Publication: Globalleşme sürecinde uluslararası bankacılığın işlevi ve Türkiye uygulaması
Abstract
GİRİŞ Ülkeler yurt dışında uluslararası bankacılık faaliyetlerinde bulunmaktan ve kendi ülkelerinde de yabancı bankaların faaliyette bulunmasından büyük yararlar elde etmektedirler. Ülkesinde yerel bankalardan başka bankaların çalışmasına izin vermeyen ülkeler finansal piyasaların canlılığına zarar vermekte, büyük kredi kaynaklarını ve ekonomisinin likiditesini kısıtlamaktadırlar. Uluslararası bankalar tarafından sağlanan yararları şöyle sıralayabiliriz: Ülke borç alanları için kredi imkanının artması, toptan finansal piyasaların derinlik ve likiditesinin artması, ihracatın finanse edilmesi dahil olmak üzere ticaret ve yatırım kolaylığı, ülkedeki finansal merkezlerin öneminin artması ve büyümeye katkıda bulunmasıdır. Bugünün global ekonomisinde uluslararası bankalar kendi ülke sınırları dışındaki piyasalarda faaliyette bulunmaktadırlar. Son 50 yılda bankalar, ulusal ekonomilerin bağımsız hale gelmesi, dünya ticaretinin hızla büyümesi, finansal hizmetlerin deregulasyonu, taşıma ve komünikasyon alanındaki ilerlemeler neticesinde uluslararasılaşmıştır. Bankacılık işlemlerinde kullanılan teknolojinin gelişmesi, bankalar ile müşterileri arasındaki iletişimi hızlandırması nedeniyle, yabancı piyasalara girişi kolaylaştırmıştır. Bu konuda elektronik bankacılık sisteminin önemi oldukça fazladır. Bu sistem sayesinde bankacılığa getirilen kısıtlamalar atlatılmış, mevduat ve kredilendirme faaliyetlerinde ulusal sınırlar dışına çıkılmış ve dünya ölçeğinde etkin ve süratli çalışan bir haberleşme ağı kurulmuştur. Global finansal piyasalar ve ulusal ekonomiler dünya ticaretinin genişlemesi, ulusal piyasalardaki bariyerlerin kalkması, bilgi teknolojisindeki ve haberleşmedeki gelişmeler, yeni finansal ürünlerin sunulması ve sınır ötesi sözleşme prosedürlerinin iyileştirilmesi (enhancement of cross-border settlement procedures) gibi sebeplerden dolayı sıkıca bütünleşmişlerdir. Sınır ötesi işlemler kredi ve diğer finansal hizmetlerde, ekonomik gelişmenin desteklenmesi ve gelişen piyasa ekonomilerinde ve gelişmiş ekonomilerde finansal ve ekonomik istikrarın sağlamasında önemli kaynak oluşturmaktadırlar. Ayrıca, global finansal sistemin verimliliğini artırıcı, sınır-ötesi sermaye akımlarını kolaylaştırıcı, toptan piyasalara derinlik ve likidite sağlayıcı, ulusal ve global bazda, daha hızlı oluşan riski dağıtıcı ve bugünün karmaşık teknolojisi ve hızlı komünikasyonu ile potansiyel etkileri mevcuttur. Bununla beraber, uluslararası bankalar işlemde bulundukları finansal merkezlere ve ülkelere harcamalar, vergiler ve istihdam gibi direkt ekonomik yararlar sağlamaktadırlar. Bankalar yüzyıllardır uluslararası alanda işlem yapmakla beraber, sınır-ötesi bankacılık operasyonları II. Dünya Savaşından sonra büyük bir ivme kazanmıştır. 1960'lı dönemde bankaların uluslararası alanda hızla büyümesi, şirketlerin yabancı ülkelerde varlıklarını arttırmaları ile de devam etmiştir. Bu dönemde, bankalar dünya çapında network ağını genişletmişler ve kendi çok uluslu müşterilerine Euro piyasalarda fon ve kısa ve uzun vadeli krediler finansmanı ve döviz ticareti gibi uluslararası bankacılık hizmetlerini sunmuşlardır. 1970'li yıllara gelindiğinde ise, petrol fiyatlarında ki hızlı artış bankaların uluslararası fon ve kredileri verme işlevini artırmış, rezervlerinin büyük oranda fazlalaşması ve global finansal piyasalara geri dönmesine sebebiyet vermiştir. Uluslararası bankacılığın bu yıllardaki gelişimi ve euro piyasaların büyümesi birbirini karşılıklı olarak etkilemiştir. 