Publication:
Lizbon Antlaşması’ndan Bugüne AB Hukukunda Zorunlu Göç ve Kadın

Loading...
Thumbnail Image

Date

Authors

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

En basit şekliyle bir yer değiştirme edimini ifade eden göç kavramı bugünsıkça duyduğumuz ve uluslararası ilişkilerde önemli bir yere sahip birkavramdır. Bu yer değiştirme ediminin bir sınır geçmeyi ihtiva etmesiniaçıklayan uluslararası göç ve bu eylemin irade dışı sebeplerlegerçekleşmesi hali olan zorunlu göç ise günümüzün küresel siyasetinde veAvrupa Birliği (AB) politikalarında önemli bir yere sahiptir. NitekimBirleşmiş Milletler verilerine göre bugün dünya genelinde yaklaşık 66Milyon zorunlu göçmen bulunması ve bunun ancak takip edilebilen sayılaradayalı olduğu gerçeği, çarpıcı şekilde zorunlu göçün, devletlerinpolitikalardaki etkisinin nedenini gözler önüne sermektedir. Bugün sözüedilen bu zorunlu göçe maruz kalanların yarısından fazlasını ise kadınlaroluşturmaktadır. Oldukça bireysel bir deneyim olan göç yolculuğundakadın ve erkeklerin yaşadığı deneyimler birbirinden farklı olmakla birliktearaştırmalar, kadınların yaşadığı deneyimlerin çok daha yıpratıcı olduğunuortaya koymuştur. Yeri ve gelişimi bakımından aynı ölçüde eski bir tarihesahip ancak kavramsallaştırılması 1960 ila 1970’lerde ikinci dalgafeminizme dayanan toplumsal cinsiyet kavramı bu sebeple temelde bireyikonu edinen göç çalışmaları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Toplumsalcinsiyetin ana akımlaşması (gender-mainstreaming), bir diğer deyişle Birlikortak politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin gözetilmesi, bugün ABpolitikalarının önemli ilkelerindendir. Bu bilgilerden hareketle, buçalışmada Lizbon Antlaşması’ndan günümüze AB hukukunda zorunlu göçtetoplumsal cinsiyet bağlamında kadının yeri incelenecektir.
Migration is attracting a considerable level of attention which plays a significant role in International Relations. In a plain and simplest term, migration is referred as to as an act of relocation. International migration e.g. relocation that involves crossing of borders or forced migration e.g. involuntary displacement all play important roles in today’s global and EU politics. Indeed, the fact that there are approximately 66 million forced or displaced people in the world reveals why forced displacement has quite obvious impacts on states’ policies. Women constitute more than half of the forced or displaced population. Research shows that even though men and women experience varying issues throughout their migration journeys, the impacts of migration on females are considerably more detrimental when compared directly to the males’. Thus, Gender, which has a long running history in terms of its importance and development, has a significant place in the migration studies that focusses on individuals. Gender mainstreaming—which implies paying special regard to the equality of gender, is one of the main principles of the EU policies. This study therefore focuses on the position of women in the EU law with respect to the gender, especially since the Lisbon Treaty.

Description

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By