Publication:
Peçevi tarihi (355b-364b, zeyl 365a-393a metin, dizin, özel adlar sözlüğü)

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

ÖNSÖZ Tarih kelimesi Arapça “era«a” kelimesinden türemiş olup, zamanı belirlemek anlamındadır. Tarih ilmiyle uğraştığımızda kendimizi geçmiş ve gelecek adını verdiğimiz karşılıklı iki büyük aynanın ortasında buluruz ve karşılıklı aynalar içinde, bir kitabın sayfaları gibi, iç içe geçmiş yüzlerce ayna birbirini tekrar eder durur. Yönümüzü geçmişin aynasına çevirip gidebildiğimiz kadar ileri gidip, iç içe geçmiş tozlu aynalardan her birini berraklaştırdığımız ölçüde, simetrik olarak geleceğimize de ışık tutmuş olmaz mıyız ? Geçmişteki her iz gelecekte aynen yansımaz mı ? Geçmişi bildiğimiz ölçüde gelecekten haberdar olmaz mıyız ? Bunu yaparken beşere ait unsurları bir tarafta bırakıp, varlığımızı aynaların ortasından kaldırıp, olaylara ve şahıslara, bir üçüncü boyuttan baktığımızda belki de geçmiş, şimdiki hâl, gelecek adını verdiğimiz zamanın aslında tek bir an, aynı parçalanamaz bütünlüğün içinde olduğunu göremez miyiz ? Tarihî olayları alt alta yazmakla tarih denilen ilim ortaya çıkarılamaz. Tarih zaman içinde gelişen sosyo-kültürel olayların bütünüdür. Bir sonraki olayı anlamak için bir önceki olayın tahlili gerekir; bir önceki olayın tahlili de bir sonrakilerde yatmaktadır. Hafızası olmayan bir insanın, yaşamındaki güçlükleri tahmin etmek zor olmasa gerek. Yaşamını kolaylaştırması için her anını ona hatırlatacak binlerce nota ihtiyaç duyması ne kadar acı olmalı. Aynı şekilde milletlerin, devletlerin de hafızası vardır ve bu hafıza bir insanın ihtiyaç duyduğunun çok ötesindedir. Milletlerin hafızası ise tarih eserleridir. Kaldı ki en silik yazı en keskin hafıza karşısında ne kadar kararlıdır. Bizi şüphenin huzursuzluğundan, kesinliğin rahatına ulaştırır. Tarihî belgeler bu yüzden birinci elden kaynaklardır. Onlara dayanmadan yazılan yazılar ise tarih değil, haberciliktir. 600 yıllık zamanda 20 milyon km2lik bir alana sahip 200 milyonun üzerinde arşive sahip Osmanlı devleti; Arnold J. Toynbee’nin ifadesiyle “bitmiş bir medeniyet değil, durdurulmuş bir medeniyettir.” Bu yüzden hakkında yazılacak araştırılacak pek çok konu var. Biz de güzide tarih eserlerimizden olan Peçevî tarihi üzerinde çalışmayı tercih ettik, çünkü eser birinci kaynaktan ilmî bir şekilde ortaya koyulmamıştı. Tenkitli neşri ise maalesef yapılamamıştı, bu bilinçle hafızamızın silik veya kopuk parçalarını tamir etmeye ve diğer araştırmacıların dikkatine sunmaya çalıştık. Bu vesileyle kültür ve medeniyet tarihimize katkıda bulanan Peçevî İbrahim Efendi ve onun bu mirasını taşımaya çalışan Belgradlı Mustafa b. Ahmet’i saygıyla anmak yerinde olur sanırım. Peçevî Tarihi’nin yazarı Peçevî İbrahim, Macaristan’ın Pecs (Peçuy) şehrinde doğduğu için ona “Peçevî” ismi verilmiştir. Bazı kaynaklarda “Peçuyi” olarak da geçmesine rağmen, daha yaygın olduğu için biz “Peçevî” (ﻯﻭﭼﭙ) ismini kullanmayı tercih ettik. Peçevî Tarihi’nin, ele aldığımız üç nüshasının tespit edilmesi aşamasında, müellif nüshası olma ihtimali yüksek olan nüshaları seçmeye gayret gösterdik. Bu seçimi yaparken yıpranmamış ve sayfaları tam olan nüshalar arasından seçim yapmaya özen gösterdik. Bu çalışmada, A adını verdiğimiz ve ana nüsha olarak kabul ettiğimiz Bağdat Köşkü 206 numaralı nüshanın 