Publication: Ebu’ l- Hasan Şazili ve Şaziliyye
Abstract
Ebu'l-Hasan Şâzilî ve Şâziliyye isimli tezimizde, Ebu'l-Hasan Şâzilî'yi ve onun kurduğu Şâziliyye tarîkatını tanıtmaya çalıştık. Tezimiz, iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, kaynakların değerlendirildiği, Şâzilî'nin yaşadığı dönemin siyâsî, tasavvufî ve kültürel özelliklerinin anlatıldığı bir giriş ile Ebu'l-Hasan Şâzilî'nin hayatını ve şahsiyetini ele alan iki bölüm bulunmaktadır. İkinci kısımda ise üç bölüm hâlinde Şâzilî'nin silsilesi ve tarîkatı, Şâziliyye usûlü, Şâzziliyye'nin yayılışı ve Türklerle olan ilişkileri incelenmektedir. Şâziliyye tarîkatının kurucusu olan Ebu'l-Hasan Şâzilî, bugün Mağrib'in İspanya yönetiminde bulunan Septe ilinde doğmuş, XIII. yüzyılda İslâm âleminin en bunalımlı dönemlerinde yaşamış, devrinin zâhirî ilimlerini tahsil ettikten sonra tasavvufa yönelmiş ve şeyhlik mertebesine ulaşmıştır. Bir müddet Tunus'da irşâd ve tebliğde bulunduktan sonra içtimâî ve ma'nevî etkiler sonucu buradan ayrılarak Mısır'a yerleşmek zorunda kalmıştır. Çalışmamızda Ebu'l-Hasan Şâzilî ve Şâziliyye tarîkatının bakış açısına göre tasavvufun tefekkür ve usûle âid konuları incelenmiş, kuruluşundan XX. yüzyıla kadar gelen Şâziliyye tarihi tafsîlâta girmeden ele alınmıştır. Tefekkür ve usûle âid konular incelenirken, Şâzilî'nin Allah, ma'rifet, insan, varlık ve rûh hakkındaki görüşleri üzerinde durulmuş; tarîkatın mürîd eğitiminde kullandığı metotlar tesbit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmamız, Şâziliyye tarîkatının Kuzey Afrika'dan başlayarak İslâm coğrafyasında geniş bir alana yayıldığını, sekiz asra yaklaşan geçmişi içinde bir çok kolu oluştuğunu, Anadolu'da ve Avrupa'da müntesipler edindiğini ortaya koymuştur. Bu arada tarîkatın doğuşundan îtibâren Şâzilîler'in Türkler ile iç içe yaşadığı, yer yer Osmanlı pâdişahları ile ilişkileri olduğu ve özellikle II. Abdülhamid döneminde bu ilişkilerin daha da arttığı belirlenmiştir. Şâzilîler'in, Kuzey Afrika'daki Osmanlı topraklarını Avrupalılar'ın işgal etmesine karşı çıktıkları, bu noktada Osmanlı Devleti'nin politikalarına uygun hareket etmeye çalıştıkları, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1911'de Trablusgarb'a gittiğinde oradaki Şâziliyye şeyhleri ile temasa geçtiği ve özellikle de Senûsiyye kolundan büyük destek gördüğü anlaşılmıştır. In this thesis, personality of Ebu'l-Hasan Shadhili and his order (tarikah) named as Shadhiliyye Tarikah are studied. The thesis consists of two main parts. The first main part; literature review, the characteristics of political-cultural-sufic life in Shadhili's time, and an introduction to Ebu'l-Hasan Shadhili's life and his personal character as in two subsection. The second main part is divided into three chapters as Shadhili's hierarchy (silsile) and tarikah, methodical style, Shadhilis's spread out nation-wide and world-wide, and their relationships with Turks. Ebu'l-Hasan Shadhili was born in town of Ceuta in Spain today in Magrib. He lived in most chaotic times of Islamic world in here and after studying positive science he turned to sufisim and reached the level of sheik rank. After for a while teaching the right way and delivering religious knowledge in Tunus, as result of the fact of social and metaphysical compelling, he departed from here to settle in Egypt. In this study, meditation (thought) methods, manner procedure (usûl), epistemology, human and soul existence, methodology of disciple (mürîd) education and related those subjects in sufisim are analyzed according to Ebu'l-Hasan Shadhili' point of view and Shadhiliyye Tarikah order. The chronological progress of this tarikah is explained without giving the historical details. This research found out that Shadhiliyye Tarikah starting from North Africa spread out to a very large extent of area in Islamic geography, formed many branches of Shadheli's order within approximately past eight century, and also explored new disciples of new branches of Shadhiliye order in Anatolia and Europe. The relationships of Shadhelis with Turks and Ottoman empires and especially these relationships increased during 2nd Abdulhamid's time were brought out during this Ph.D. work. It was understood that Shadhilis opposed to invasion of the Ottoman lands by Europeans, in this point, they try to act parallel to the Ottoman government policies and interests. And also when Mustafa Kemal Atatürk went to Trablusgarb in 1911, he communicated with the Sheiks of Shadhiliyye order and especially received great support from Senûsiyye branch that is part of Shadhiliyye order.
