Publication: Belirsizlik azaltma aracı olarak facebook
Abstract
Giriş: Kişilerarası İletişim teorilerinden biri olan Belirsizlik Azaltma Teorisi (1975) Charles Berger
ve Richard Calabrese tarafından, kişilerin ilk tanışmalarında, birbirlerini tanımamalarından dolayı etkin olan
stres, kaygı ve endişe kaynağı hakkında öne sürülmüş bir teoridir. Berger ve Calabrese belirsizlik azaltma teorilerini belirli aksiyomlara dayandırır.
Teori açısından en temel aksiyomlar:
“1. Kişiler arasındaki sözlü iletişim arttıkça belirsizlikler azalacaktır ve belirsizlikler bir ilişkide azaldıkça
sözlü iletişim de artacaktır.
2. Sözsüz yakın anlamlılıklar arttıkça, belirsizlik düzeyi azalacaktır. Belirsizlik düzeyinin böylece azalmasıyla
bu anlamlılıklar da artacaktır.
3. Belirsizliklerin fazla olması, bilgi arayışının artmasına sebep olmaktadır. Belirsizlik derecesi düştükçe de
bilgi arayışı düşecektir.
4. Bir ilişkideki yüksek düzeydeki belirsizlik yakınlık derecesinin düşük olmasına sebep olacaktır. Belirsizlik
azaldıkça yakınlık düzeyi artacaktır.
5. Yüksek düzeyde belirsizlik, yüksek oranda karşılıklı münasebeti beraberinde getirir. Düşük düzeydeki belirsizlik ise düşük oranda karşılıklı münasebetle sonuçlanır.
6. Kişiler arasındaki farklılıklar belirsizliği artırıyorken, benzerlikler belirsizliği azaltır..
7. Belirsizliklerin yüksek olması beğenilerin/hoşlanmaların düşük olması ile sonuçlanır. Belirsizlikler azaldıkça beğenmeler/ hoşlanmalar artar.
8. İletişimde paylaşım arttıkça belirsizlikler azalır. Paylaşım azaldıkça belirsizlik artar.
9. Hedefin davranışı ne kadar sapkınlık/anormallik içerirse, belirsizlik oranı da o ölçüde artar.
10. Hedefin teşvik edici değeri arttıkça, kişinin belirsizlik derecesi düşer (Cushman ve Kovacic, 1995: 70) İletişim teknolojilerimim gelişmesiyle birlikte, online iletişim günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmiştir.
Haberleşmek ve bilgilenmek amaçlarının ötesinde, sosyal paylaşım ağları ile özel hayatlarımız, ilişkilerimiz de
online iletişim ile biçimlenmeye başlamıştır. Bu biçimlenme sürecinde teorinin bahsetmiş olduğu etkileşimli
(interactive), aktif ve pasif geleneksel bilgi arama yollarına ek olarak extracttive (çıkarılabilir) bilgi arama yolu
öne sürülmüştür (Carr& Walther, 2014: 923). Extractive bilgi arama yolu olarak kullanılan Facebook, Linkedin gibi sosyal paylaşım siteleri kullanıcılara, «demografik bilgiler, kişisel inançlar, takvimler ve olaylar hakkında, kişinin yakınları ve fotoğrafları hakkında da birçok bilgi sunmaktadır (Carr& Walther, 2014: 923)». Utz
(2010) çalışmasında, internette oluşturulan profillerin aynı zamanda bir izlenim oluşturma amacına da hizmet
ettiğini dile getirmiştir. Kapsam: Çalışma kapsamında, online iletişimde belirsizliklerin azaltılmasına yönelik
yöntemler ve bunların etkinliği ele alınacaktır. Bu bağlamda Facebook sosyal paylaşım ağı ele alınacaktır.
Yöntem: Çalışmada, metodoloji olarak sistematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Sınırlılıklar: Belirsizlikleri
azaltma teorisinin online iletişim alanında yapılan çalışmalarda yetersizliği söz konusudur. Teoriye dayalı
yapılan çalışmalar çoğunlukla yabancı literatürde yer almaktadır. Amaç: Alandaki çalışmaların yetersizliği
sebebiyle, bu çalışmanın alanda yapılacak çalışmalar için bir başlangıç kaynağı teşkil etmesi umulmaktadır.
Bulgular: Araştırma sonucunda görülmüştür ki, online iletişimde kişiler kendileri hakkında daha önemli, riskli
ve şahsi bilgilerini paylaştıkça, iletişimleri gelişmektedir. Etkileşimlerinin genişliği ve derinliği ne kadar artarsa, ilişkileri de o denli kuvvetli olmaktadır. Kişisel ifşa (self-disclosure) ve yakınlık (intimacy) derecesini
artıran bu paylaşımlar konu başlıklarının çeşitlenmesi ile ortaya çıkmaktadır. Yani kişilerin konuştukları konular ne kadar fazla ise, hem birbirlerinin görüşlerine dair daha fazla bilgi sahibi olarak birbirleri hakkındaki
belirsizlikler ortadan kalkmakta hem de ilişkileri güçlenmektedir. Kullanılan ifadeler, smileys’lar gibi kodların
yanı sıra, kişilerin kendi aralarında, kendilerine has olarak geliştirdikleri yollar da ilişkinin derecesini kuvvetlendirmektedir. Buradan hareketle kişiler bir ilişkinin ilerde de devam etmesi yönünde bir düşünceye sahip
olurlar ve aralarında bir tür bağlılık (commitment) ortaya çıkar. Aynı zamanda birbirleri hakkında gittikçe artan
bilgileri doğrultusunda, kişiler arasındaki belirsizlikler azalır ve birbirilerini anlama dolayısıyla da karşı tarafın
nasıl davranacağına dair tahmin edebilme dereceleri de artar. Bu sayede, karşılıklı bağlılıklar sadakate dönüşür
ve kişiler online iletişimlerini gerçek hayata da taşırlar. Araştırma sonucunda, bilgisayara bağlı olarak beliren
kısıtlar ve zorlukların aşılabileceği ve tıpkı gerçek hayattaki ilişkilerde olduğu gibi online iletişimin de başladığı yerde durmayıp geliştirilebildiği ortaya çıkarılmıştır. İşe alım süreçlerinde ise, edinilen negatif bilgilerin
sanıldığı kadar etkili olmadığını fakat pozitif bilgilerin bir değerlendirme yapmada ve de tahminde bulunmada
etkisinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. İşverenler açısından da pozitif yönde bilgi edindikleri kişiler, işe almada daha güvenilir ve daha az riskli görülmektedir.
Description
Keywords
Citation
TÜZÜN S., \"BELİRSİZLİK AZALTMA ARACI OLARAK FACEBOOK\", 2. ULUSLARARASI İLETİŞİM, EDEBİYAT, MÜZİK VE SANAT ÇALIŞMALARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR KONGRESİ, Kocaeli, Türkiye, 26 - 27 Ekim 2017, ss.125-126
