Publication:
Özel hukukta fikir ve sanat eserlerinin hukuki korunması

dc.contributor.advisorÖZTEK, Selçuk
dc.contributor.authorBilgehan, Ajda
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentÖzel Hukuk Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T14:57:36Z
dc.date.issued2001
dc.description.abstractEser üzerinde yaratıcılarının fikri hakka sahip oldukları çok zorlu aşamalar sonucunda kabul görmüştür. Türkiye'de 1951 tarihinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun yürürlüğe girmesiyle yasal düzenleme açısından çok önemli bir adım atılmış, ancak uygulama konusunda yeterli başarı sağlanamamıştır. Hukuki korumanın sağlanması için öncelikle Kanunda belirtilen anlamda bir eserin varlığı gereklidir. FSEK'e göre eserin, kanunda sayılan türlerden birine dahil olması ve sahibinin özelliğini taşıması şarttır. Eser üzerindeki haklar mali ve manevi haklar olmak üzere iki ana başlık altında belirlenmiş ve bu ana başlık altında haklar sayılmıştır. Fikir ve sanat eserlerinden kaynaklanan manevi ve mali haklar mutlak haklardır ve FSEK'in koruması altındadır. Kanununda eserden kaynaklanan mali ve manevi haklar hukuk ve ceza davalarıyla korunmuştur. Özel hukuk açısından korunmanın sağlanması hukuk davalarıyla gerçekleştirilmektedir. Hukuk davaları; eser sahipliğinin tespiti davası, tecavüzün ref-i davası, tecavüzün men-i davası, tazminat davası ve vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan davalardır. Kanunda hukuk davalarıyla ilgili hükümlerde, davaların niteliğini aşan taleplerde bulunma imkanı da tanınmıştır. Bu durum eser sahibinin veya hak sahibinin koruma olanaklarını artırmaktadır. Hukuk davalarından herhangi birisinin açılabilmesi için mali veya manevi haklara tecavüz edilmiş olması veya tecavüz tehlikesinin bulunması gerekir. Teknolojik gelişme çok hızlı yaşanmakta ve bu hızlı gelişim karşısında fikir ve sanat eserlerinden kaynaklanan hakların bireysel olarak korunması güçleşmekte ve hakların meslek birlikleri aracılığıyla takibi zorunluluğu karşımıza çıkmaktadır. Uluslararası alanda fikri hakların korunması aynı alanda tek bir meslek birliğiyle sağlanmaktadır. Ülkemizde ise kanunda yapılan değişiklik sonucunda aynı alanda birden fazla meslek birliği kurulabilmesine imkan tanınmıştır. Bu durum hakların korunmasını karmaşıklaştırmakta ve bazı noktalarda imkansızlaştırmaktadır. Hak takibi için meslek birliklerinin sadece kurulmuş olması yeterli değildir. Özel hukukta meslek birlikleri aracılığıyla hak takibinde başarı sağlanabilmesi için ispat şartlarının kolaylaştırılması ve meslek birlikleriyle ilgili yasal mevzuattaki çelişkili hükümlerin düzeltilmesi şarttır. Yasal mevzuattaki çelişkili hükümlerle ilgili değişiklikler yapılıncaya kadar, bu boşluğun yargı kararları ile giderilmesi gereklidir. Ancak, yargı kararlarında birliğin sağlanması ihtisas mahkemelerinin kurulması ile mümkün olabilir.
dc.description.abstractIt has been achieved after very hard levels of struggle that the creators have intellectual rights on their works. In Turkey, with the application of the rule reference number 5846 in 1951 the intellect and art works area, many important steps took place; but in the name of practice, there has not been enough success achieved. In order to have Legal Protection activated; first, there must be a work by means in law. According to FSEK; a work must be one of the sorts which are named in law and must carry the specifications of its creator. The rights related to the defined under two headlines which are financial and moral, and the relevant rights are classified under these titles. The rights, whick are based on financial and moral rights, are absolute rights and are in the protection coverage of FSEK. The rights that are derived from financial and moral rights are protected by law and retribution lawsuit. Due to the aspect of peculiar law, protection is maintained by legal cases. Legal cases; confirmation of ownership abrogation of violation, prevention of violation, indemnity act withiut attorneyship law suits. In law there ıs an opporturity, which is that it car be demanded over the core of the cases. Therefore, the protection apportumities of the owner of the work and the shoreholders increases. In order to bring out a sue; there must be a condition of violation on financial and moral rights or a danger of violation. Technological development is very fast and this rapid development makes the protection of the intellect and art works very hard. Therefore these works must be monitored and protected by society. On the other hand in our country, by some charges in law, there o a possibilityto hawe hore thas one society in the same action area. This thar one society in the same action area.This situation wakes the protection processcouplea and at some points it is impossible to protect any rights. For the society only To be fowded is not erougle to monitor rights, in özel hukuk, ın order to acquie succers ın monitoring the rights by society; the repuirement of the proof concept must be easier and the contradictive judicial seterces about the society in the relevant legislatians must be corrected. Until the relevant changes in legislations are obtuined; this qup must be filled by the decisions of judgement. But, the agreement on the decisions of judgement is possible oly if the courts for the supression of contraband are established..
dc.format.extentVIII,251y. ; 28 sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/6C/T0046961.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/207985
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectFİKİR VE SANAT ESERLERİ
dc.subjectHukuk
dc.subjectÖZEL HUKUK
dc.titleÖzel hukukta fikir ve sanat eserlerinin hukuki korunması
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections