Publication:
Ceza muhakemesinde hukuka aykırı deliller

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Modern devlet anlayışı ile birlikte hukuk devleti ilkesinin gelişimi sayesinde yargı ve yargılama hukukuna ilişkin hak ve ilkeler de yeniden şekillenmiştir. Hukuk devleti, her şeyden önce vahşi demokrasiyi sınırlandıran ve güç odakları karşısında bireyin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan bir güvenceler sistemidir. Hukuk devleti anlayışının yerine getirilmesinin güvencesi olan yargı erkinin en temel görevi, temel hak ve özgürlükleri korumaktır. Günümüzde insan haklarının güvence altına alınması ve korunması iç hukuku aşan ve uluslar arası seviyede koruma gerektiren bir hal almıştır. Bu bağlamda insan haklarının hem içeriği hem de korunması yöntemleri bakımından bir takım uluslar arası normlar oluşmuştur ve halen de oluşmaya devam etmektedir. T.C. Anayasası'nın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti toplumunun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. hükmünü taşımaktadır. Görüldüğü üzere bu maddede devletin adalet anlayışı içinde bir hukuk devleti olduğu benimsenmiştir. Hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa'nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bilindiği gibi hukuk devleti üç sütun üzerine kuruludur. Bunlardan birincisi insan haklarının gerçekleştirilmesi, ikincisi, adaletin sağlanması ve nihayet üçüncüsü de; toplumsal barış ve kamu düzenin temin edilmesidir. O halde insan hakları ve adaletin yanında ülkesinde, kamu düzenini ve toplumsal barışı sağlamak her hukuk devletinin varlık sebebidir. Ceza verme hakkının esasını, adaletle sınırlandırılmış toplumsal yarar düşüncesi oluşturur. Bunun doğal sonucu olarak da, bir düzenlemeye giderken yasa koyucu kamu yararını en az kişi yararı kadar düşünmek durumundadır. Kamu yararının takdiri ise Yasama Organının yetkisindedir. Ne var ki yasakoyucu kamu yararı düşüncesiyle eylemlere dilediği miktarda ceza saptayamayacağı gibi, kişinin temel hak ve özgürlüklerini demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olarak sınırlayamaz. Yasa koyucunun ceza saptamadaki yetkisinin sınırını “hukuk devleti ilkesi” oluşturur. Anayasa’da belirli konuları düzenleyen genel kurallar yanında, özel kurallara da yer verilmiştir. Bir konu özel kurallarla düzenlenmemişse, sorunların çözümünde genel kurallar uygulanır. Ancak, o konuda özel düzenlemeler varsa artık genel kurallara başvurulmaz. Anayasa kuralları etki ve değer bakımından eşit olup, hangi nedenle olursa olsun birinin ötekine üstün tutulmasına olanak bulunmadığından, bunların bir arada ve hukukun genel kuralları gözönünde tutularak uygulanmaları zorunludur . Uluslararası belgelerde, kişilerin mahkemeler önünde davacı ve davalı olarak hak arama hürriyetlerini kullanmaları bakımından geçerli olan en temel hak ve ilkeler konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu metinlerde belirlenen bu hak ve ilkeler, adil yargılanma hakkının temel unsurları olarak karşımıza çıkmış ve ülkemiz açısından da anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır. 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Anayasa’nın bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kanunun, 15. maddesinde “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez” hükmünü 1982 Anayasasının 38. maddesine 8. fıkra olarak yerleşmiştir . Türk Anayasa koyucusu madde gerekçesinde de belirtildiği gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyum gereği böyle bir hükmü Anayasaya koymuştur. Bu açıklamalarımız ışığı altında, hukuka aykırılığın genel bir kavram olduğu, ancak hukuk düzenine aykırı her türlü aykırılığın değerlendirme yasağı getirmesinin kabulü halinde, suçlulukla mücadele edilemeyeceği, kavramın “kanun” ya da “pozitif hukuk” şeklinde anlaşılması yönündeki görüşleri doğru bulmuyorum. Hukuka aykırılık ve kanuna aykırılık kavramları birbirlerine karıştırılamaz. Zira kullanılan