355b-364b ve zeyl olarak 365a-393a arasındaki kısmın transkribe edilmiş metni ile, bu nüshanın B (Revan Köşkü no:1115) nüshasına göre tenkitli neşri yer almaktadır ve C (Veliyüddin Efendi no: 2353) nüshasında farklılıkların çok olması, özellikle A nüshasındaki zeylin bir özeti gibi olması metnin çok büyük bir kısmını dipnot olarak göstermemizi gerektirecekti bunu tercih etmek yerine metnin bütününe hakim olunması açısından C kodu verdiğimiz bu nüshanın ayrı bir transkripsiyonlu metni ortaya konmuştur. Çalışmamız, giriş, metin, dizin ve tıpkı basım olmak üzere dört ana bölüme ayrılmıştır. Giriş bölümünde eserin muhtevasına tezin kapsamına ve hazırlanma aşamasında izlenen yöntemlere değinilmiştir. Metin kısmından sonra, metindeki bütün kelimelerin dizini ve özel adlar sözlüğü hazırlanmış ve teze eklenmiştir. Çalışmamızda son olarak üzerinde çalışılan nüshaların tıpkı basımları yer almaktadır. Yoğun bir çalışma döneminden sonra oluşturduğumuz bu tezin, araştırmacılara ve ilgili kurumlara akademik anlamda fayda sağlamasını temenni ederiz. Bu tezi seçmemi sağlayan; her konudaki desteği, hoşgörüsü ve güler yüzüyle insanı içten içe aydınlatan, danışman hocam Prof. Dr. Emine GÜRSOY NASKALİ’ye, dizindeki sorunları aşmamızı sağlayan hocam Doç. Dr. Ceval KAYA’ya, kısıtlı zamanlarında bile sorularıma cevap veren hocam Prof. Dr. Gülden SAĞOL’a, hadisler konusunda yardımcı olan Prof. Dr. Nebi BOZKURT’a, bu konu üzerine çalışan kendi bilgi ve tecrübelerini aktaran Mustafa ÖZBAL’a ve Kadir AKILLI’ya, bilgisayar öğretmeni arkadaşım Mustafa AZMAN’a, üzerimde emeği olan tüm hocalarıma, feragatin ve sabrın ayrıca bir tez konusu olduğunu hatırlatan; babama, kardeşime ve muhterem annem Kezban ŞİMŞEK’e her daim müteşekkirim.
The thesis that has been prepared about Peçevî History, consists of seven parts that are introduction, spelling properties, the main text, includings, index of proper nouns , conclusion and facsimile. The first part of the thesis includes, a very short information about the book, the preparetion aim of the thesis and its content. The method that was followed at the preparation stage, has also been explained in the first part. In the second part of the thesis; spelling properties are mentioned without focusing on details. In this study, the main handscripts named “A” , (Baghdat Kiosk number 206) whose parts between 355b- 364b and additionally (zeyl) 365a-393a have been transcribed and the edition critic of this handscripts has also been given compared to handscripts “B” ( Revan Kiosk number : 1115 ) Since there are so many differences in handscripts “C”, it is particularly just like the summary of the appendix (zeyl) in handscripts “A” , I would have given almost the whole text as footnotes. Instead of this , I preferred giving transcribed text that is named handscripts C so that the readers should get the whole text. In the fourth part of the thesis; the index of all the words, including the proper nouns, used in the text have been prepared. All the words prepared in this index, have explained. In the fifth part of the thesis, glossary of the proper nouns has been prepared, following it,conclusion part has been appended. At the end of the thesis. The facsimiles of all three handscripts have been appended.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By