Publication: Patern tanıma reseptörleri ile CD8+ supresör T hücre düzenlenmesi
Abstract
Patern Tanıma Reseptörleri ile CD8+ Supresör T Hücre Düzenlenmesi CD8+CD28- T hücreleri, baskılayıcı özelliği en iyi tanımlanmış CD8+ supresör T hücre (Ts) alt grubudur. Doğal immün sistemin reseptörleri toll benzeri reseptörler (TLR), T hücreleri tarafından da eksprese edilmektedir. Çalışmamızda, CD8+CD28- Ts’nin fenotipik özellikleri ve baskılayıcı mekanizmalarını incelemenin yanı sıra TLR’lerin bu hücrelerin baskılayıcı işlevlerini düzenlemedeki rollerini incelemeyi amaçladık. Bu amaçla, CD8+CD28- Ts ve CD8+CD28+ efektör T hücrelerinde (Tef) HLA-DR, CD56 ve perforin ekspresyonları akım sitometri ile analiz edildi. Fitohemaglutinin (PHA) ile kültür edilen CD8+ T hücrelerinde uyarım öncesinde, 24 ve 72 saat uyarım sonrasında TLR ekspresyon kinetikleri incelendi. Manyetik boncuklar ile izole edilen Ts, TLR agonistleri ile uyarılarak CD4+ T hücrelerinin proliferasyonlarına etkileri 5-etinil-2´-deoksiüridin (EdU) ile incelendi. Bu hücrelerin salgıladıkları baskılayıcı sitokinler IL-10 ve TGF-β, ELIZA yöntemi ile tayin edildi. CD8+CD28- Ts’de HLA-DR, CD56 ve perforin ekspresyonları Tef’e oranla yüksek bulundu. CD8+CD28-CD56+ ve CD8+CD28-HLA-DR+ olmak üzere iki farklı populasyonun bulunduğu gözlemlendi. Ts’lerin PHA uyarımı sonucunda TLR ekspresyonlarının artışının, Tef’lere oranla daha az olduğunu bulundu. Ts’lerin CD4+ T hücrelerinin proliferasyonlarını baskıladıklarını ve TGF-β salınımlarının yüksek olduğu görüldü. TLR1/ TLR2 ve TLR3 agonistlerinin, bu hücrelerin baskılayıcı kapasitelerini bozduğu gözlemlendi. TLR4 uyarımının Ts’nin baskılayıcı işlevini etkilemediği bulundu. TLR1/ TLR2 uyarımı sonucunda, Ts’lerin ürettiği TGF-β seviyelerinde bir değişim gözlenmedi. Ancak, TLR3 ve TLR4 agonistleri ile uyarım sonucunda, TGF-β üretiminin azaldığı gözlemlendi. Çalışmamızda, CD8+CD28- Ts’nin, CD4+ T hücrelerini TGF-β aracılığı ile baskıladıkları ancak bu baskılamanın TLR agonistleri ile uyarı sonrasında bozulduğu gösterilmiştir. Özellikle, TLR3 uyarımı gibi güçlü bir uyarımla karşılaştıklarında baskılama özelliklerinin kaybolması, efektör hücre olma yolunda plastisite göstererek immün savunmaya katkıda bulunduklarının bir kanıtıdır. Regulation of CD8+ Suppressor T cells with Pattern Recognition Receptors The suppressive effects of CD8+CD28- T cells on the proliferation of T helper cells have been demonstrated. Although toll like receptors (TLRs) are potent activators of innate immune response, it has recently been shown that they are also expressed on T cells. We aimed to identify the phenotypic and functional characteristics of CD8+CD28- suppressive T cells (Ts) and how their functions are regulated by TLRs. Expressions of CD56, HLA-DR and perforin levels were analyzed. TLR expression kinetics of CD8+ cells were examined before and after stimulation with phytohemagglutinin (PHA). Magnetically isolated Ts were stimulated with TLR agonists and their suppressive capacity was investigated by using 5-ethynyl-2'-deoxyuridine (EDU). Suppressive cytokines IL-10 and TGF-β were analyzed with ELISA. HLA-DR, CD56 and perforin expressions were found higher on Ts compared to Tef. Among the Ts, two distinct populations, CD8+CD28-CD56+ and CD8+CD28-HLA-DR+, were identified. TLR expressions of Ts after PHA stimulation were found lower compared to the TLR expressions on Tef. We also demonstrated that these cells indeed suppress the proliferation of CD4 T cells and secrete high levels of TGF-β. TLR1/ TLR2 and TLR3 agonists inhibited the suppressive function of Ts but TLR4 stimulation did not affect their function. Although we did not find any difference in the levels of TGF-β secretion after TLR1/ TLR2 stimulation, TGF-β levels were reduced after TLR3 and TLR4 stimulations. We demonstrated that CD8+CD28- Ts suppress the CD4+ T cells via TGF-β. However, this suppression can be inverted by TLR stimulation. When CD8+CD28- Ts encounter a strong stimulation like TLR3 stimulation, they lose their suppressive capacity and their plasticity enables them to differentiate into effector cells in order to sustain immune defense.
