Publication: Pervane Beg: Mecmu’atü’n-Neza’ir (464b-488a)
Abstract
Klasik Türk Edebiyatı, Türklerin İslâmiyet'i kabul etmelerinden uzun bir süre sonra İslâm medeniyetinin etkisinde ortaya çıkmış bir edebiyattır. Eski Türk Edebiyatı, Dîvân Edebiyatı, Yüksek Zümre Edebiyatı, Saray Edebiyatı, Gazel Edebiyatı, Enderun Edebiyatı gibi isimler alan bu edebiyat, yüzyıllardan beri varlığını devam ettire gelmiştir. Sanılanın aksine son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla, sosyal ve gerçek hayatla iç içe olduğu belirgin bir şekilde ortaya konulmuştur. Bilimde ön yargı olamaz. İnceleme ve araştırmalar bu prensibe göre yapılınca Klasik Edebiyatımızın halktan kopuk ve yabancı kökenli bir edebiyat olduğu düşüncesi geçerliliğini yitirmiştir. Tarih boyunca değişik medeniyetlere kılavuzluk edenler o medeniyetlerin sanatkârları olmuşlardır. Sanatkârlar, topluma ışık tutan, onların gerçeklerini yansıtan üstün vasıflı insanlardır. Klasik Türk Edebiyatının şâirleri de müthiş bir zeka, sanatkarlık kudreti ve hayal gücüyle şiir yazmışlar, bazen aşktan, bazen tabiattaki güzelliklerden, bazen de toplumsal bir gerçekten hareket ederek, dantel gibi örülmüş eserler meydana getirmişlerdir. Bilhassa Osmanlı toplumunda büyük gelişme göstermiş olan Klasik Türk Edebiyatında yazılmış olan şiirler, büyük bir bilgi birikimi sonucunda ortaya çıkmış ve toplumun her kesiminde pek çok insanın beğenisini ve ilgisini kazanmıştır. Elbette ki bunda söz ustalarının yani şâirlerin emeği çok büyüktür. Bir çoğu aynı zamanda birer ilim adamı, hattat, mûsikişinas vb. gibi sanatkar olan Dîvân şâirleri, ilim, sanat ve kültür malzemesi bakımından zengin eserler vücûda getirmişlerdir. Bu şâirlerden bir kısmı devrinde üstâd olarak şöhret bulurken, bir kısmı bu üstadların gölgesinde kalarak ikinci veya üçüncü derecede şâirler olarak değerlendirilmişlerdir. Kimi şâirlerin, üstâd şâirlerinkine benzer şiirler yazabilme gayretleri ve büyük şâirlerin birbirlerine yazdıkları şiirler nazîre türünün başlamasına ve gelişmesine olanak sağlamıştır. Aynı zamanda usta-çırak geleneği içerisinde yazılan bu nazîreler gençlerin bu alanda yetişmesi için bir mektep olmuştur. Bir şâirin şiirine, vezin, kâfiye, redif ve anlamca başka bir şiir söylemeye nazîre denir. Nazîre yazma ayrı bir kabiliyet ve bilgi gerektirir. Buna rağmen nazîre yazımı zamanla daha da gelişmiş ve çoğalmıştır. Bu da nazîre mecmûalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Beğenilen bir şiire onlarca nazîre söylenmiştir. Nazîreler değişik adlar taşıyan nazîre mecmûalarında toplanmıştır. Nazîre mecmûaları bilhassa dîvânı bulunmayan şâirlerin şiirlerinin bize ulaşmasını sağlayan önemli kaynaklar olarak karşımıza çıkmıştır. Bunun yanında nazîre mecmûaları dîvân sahibi şâirlerin dîvânında bulunmayan birçok şiirini de zaptederek bize ulaşmasını sağlamıştır. Bugünkü bilgilerimizle ilk nazîre mecmûası Hicri 840, miladî 1437'de Ömer bin Mezîd tarafından derlenmiş olan, 84 şâirin 397 şiirini içine alan Mecmû'atü'n-nezâ'ir dir. Ömer bin Mezîd'in mecmuasından sonra yazılan bir diğer mecmûa Eğridirli Hacı Kemâl'in 1512'de yazdığı Câmiü'n-nezâirdir. Bu mecmûada 266 şâire ait nazîreler vardır. Bu eser Beyazıt Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Yine aynı asırda yazılan bir başka nazîre mecmûası ise Edirneli Nazmî'nin, 243 şâirin 3356 şiirine yer verdiği Mecmûau'n-nezâirdir. Bütün bu nazîre mecmûalarından sonra üzerinde çalıştığımız M.1560 yılında Pervâne bin Abdullah tarafından tertip edilen Mecmu'âtü'n-nezâir gelmektedir. Bu mecmûada, 627 varakta toplanmış 525 şâirin 7360 nazîresi yer almaktadır. Kânunî Sultan Süleyman'a sunulan eserin tek nüshası Topkapı Sarayı'nın Bağdat Köşkü kütüphanesinde B.406 numaraya kayıtlıdır. Eser, oldukça hacimli olup Eski Anadolu Türkçesi'nin dil husûsiyetlerini yansıtmaktadır. 