Publication:
Yabancı dil öğrencilerinin duygu ifade eden sözcükleri kullanmadaki yeterliliğinin incelenmesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Bu çalışma, İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerin Türkçe ve İngilizce otobiyografik anlatımlarında kullandıkları pozitif (örn., mutlu) ve negatif (örn., kızgın) duygu ifadelerindeki diller arası farklılıkları nicel ve nitel yönden incelemeyi ve aynı zamanda öğrencilerin duygularını ifade ederken hangi dili tercih ettiklerine dair görüşlerini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır: 1. İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrenciler tarafından yazılan Türkçe ve
otobiyografik anılarda olumlu ve olumsuz duygu ifadeleri arasında a. anlatıların uzunluğu (toplam kelime sayısı), b. duygu kelimelerinin üretkenliği, c. duygu kelimelerinin zenginliği, d. duygu kelimelerinin biçim-sözdizimsel kategorilere göre dağılımları bakımından bir farklılık var mıdır? 2. Öğrencilerin birinci ve ikinci dilde duygularını ifade etmedeki sözcük seçimleri nelerdir? 3. Birinci ve ikinci dildeki duygu ifade eden kelimeler arasındaki yapısal ve kavramsal eşdeğersizliğin öğrencilerin sözcük seçimleri üzerindeki etkileri nelerdir? 4. Öğrencilerin birinci ve ikinci dilde pozitif ve negatif duyguları ifade etme konusundaki görüşleri nelerdir? Çalışmanın örneklemini İstanbul’da bir devlet üniversitesinde 2. sınıfta okuyan İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen 30 Türk öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak yazılı otobiyografik anlatım tekniği seçilmiştir. Buna göre öğrenciler mutlu (olumlu) ve kızgın (olumsuz) hissettikleri duygusal anılarını hem Türkçe hem İngilizce olarak yazmışlardır. Ayrıca öğrencilere yapılandırılmış dil tercihi anketi (bazı bölümleri Paik, 2010’dan uyarlanmıştır) uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, duygu ifade eden sözcük kullanımı açısından Türkçe ve İngilizce anılar arasında nicel ve nitel farklılıklar olduğunu göstermiştir. İlk olarak, iki dil arasındaki yapısal farklılıklardan dolayı İngilizce anlatıların Türkçe anlatılardan toplam kelime sayısı bakımından daha uzun olduğu görülmüştür. İkinci olarak, öğrenciler Türkçe anılarında anlamlı bir şekilde sayıca daha fazla duygu ifade eden kelime kullanarak anadillerinde daha üretken olduklarını göstermişlerdir. Diğer yandan, her ne kadar öğrenciler Türkçe anılarında daha fazla çeşit duygu sözcüğü kullanmış olsa da, toplam duygu kelimelerinin zenginliği her iki dilde de neredeyse aynı çıkmıştır. Duygu kelimelerinin biçim-sözdizimsel kategorilere göre dağılımlarına bakıldığında ise öğrenciler Türkçede çoğunlukla duygu fiillerini, İngilizcede ise daha çok duygu sıfatlarını tercih etmişlerdir. Bu durum öğrencilerin, yerli İngilizcedeki duygu kelime sınıflandırmasına uyduklarını göstermektedir. Öğrencilerin sözcük seçimleriyle alakalı olarak, her iki dilde de en çok tercih edilen duygu sözcükleri biçim-sözdizimsel olarak farklılık gösterse de kavramsal olarak benzer kelimeler kullanılmıştır. Ayrıca, her iki dildeki duygu ifade eden kelimeler arasındaki yapısal ve kavramsal eşdeğersizliğin bazen negatif aktarım, sözcük alıntısı ve bazı sözcükleri kullanmaktan kaçınmaya yol açtığı gözlenmiştir. Son olarak, anket sonuçlarına göre öğrenciler anadillerinde kendilerini daha yeterli hissettikleri için olumlu ve olumsuz duygularını yansıtırken genellikle Türkçeyi tercih ettiklerini ifade etmişlerdir. Bunun yanı sıra, İngilizce olumsuz duyguları ifade etmede zaman zaman tercih edilmiştir; özellikle küfür gibi tabu kelimeler mesafe dili olarak görülen İngilizcede daha kabul edilebilir ve daha ulaşılabilir olduğu için bu tarz sözcüklerin daha çok ikinci dilde kullanılması tercih edilmektedir. Bu çalışma ayrıca, dil programlarına, yabancı dil öğretmenlerine ve öğretmen adaylarına ikinci dilde duyguların ifade edilmesinin eğitimine yönelik önemli öneriler sunmaktadır. ABSTRACT The present study aims to investigate cross-linguistic differences between the expression of positive emotions (e.g., happy) and negative emotions (e.g., angry) in the first language (L1) Turkish and the second language (L2) English autobiographical narratives of Turkish learners of English as a foreign language (EFL) in quantitative and qualitative terms, and to explore the students’ opinions about their language preferences in expressing emotions. For these aims, the following research questions are addressed: 1. Is there a difference between positive and negative emotion expressions in L1 Turkish and L2 English narratives written by Turkish EFL students in terms of: a. narrative lengths (total number of word tokens)? b. productivity of the emotion vocabulary? c. lexical richness of the emotion vocabulary? d. the distribution of the emotion vocabulary across morphosyntactic categories? 2. What are the lexical choices of Turkish EFL students for expressing emotions in L1 and L2? 3. What are the effects of structural and conceptual non-equivalences between L1 and L2 emotion words on the lexical choices of Turkish EFL students? 4. What are Turkish EFL students’ views about expressing negative and positive emotions in L1 and L2? The participants consisted of 30 Turkish EFL sophomore students studying at a state university in Istanbul, Turkey. Data were collected by means of the autobiographical narrative method in which the students typed up their happy (positive) and angry (negative) emotional experiences both in their L1 and L2, and the structured questionnaire of language preference (some parts were adapted from Paik, 2010) was conducted. The results showed that there were both quantitative and qualitative differences in the use of emotion vocabulary between L1 Turkish and L2 English narratives. First of all, English narratives were longer than Turkish narratives in terms of total number of word tokens due to structural differences between two languages. Secondly, the students produced significantly a higher number of emotion word tokens in Turkish narratives showing that they were more productive in their L1. However, the total lexical richness of emotion vocabulary, measured through type/ token ratio, was almost the same in Turkish and English corpus although the students produced a wider variety of emotion lemmas in Turkish narratives. Regarding the morphosyntactic distribution of emotion words, the students mostly preferred emotion verbs in Turkish corpus while they favored emotion adjectives in English corpus, which showed that they conformed to the native pattern of emotion word categorization in English. With respect to the lexical choices of the most preferred emotion vocabulary, the students used similar emotion lemmas and concepts in two languages, but with some morphosyntactic differences. Furthermore, structural and conceptual non-equivalences of emotion words between two languages occasionally led to instances of transfer errors from L1 to L2, borrowing, and avoidance of specific emotion words. Finally, the analysis of the structured questionnaire indicated that the students mostly preferred Turkish in reflecting both positive and negative emotions because they felt more competent while expressing their emotions in their native language. English was also preferred on occasions to express negative emotions especially while using taboo words that were more acceptable and accessible in L2 English as a detachment language. The study also generated important implications for L2 instruction, foreign language programs as well as teacher candidates and teacher education on emotional expression.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By