1980'lerde ise bankacılık kriz tehlikesiyle karşılaşmıştır. Bunun sebebi ise gelişmekte olan ülkelerin borçlarını ödeyemeyeceği korkusu, maliyetlerin artışı ve ulusal bankacılık piyasalarında rekabetin yoğunluk kazanmasıdır 1990'lı yıllara gelindiğinde ise, uluslararası bankacılığın boyutu değişmiş, globalleşen sisteme uyum sağlamıştır. Finansal piyasalar açısından sınırların kalkması, ticaretin global hale gelmesi, teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, uluslararası alanda bankacılığın önemini bir kez daha arttırmış ve bankalar uluslararasılaşma çabası içine girmiştir. Bunun sonucu olarakta rekabet artmış, bankalar daha iyi hizmet verme, verimliliği artırma ve maliyeti düşürme gibi önlemler alma yoluna gitmişlerdir. Son on yılda göze çarpan en büyük değişim ise şirketlerin yanısıra, bankaların da birleşme yoluna gitmeleri olmuştur. 1980'den sonra Türk ekonomisinin dışa açılmasıyla, Türk bankacılığıda dışa açılmış ancak, bu dönem uluslararası bankacılık endüstrisinin kriz yaşadığı dönemle çakışmıştır. 1980 yılına kadar içine kapanık bir yapı izleyen ekonomide bankalarımızda mevduat toplamaya yönelik ve çok şubeli bir yapıda gelişmiştir. Böylece Türk bankacılık sisteminde maliyetler yüksek olmuştur. 24 Ocak 1980 İstikrar Kararları'yla ekonominin dışa açılması, ihracata dayalı sanayileşme politikası benimsenmesi ile Türk bankacılığıda dışa açılma sorunu ile karşılaşmıştır. Türk ekonomisinin dışa açılmasını hedefleyen bir ekonomi politikası izlemesi, yabancı bankaların Türkiye'yi karlı bir piyasa olarak görmelerine sebebiyet vermiştir. Çalışmamızın temel amacı finansman alanında en popüler alan olan bankacılığın ekonominin globalleşmesiyle uluslararası boyutunun irdelenmesidir. Türkiye'deki uluslararası bankacılık işlem ve faaliyetleri, uluslararası bankacılığın teorik ve işlevsel çerçevesi açısından ele alınmış ve gelişim ve etkileri incelenmiştir. Türkiye'de uluslararası bankacılık, Cumhuriyet Dönemi öncesi yabancı bankaların ülkemizde faaliyette bulunması ve hatta yabancı bir bankanın Osmanlı İmparatorluğu'nun merkez bankası konumunda olması sebebiyle tarihsel gelişim açısından da değerlendirilmiştir. Ekonomik yönünün analizinde ise 1980 sonrasından 1998 yıllarına uzanılmaya çalışılmıştır. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, uluslararası bankacılığın temelleri ve teorisi ele alınmaktadır. İlk alt bölümde, uluslararası bankacılığın doğuşu, tarihsel gelişimi ele alınmış; ikinci alt bölümde, bankacılığın uluslararasılaşmasında rol oynayan faktörler incelenmiş; üçüncü ve son alt bölümde ise, uluslararası bankacılık teorisinin oluşturulup oluşturulamayacağı konusundaki tartışmalar üzerinde durularak, bu teorilerin bankacılık uygulamaları incelenmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde, uluslararası bankacılığın işlevsel yönüne değinilerek; birinci alt bölümde, bankaların uluslararası piyasalarla bağlantı türleri incelenmeye çalışılmıştır. İkinci alt bölümde, büyük önem arz eden europiyasalar uluslararası bankacılık açısından incelenmiştir. Üçüncü alt bölümde ise, bankaların işlem ve faaliyetleri finansal çerçevede ele alınmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise, Türk ekonomisinde uluslararası bankacılık faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Birinci alt bölümde, yabancı bankaların tarihsel gelişimi; ikinci alt bölümde, Türkiye'ye geliş nedenleri; üçüncü alt bölümde ise, Türk bankacılık sektörüne etkileri üzerinde durulmuştur.