kavram ispat yasakları da olsa, hukuka aykırı deliller de olsa, bununla anlatılmak istenen şey, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin yargılamada kullanılmamasıdır. Bu konuda suç teşkil eden aykırılıkların değerlendirme yasağına tabi olması, suç teşkil etmeyenlerin değerlendirmeye alınabileceği şeklinde bir ayırım yapılamaz. Diğer taraftan “hukuka aykırılık” kavramı sadece anayasada ya da kanunlarda belirlenen haklarla sınırlı tutulamaz. “İnsan hakları” kavramı kanunlar ve anayasalar üstü evrensel ilkeler de yerini bulmaktadır. Kanun koyucunun hukukun evrensel ilkelerine uygun kanun yapma yükümlülüğünü ihlal ederek, insan haklarını çiğneyecek şekilde düzenlemeler yapması durumunda, sırf kanuna ya da anayasaya uygun olmasından hareket edilerek, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu kabul etmek ve elde edilen delilin yargılamada kullanılması kabul edilemez. Sonuç olarak, bizim katıldığımız görüşe göre, Anayasa’mızın ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun düzenlemelerine göre delil yasakları için şu sonuçlar çıkarılabilir : “Anayasa’daki düzenleme sadece ceza yargılamasında değil, bütün yargılamalar açısından geçerli olacak, hatta disiplin soruşturmaları da bu kurallara tabi olacaktır. 1412 Sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’ndaki kural sadece soruşturma ve kovuşturma makamlarını bağlarken, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunundaki düzenleme ile özel kişilerin elde ettiği hukuka aykırı delillerin de kullanılmasına imkan vermemektedir. Ancak özel kişilerce tesadüfen elde edilen deliller açısından bu yasak geçerli olmayıp, aktif olarak bunlar tarafından hukuka aykırı olarak toplanan deliller açısından bu yasak söz konusudur. Kanunumuz “hukuka aykırılık” kavramını kullandığından, sadece kanuna değil, hukuka aykırı, yani özellikle evrensel hukuk normlarına aykırı deliller de kullanılamayacaktır, 1412 Sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu, kanuna aykırı delilin hükme esas alınmasını engellerken, kamu davasının açılmasına, tutuklamaya vs. esas alınmasına engel teşkil etmiyordu. Ancak 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında, bu deliller hiçbir şekilde kullanılmayacaktır. Hukuka aykırı delilin dosyaya girmesine esasen ilke olarak yeni düzenlemeler imkân vermemektedir, delil yasaklarının uzak etkisi bakımından da, zehirli ağacın meyvelerinin de zehirli olduğu söylenmelidir”.
2 KISALTMALAR CETVELİ 8 GİRİŞ 10 CEZA MUHAKEMESİNDE DELİL I. CEZA MUHAKEMESİ, DELİL VE İSPAT KAVRAMLARI 14 II. İSPATIN ÖNEMİ 18 III. DELİLİN TANIMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 23 1. Genel Olarak Delilin Tanımı 23 2. Deliller 28 a. Delillerin Özellikleri 28 b. Delil Türleri 31 aa. Genel Olarak 31 bb. Beyan Delileri 33 cc.Sanık Beyanı 35 dd.Tanık Beyanı 35 c. Belge Delilleri 35 aa. Yazılı Belgeler 36 aaa. Adi bilgi bildirilen yazılı belgeler 37 bbb. Aksi (hilafi) sabit oluncaya kadar geçerli olan yazılı belgeler 37 ccc. Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan yazılı belgeler 37 bb. Şekil Tesbit Eden Belgeler 37 cc. Görüntü ve/ veya Ses Tesbit Eden Belgeler 38 d. Belirti Delilleri 38 aa. Tabii Belirti 39 bb. Sun’i Belirti 39 4 İKİNCİ BÖLÜM KİŞİNİN HAYAT ALANLARI VE BU HAYAT ALANLARINA MÜDAHALE HALİNDE İHLAL EDİLEN TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER I. KİŞİNİN HAYAT ALANLARI 40 1. Kişinin Ortak Hayat Alanı 41 2. Kişinin Özel Hayatı Alanı 42 3. Kişinin Gizli Hayat Alanı 42 II. İHLAL EDİLEN TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER 48 1. Genel Olarak 48 2. Özel Hayatın Gizliliği Hakkı 50 a. Türk Hukukunda Özel Hayatın Gizliliği 53 aa. İslam ve Osmanlı Hukukunda Düzenlenişi 53 bb. Anayasalarda Özel Hayatın Gizliliği 54 aaa. 1924 Teşkilat-I Esasiye Kanununda Özel Hayatın Gizliliği 54 bbb. 1961 Anayasasında Özel Hayatın Gizliliği 54 ccc. 1982 Anayasasında Özel Hayatın Gizliliği 57 3. Haberleşme Hürriyeti 59 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM CEZA MUHAKEMESİNDE YASAK DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDEKİ YAKLAŞIMLAR VE ADİL YARGILANMA HAKKI I. USULSÜZ ULAŞILAN DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDEKİ YAKLAŞIMLAR 61 1. Kesin Kabul Yaklaşımı 63 2. Kesin Red Yaklaşımı 66 3. Esnek Yaklaşım 70 4. Değerlendirme 72 II. ADİL YARGILANMA HAKKI 78 5 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM DELİLLERİN SERBESTÇE DEĞERLENDİRİLMESİ VE CEZA MUHAKEMESİNDE YASAK DELİL KAVRAMI I.DELİLLERİN SERBESTÇE DEĞERLENDİRİLMESİ 87 1. Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesi 87 a. Delil Serbestîsi Kavramı 87 b. Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesinin Sınırları 97 aa. Delillerin Tüketici Şekilde Değerlendirilmesi 97 bb. Mantık Kuralları, Tecrübe Kuralları ve Bilimsel Veriler Kapsamında Delillerin Değerlendirilmesi 98 cc. Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında Delillerin Değerlendirilmesi 100 2.Karşılaştırmalı Hukukta Delil Serbestîsi İlkesi 104 a. Amerika Birleşik Devletleri 104 b. Almanya 114 c. Fransa 119 d. Hollanda 120 e. İngiltere 122 f. İsveç 125 g. İsviçre 127 h. İtalya 129 II. DELİLLERİN SERBESTÇE DEĞERLENDİRİLMESİNİN İSTİSNALARI 132 1. Genel Olarak 132 2. Delil Yasakları 132 a. Delil Yasakları Kavramı 132 b. Ceza Muhakemesi Kanunu Kapsamında Delil Yasakları 142 3. Yasak Delil Kapsamında Delil elde etmedeki Sınırların Tasnifi 149 a. Karşılaştırmalı Hukukta Delil yasakları görüşü 150 aa. Konusu bakımından yasaklanmış olan deliller 150 bb. Temel hakların ve bilhassa özel hayatın korunması amacı ile yasaklanan deliller 150 6 cc. Elde edilmesinde uygulanan metod dolayısıyla yasaklanan deliller 151 b. Karşılaştırmalı Hukukta Korunan hukuki menfaat görüşü 151 aa. İşkence görmeme hakkı 152 bb. Ailenin korunması 152 cc. Kendisini suçlamama hakkı 152 dd. Temel İnsan Haklarının Korunması 152 c. Öğretide yapılan bir kısım tasnifler 153 aa. Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi 154 bb. İfade Alma ve Sorgu Sırasında Sözkonusu Olan Delil Yasakları 154 cc. İfade ve Sorgu Dışında Sözkonusu Olan Delil Yasakları 154 dd. Delil Aracı Yasakları 154 ee. Delil Konusu Yasakları 155 4. Kanuni İspat Kuralı: CMK m. 222 155 5. Sanığın Susma Hakkı 156 6. Tanıklıktan Çekinme Hakkı 157 BEŞİNCİ BÖLÜM DELİLLERİN ORTAYA KONULMASI VE REDDİ İLE YASAK DELİLLERİN DOSYADAN ÇIKARILMASI SORUNU I. DELİL ORTAYA KONULMASI TALEBİ 159 II. DELİLLERİN ORTAYA KONULMASI TALEBİNİN REDDİ 160 III. DELİLLERİN REDDİ VE YASAK DELİLLERİN DOSYADAN ÇIKARILMASI 161 1. Delillerin Reddi 161 2. Yasak Delillerin Dosyadan Çıkarılması 170 a.Yasak Delillerin Dosyadan Çıkarılması Gerektiğini Savunan Görüş 171 b.Yasak Delillerin Dosyadan Çıkarılamayacağını Savunan Görüş 173 c.Görüşümüz 174 IV. RESMİ SIFATI BULUNMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN ELDE EDİLEN YASAK DELİLLER 178 1. Resmi Sıfatı Bulunmayan Kişilerce Hukuka Aykırı Yollardan Elde Edilen Deliller Yargılamada Kullanılabileceğini Savunan Görüş 179 7 2. Resmi Sıfatı Bulunmayan Kişilerce Hukuka Aykırı Yollardan Elde Edilen Deliller Yargılamada Kullanılamayacağını Savunan Görüş 180 3. Görüşümüz 181 V. RESMİ SIFATI BULUNMAYAN KİŞİLERCE ELDE EDİLEN BİLGİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ 184 ALTINCI BÖLÜM YASAK DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE UZAK ETKİ SORUNU VE TESADÜFEN ELDE EDİLEN BİLGİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ SORUNU I. DELİL YASAKLARININ UZAK ETKİLERİ SORUNU 189 II. TESADÜFEN ELDE EDİLEN BİLGİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ 196 III. TESADÜFEN ELDE EDİLEN BİLGİLERİN DİSİPLİN SORUŞTURMASI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 209 IV. TESADÜFEN ELDE EDİLEN BİLGİLERİN MEDENİ YARGILAMA HUKUKU KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ 216 SONUÇ 219 KAYNAKÇA 223

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By