Publication:
Fizik öğretmenliği lisans müfredatlarında matematik alan bilgisinin yıllara göre değişiminin incelenmesi

Loading...
Thumbnail Image

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Türkiye’de öğretmen yetiştirme konusu Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar sürekli gündemde olmuş ve öncelikli olarak niceliksel olarak öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla değişiklikler yapılmıştır. En önemli değişiklik ise 1981 yılında çıkarılan Yükseköğretim Kanunu (2547 Sayı ve 6 Kasım 1981) ve bunu tamamlayan Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (41 Sayı ve 20 Temmuz 1982 tarih) ile Türkiye’deki tüm yükseköğretim kurumlarının üniversitelere bağlanmasıdır. Böylece daha öncesinde Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumları da (İki yıllık eğitim enstitüleri ve 4 yıllık Yüksek Öğretmen Okulları) üniversitelere bağlanmışlardır. Bu süreçten sonra ilk kez 1983-1984 eğitim-öğretim yılında fizik öğretmenliği programı YÖK tarafından üniversitelere iletilmiştir. Öğretmen yetiştirmenin üniversitelere devrinden 15 yıl sonra 8 yıllık zorunlu eğitimin başladığı 1997 yılında YÖK tarafından eğitim fakülteleri de yeniden yapılandırılmış, eğitimin kalitesinin arttması için ortaöğretim öğretmenlik programlarının yüksek lisans düzeyine çekilmesi, yurtdışına lisansüstü eğitim için öğretim elemanı gönderilmesi ve staj uygulamaları için fakülte-okul işbirliğinin sağlanması gibi birçok önemli değişiklikler yapılmıştır. 1997 yılında yapılan geniş değişiklikten 8 yıl sonra uygulama sürecinde ortaya çıkan sorunlar çerçevesinde paydaşlardan gelen öneriler doğrultusunda 2006 yılında programlarda yine düzenlemeler yapılmıştır. 2014 yılında ortaöğretim öğretmenlik programlarının sürelerinin 4 yıla düşürülmesi nedeniyle yeni 4 yıllık programlar üniversiteler tarafından oluşturulmuştır. Ancak sadece 4 yıl sonra 2018 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri ve Öğretmen Strateji Belgesi (2017-2023) göz önünde bulundurularak tüm öğretmenlik programları YÖK tarafından yeniden güncellenmiş ve bu değişiklik sürecinde Bolonya Sürecine uyum sağlamak için seçmeli derslerin oranı %25’e çıkarılmıştır. Öğretmen yetiştirmenin fakültelere devrinden bu yana geçen 40 yıllık süreçte birçok kez programlar güncellenmiştir. Ancak bütün bu güncellemeler sürecinde farklı alanların bir araya getirilmesi üzerinde hiç durulmamıştır. Bu nedenle bazı dersler müfredatların güncellenmesinden olumsuz olarak etkilenmiştir. Bu süreçte en çok etkilen derslerden birisi de matematik dersidir. Matematik dersi fizik alanı için en önemli derslerden birisidir. Zira, fizik ve matematik her zaman güçlü bir şekilde ilişkilidir ve tarih boyunca birbirinden yararlanmış ve birlikte gelişmiştir. Matematik, fizik dersi için kolaylaştırıcı bir araç olarak görülmekte veya fiziği anlaşılır bir şekilde temsil eden bir iskelet görevini üstlenmektedir. Böylece matematik tarihsel süreçte fizik bilgisinin birincil itici gücüne dönüşmüştür.Ancak yalnız matematik fiziği yönlendirmekle kalmamış, fizik de matematiği yönlendirmiş ve fizikçiler matematiksel dili kullanarak onu geliştirmiştir. Bu iki disiplin arasındaki yakın ilişki bir yük veya bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Mevcut öğretmenlik programlarında her iki disiplinin anlayış olarak ayrı olarak ele alındığı ve aralarında düşük bilgi aktarımı olduğu görülmektedir. Ancak fizik öğretmeni adayları için temel matematiksel işlem becerisi yeterliliklerine sahip olmak her zaman önemlidir. Fen derslerindeki başarının önemli bir bileşeni temel matematiksel becerilere sahip olmaktır. Halbuki ilgili alan yazında fizik öğretmen adaylarının temel matematiksel becerilere sahip olamadığı bildirilmektedir. Bu amaçla bu çalışmada İstanbul’da bir devlet üniversitesinde fizik öğretmenliği lisans programındaki farklı yıllarda yürütülen müfredatlardaki matematik derslerinin dağılımı yıllara göre incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile yürütülmüştür. Elde edilen ilk sonuçlara göre matematik derslerinin ağırlığının yıllar geçtikçe azaldığı görülmüştür. Çalışma verilerinin analizi henüz tamamlanmış olup devam etmektedir. Elde edilecek nihai sonuçlar ve ilgili alaz yazın ışığında fizik öğretmenliği müfredatlarında matematik alan bilgisinin azalmasının etkisini giderek öneriler de bulunulacaktır. Böylece fizik öğretmen adaylarının mezun oluncaya kadar matematiksel işlem becerilerini kazanabilmeleri mümkün olabilecektir.

Description

Citation

SÜZÜK E., \"Fizik Öğretmenliği Lisans Müfredatlarında Matematik Alan Bilgisinin Yıllara Göre Değişiminin İncelenmesi\", VI. ULUSLARARASI ÖĞRETMEN EĞİTİMİ VE AKREDİTASYON KONGRESİ, 16 - 18 Haziran 2022, ss.82-83

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By