Publication:
Haksız rekabet hukuku’nda eski hale getirme davası (tecavüzün Ref’i davası)

dc.contributor.advisorDEREN, Nevhis
dc.contributor.advisorYILDIRIM
dc.contributor.authorKale, Serdar
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentÖzel Hukuk Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T10:10:12Z
dc.date.issued2003
dc.description.abstractTicari düzenin sağlanması, tacirlerin ticari faaliyetlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde yürütmeleriyle mümkün olacaktır. Dürüstlüğe aykırı eylemlerle başkalarının emeğinden yararlanmanın önüne, haksız rekabet hükümleriyle geçilebilecektir. TTK m.58'de düzenlenen haksız rekabet davaları arasında, çalışma konumuz olan eski hale getirme davası, haksız rekabet sonucu oluşan olumsuz durumun giderilmesinde özel bir öneme sahiptir. Eski hale getirme davası, sürekli yenilenen hukuka aykırı durumun giderilmesine yöneliktir. Böylece tecavüzle oluşan bu hukuka aykırılığın etkileri de ortadan kaldırılabilecektir. Bu sonuca ulaşabilmek için, tecavüze sebep olan saldırı fiili ve böylece hukuka aykırılık geleceğe etkili olarak sona erdirilecektir. Davanın konusunu oluşturan fiiller göz önüne alındığında; (örneğin yanlış veya yanıltıcı beyanlar, kamuya arz edilen aldatıcı reklam materyalleri, haksız imal edilen ürünler) tecavüze sebep olan bu eylemlerin sona erdiği fakat olumsuz etkilerinin hala devam ettiği görülmektedir. Uygulama ve doktrinde, eski hale getirme davası ile müdahalenin men'i davası arasındaki farklar üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu iki dava arasında sınırın çizilmesi usul hukuku ve maddi hukuk açısından önemlidir. Sözkonusu davalar birbirinden farklı olduğu için örneğin, derdestlik ve kesin hüküm itirazı ileri sürülemeyecek, bu iki davanın bir arada açılması halinde objektif dava birleşmesi söz konusu olabilecektir. Sadece müdahalenin men'i davasının açıldığı durumlarda, eski hale getirme davası açısından zamanaşımı kesilmiş sayılmayacaktır. Bu davada, hakimin hükmü vermesinin kolaylaşması açısından, davalının somut olarak hangi taleplerle karşı karşıya kaldığını bilmesi ve verilen hükmün kolay icra edilebilmesi için, netice-i talebin açıkça dava dilekçesinde belirtilmesi gereklidir. Kararın icra edilmesinin zor olduğu ve zaman aldığı durumlarda, davalıya kararın gereklerini yerine getirmesi için belli bir sürenin verilmesi gereklidir. İncelenen Yargıtay içtihatlarında, davalıya sözkonusu sürenin verilmesi yönünde bir karara rastlanmamıştır. Alman Hukuku'nda böyle bir sürenin verildiği durumlarda, davacının uğraması kuvvetle muhtemel olan zararlar için, davalı tarafından belli bir teminat yatırması gereklidir. Eski hale getirme davasında, hüküm verilirken tarafların karşılıklı menfaatlerinin değerlendirilmesi de gerekir. Örneğin gereksiz yere verilebilecek bir imha kararı, davalının iktisadi hayatını sona erdirecek nitelikte olabilir. Aynı şekilde daha yumuşak bir hüküm verilmesi halinde davacının hakkı yeterince korunamayacaktır. Etkin hukuki himayenin sağlanmasının vazgeçilmez araçlarından olan ihtiyati tedbirler, TTK m.63'de geniş biçimde düzenlenmiştir. Bu maddede ifa amaçlı ihtiyati tedbirler ve bu gruba dahil olan eski hale getirmeye yönelik tedbirlere hükmedilebileceği açıkça belirtilmiştir. Hukukumuzda ihtiyati tedbir yargılaması ile normal yargılama arasındaki bağın kuvvetli olması, özellikle haksız rekabet hukukunda ihtiyati tedbirlerin önemini azaltmamaktadır. Im türkisches Recht gibt es keine besondere Ordnung für Wettbewerbsrecht. Wettbewerbsrecht wird in engere sine als unlauteren Wettbewerb verstehen. Türkisches Handelsrechts Gesetz und Obligationenrechts Gesetz ordnen die unlauteren Wettbewerb mit TTK 56,57 und BK 48. Im Wettbewerbsprozess bewahren die Unterlassungs -, Beseitiguns - und Schadenersatzklagen die Schutzrechte gegen Störüngen. Die Grenze zwischen Beseitigungs - und Unterlassungsklagen ist nicht so klar. Aber die Anwendugsbereich von Unterlassunsklage ist breiter als die Beseitigungsklage. Die Unterlassungsanspruch zielt die störende Zustand unterlassen. Aber die Beseitigungsanspruch wird die fortwirkende Störüngzustand ex tunc besetigen. Die Quelle von Störungszustand kann eine materielle Gegenstand sein, z.B die Werbemateriellen. Kann aber auch eine unkörperliche Gegenstand, wie eine irrefürende Behauptung sein.
dc.format.extentXIX,127y.; 28sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0049408.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/210148
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectÖzel Hukuk
dc.titleHaksız rekabet hukuku’nda eski hale getirme davası (tecavüzün Ref’i davası)
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections