Publication:
Bilgi yönetiminin sigorta şirketlerinde uygulanması

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

GİRİŞ Çağ bilgi çağı, toplum bilgi toplumu ve aynı zamanda risk toplumudur. Bilgi toplumu, bilgiyi göklere çıkarıp ona üretkenlik kazandırarak en önemli faktör haline getirirken, bu önem derecesini menfaatlerini maksimize etmek için gereğinden fazla kullanarak bencil hırslara alet edip insanlığın yararı yerine zararına da kullanabilmektedir. İşte bu ikilem arasında, bilgiden yarar sağlayıp zararlarının önüne geçebilecek alt yapıyı tesis etmek, böylece sosyo-ekonomik hayatın sağlıklı olmasını sağlayabilmek, aklı selimi yerinde bilim adamlarının, eğitim kurumlarının ve kamu otoritelerinin sorumluluğu olmuştur. Bu sorumluluk anlayışı bağlamında, her şeye rağmen gerçekleşebilecek risklerin sigortalanabilir riskler haline getirilmesi ve sigortalanması da vardır. Dünya tarihinde, insanların bir arada yaşamaya başlamaları ve sosyalleşmeleri süreci içinde sosyoekonomik bağlamda ciddiye alınabilecek devrimler ve ekonomik yaşamlar ‘Tarım Devri veya Tarım Ekonomisi’, ‘Sanayi Devri veya Sanayi Ekonomisi’, son olarak ‘Bilgi Devri’ ve ‘Bilgi Ekonomisi’ şeklinde adlandırılmaktadır. Dünyamızın içinde olduğu ve günümüzde küresel boyuta ulaşmış bulunan bilgi çağı 20. yüzyıldan bu yana giderek artan bir gelişme boyutu içinde süregelmektedir. Gelişmiş ülkelerin tümü sanayi döneminden, bilgi dönemine geçişte önemli sorunlar yaşamamakla birlikte az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bu geçiş döneminde yaşadıkları sorunlar nedeniyle tüm dünya bazı sancılar yaşamaktadır. Bilgi çağının en önemli özelliği, iletişim ve ulaşımda varılan zaman ve zemin sorunu olmadan bilgiye ulaşabilme olasılığıdır. Bilginin yer ve zaman sınırı olmadan elde edilebilmesi değişimin ve küreselleşmenin hızlanmasına etki etmektedir. Böylece dünya toplumu, değişimin, küreselleşmenin ve bilgi çağının dışında kalamamaktadır. Bu durum, bu sürecin dışında kalmayı düşüneceklerin hayatiyetini etkilemekte, sistem bu üniteleri dışına ittiği gibi, onlara yaşama şansı da bırakmamaktadır. 2 Bilgi çağında geliştirilen bilgi teknolojileri de çağın entegre iletişim ve ulaşım teknolojileri ile bütünleştiğinde neredeyse kimi bilim adamlarına bundan sonrası olamaz dedirtecek kadar önemli düzeyde bilgiye ulaşım ve bilginin paylaşımı sağlanabilmektedir. Ayrıca, amaç, sadece açık bilgiye ulaşım ve onun paylaşımı değil, bireylerin ve örgüt çalışanlarının beyinlerindeki bilgiye de ulaşım ve bu saklı bilginin de paylaşıma sunulmasını kapsamaktadır. Bilgi çağında teknoloji, bireyin bilgi yönetiminde kullandığı araçtır sadece. Bireyin beyni teknolojinin emrinde değildir. İşin oluşunu teknoloji yönetmemektedir. Teknoloji insan beyninin bilgi üretmesinde sadece araç olarak görev yapmaktadır. Bilgi çağında bilginin anlamı enformasyon kavramının çok daha ilerisinde, aktif ve üretken bir anlamdadır. Bilgi, pasif ve durağan değil, üretim süreci içinde kullanıldıkça, paylaşıldıkça sürekli artan, tekrar beyinlere giren ve yeni şekliyle üretime dönen bir hareketlilik göstermektedir. Bu şekildeki bilgi yönetimini yürütebilmek için örgüt kültürü bilgi yönetimini uygulayabilme felsefesine sahip bir kültür olmalıdır. Bu kültüre sahip örgütün bireyleri hiçbir tasaya düşmeden saklı bilgilerini grubun kullanımına sunma isteğini hissederler. Günümüzde, bilgi yönetiminin de sakıncaları hissedilmiş ve bilginin yönetilirken kontrol mekanizmasının etkileri ve bilgi teknolojilerinin baskısı altında yaratıcılığın bastırılması ve bilgi yöneticilerinin ve/ veya bilgi teknolojilerinin hakimiyeti altında bir bilgi yönetiminin gerçekleşmesinden korkulmaktadır. Bu nedenle de bilginin desteklenmesi ile ilgili tezler ileri sürülmektedir. Bilginin desteklenmesini savunanlar, bilgi yönetimini red etmek değil, sakıncalarından arındırmak amacındadırlar. Bilgi yönetiminde kullanılan bilgi teknolojileri son derecede pahalı teknolojilerdir. Bunların yararlı olup olmadığı da zaman içinde bu yüksek maliyet nedeniyle devamlı tartışılmıştır. Ancak, buna cesaret eden ve girişen şirketlerin on-onbeş yıl içinde rekabette üstünlük sağlamaları ve maliyetlerinde çok büyük düşüşler yaşamaları bunun dışında kalan diğer şirketlerin önemli kayıplara uğramaları bilgi yönetiminin kalıcılığını artırmıştır. Bilgi yönetimini kabullenerek yüksek maliyetlere katlanan şirketlerin başında sigorta şirketleri gelmektedir. Sigorta şirketleri, faaliyetlerinde kırtasiye işlemlerinin yoğun olması, işlem türü ve hacminin, personel ve aracı sayılarının ve türlerinin çok olması gibi nedenlerle, günün 3 gereksinimlerine cevap verebilmek için de olsa, bilgi teknolojilerine hayati derecede gereksinim duymuşlardır. Maliyetlerine katlanarak teknolojileri almış ve daha sonra bilgi yönetimi felsefesi çerçevesinde rekabet ortamında üstünlük sağlamak amacıyla kullanmışlardır. Sigorta şirketleri ile bilgi yönetimi arasındaki ilişki bununla sınırlı kalmamaktadır. Yukarıda da bahsedildiği gibi bilgi çağı ile ilgili yeni tür risklerin yönetilebilmesinin sağlanması ile ilgili işlev nedeniyle de sigorta şirketleri ile bilgi yönetimi arasında oldukça yoğun ilişkiler söz konusudur. Konuya açıklık getirmekte yarar var. Küresel boyutta bir entegrasyon alanı olan bilgi yönetiminin sağladığı güç, bu bilgi paylaşımından yeteri kadar yararlanamayan kesimler için gerektiğinde saldırı amaçlı kullanılabilme amacı da taşımaktadır. Yani bilgi rekabette bir güç sağlarken, bu gücü elinde bulunduramayan ve/ veya bilgiyi yönetemeyenler, bilgiden haberi olamayanlar için bir tehdit unsuru olabilmektedir. Kimi zaman insanlık için önemli risklerin bilgi çağının tezahürleri olabileceği ile ilgili gelişmeler yaşanmaktadır. Örneğin, teknolojik, ekolojik, nükleer enerji, çevre kirliliği, genetik vb. alanlarda insan sağlığını tehdit eden risklerin gelişebilme olasılığının arttığı herkes tarafından açıkça bilinen bir konudur. Bu riskler, bilgi çağında, bilgi toplumunu aynı zamanda risk toplumu olarak nitelemektedir. Riskler insan hayatını tehdit eden ve gerçekleştiklerinde maddi-manevi zarar doğuran olaylardır. İnsanlar bu risklerden kurtulmak için çeşitli risk yönetim metotları geliştirmişlerdir. İşte bu risklerin günümüzde neredeyse tümü sigortalanabilir olmaktan uzaktır. Bilgi çağı ile ilgili risklerin sigorta şirketleri tarafından sigortalanabilir riskler haline getirilmesi sosyo-ekonomik hayatın gereklerindendir. Görünen odur ki, bir yandan sosyo-ekonomik hayatın korunabilmesi için bilgi çağı ile ilgili risklerin sigortalanabilir riskler haline getirilmesi ve sigortalanması gerekmekte, bir yandan da, bilgi yönetimine ve bilgi teknolojilerine en çok gereksinim duyan sigorta şirketlerinin bunlara kendi sistemi içinde işlerlik kazandırması ve böylelikle de müşteri memnuniyetini ve sadakatini maksimize etmesi gerekmektedir. Bizim de dikkatimizi çeken ve ortaya koyduğumuz sonuç budur. Bundan sonraki bölümlerde, bilgi yönetimi ve bilginin desteklenmesi bağlamında önem taşıyan hususlar okuyucuların bilgilerine sunulacak ve bilgi yönetimini ilk hayata geçiren ve bu sistemlere yaşamsal düzeyde gereksinim duyan sigorta şirketlerinin bu sistemleri ne şekilde kullandığına 4 değinilecektir. Bunun yanı sıra bilgi toplumunun karşılaşabileceği bilgi çağı risklerinin türleri ile bunlarla sigorta şirketlerinin ilişkileri açıklanacaktır

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By