görüntü içermemelidir. Televizyon reklamlarına yasaklama getirmek çocuklar üzerinde olumsuz bir etki yapabilir. Çünkü çocukta marka kavramı oluşması, bir ürün satın alırken başvuracağı bilgi kaynaklarının bilincine varması ve kendine tek başına alış veriş fırsatı tanındığında tüketim olayını kendi kendine keşfetmesi gibi beceriler kazanmasında reklamların etkisi yadsınamaz. Sonuç olarak çocuklar reklamlardan etkilenirler. Fakat bu etkileşmenin olumsuz olmasını önlemek için hem aileye hem de reklam ajanslarına büyük görevler düşmektedir. Anne ve babalar zaman zaman televizyonu kapatmalı, müzik dinlemek, kitap okumak, resim yapmak gibi farklı uğraşlarda bulunarak çocuklarına örnek almalıdırlar. Televizyonu birlikte izleyerek çocukları ile kısa bir söyleşi yamalı, reklamların iyi ve kötü yanlarını dile getirmelidir. | |
| dc.format.extent | 154y. ; 28 sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/4D/T0045569.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/188099 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Reklamcılık_Fİlmler | |
| dc.subject | Televizyon Reklamcılığı | |
| dc.subject | Televizyon Reklamları_Çocuklar | |
| dc.title | Televizyonda reklam ve çocuk | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