16. YY' da Mecmû'atü'n-nezâir adıyla yazılmış olan Pervâne Bey mecmûası üzerinde birçok yüksek lisans çalışması yapılmıştır. Pervâne Bey mecmûasının çalıştığımız bu bölümü yazma nüshamızda464b-488a sayfaları arasındaki 24 varaklık kısmı kapsamaktadır. Bu kısımda 135 şâire ait, 141'i çerçeve içinde 164'ü çerçeve dışında olmak üzere toplam 305 gazel bulunmaktadır. Bu sayıya dahil olan gazellerden biri tamamlanmamıştır. Ayrıca nüshamızda, gazeller dışında 2 müfred ve 1 kıt'a bulunmaktadır. Bunları dîvân formatına uygunluk açısından gazellerin sonuna aldık ve yazma nüshadaki varak numaralarını gösterdik. Gazellerin sıralamasında kendine nazîre yazılan gazelin numarası, ona yazılan nazîrelerin sayısını gösteren numara ve sayfa numarası olmak üzere 3 farklı numaralandırma şekli uyguladık. İlk numara kendisine nazîre yazılan gazelin sayısını, slaçtan sonraki numara, ona yazılan nazîrelerin sayısını, bu sayının üzerindeki küçük puntolu rakam da gazellerin toplam sayısını göstermektedir. Nüshamızda dîvânı yeni harflerle yayınlanmış olan 20 şâir bulunmaktadır. Matbû dîvânı bulunan şairler: Ahmed Paşa, Bâkî, Behiştî, Çâkerî, Figânî, Hayâlî Beg, Hayretî, Helâkî, Karamanlı Nizâmî, Mesîhî, Muhibbî, Nazmî, Necâtî Beg, Şeyhî, Tâcî-zâde Ca'fer Çelebi, Usûlî, Üsküplü İshâk Çelebi, Vasfî, Yahyâ Bey ve Zâtî'dir. Bu şâirlerin, üzerinde çalıştığımız nüshada yer alan şiirleri matbû dîvânlarındaki şiirleri ile karşılaştırılmış ve nüsha farklılıkları dipnotlarda belirtilmiştir. Bu yapılırken gazelin bütünlüğünün sağlanması amacıyla matbû dîvânda bulunup, nüshamızda bulunmayan beyitler metne dahil edilmiştir. Gazellerin karşılaştırılmasında matbû dîvândaki veya nüshamızdaki, anlamca metne uygun ve hatasız olan yazım tercih edilmiştir. Nüshamızdaki farklar, başlıklar, karşılaştırılan matbû dîvânların künyeleri, mecmûa ile dîvân arasındaki nüsha farkları, dipnotta belirtilmiştir. Mecmûa'da bulunmayan başlık, kafiye, redif vb. gibi tarafımızdan yapılan zarurî ilaveler, köşeli parantez içerisinde gösterilmiştir. Karşılaştırılan dîvânların bibliyografik künyeleri bibliyografya kısmında alfabetik olarak verilmiştir. Dipnotlarda da bibliyografik künyeye ulaşılacak bilgi yer almıştır. Mecmua of Nazires of Pervâne b. Abdullah which was arranged in 1560 as 627 sheets presented to Süleyman I. is one at the most important mecmuas. İt contains 7360 ghazels of 625 poets. It's recorded with number 406 in Topkapı Palace Library's Baghdad Catalogue. İn this thesis the ghazels between page 464b-488a of book mentioned above are transcribed. In these pages there are 305 poets. There are 135 poets which wrote ghazels or nazires. The index, the list of nazires, list of ghazels and the bibliographia contains the source works and divans are prepared. İn this book the features of language of 16th century. It's also important. İn this book which was writtwn with nesih short information about poets are found. The ghazels are compared with the ghazels in the published divans. The true one of the same ghazels in meter and meaning are taken into text. The differences are determined in published divans are added to the ghazels and determined in footnotes.
