Publication:
Rızaeddin Fahreddin (1858-1936) ve İdil- Ural tatarlarının kültürel, sosyal hayatının yenileşme tarihi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

RIZAEDDİN FAHREDDİN (1858-1936 VE İDİL-URAL TATARLARININ KÜLTÜREL, SOSYAL HAYATININ YENİLEŞME TARİHİ Rızaeddin Fahreddin 31 Aralık 1858 tarihinde şimdi Tataristan'ın Bügülme vilayetine bağlı olan Kiçüçat köyünde, bir molla ailesinin beşinci çocuğu olarak doğdu. 1867 yılında medrese tahsiline başladı ve yaklaşık 22 yıllık bir eğitimden sonra, 1889 yılında medreseden mezun oldu. 1889-1891 yılları arasında İlbek köyünde imamlık yaptı. 1891 Orenburg Müftülüğü'nde (Ufa'da) kadı olarak çalışmaya başladı. 1906 yılına kadar bu kurumda çalışan Rızaeddin Fahreddin, halkının problemleri ile tanıştı ve onlara çözüm yolları üretti. Bu dönemde müftülüğün arşivinden istifade ederek en meşhur eserlerinden birisi olan Asar isimli biyografik eserini hazırlamaya başladı. Bu eserinde İdil-Ural bölgesinin ve Orta Asya'nın en meşhurlarından yaklaşık 800 kişinin biyografilerini orijinal kaynaklara dayanarak hazırladı. İdil-Ural bölgesinde tanınan ve eserleri okunan İbni Arabi İmam Gazali, İbni Teymiye, İbn Rüşd, Ebü'l-Alâ el-Maarri, Ahmed Midhat Efendi, Şeyh Cemaleddin Efgani gibi çok sayıda kişinin biyografisini de Meşhur İrler serisinde ayrı eser olarak hazırladı. Meşhur Hatunlar isimli eserinde ise Türk-İslam dünyasının meşhur hanımlarının biyografilerini hazırladı. 1906 yılında Müftülükteki kadılık görevinden istifade ederek gazetecilik yapmak üzere Orenburg'a taşındı. Önce Vakit gazetesinde çalışmaya başladı ve 1908 yılından itibaren Şura isimli edebi bir dergi çıkardı. Bu gazete ve dergi 1917 İhtilali'ne kadar Rusya Müslümanlarının çıkardığı en ciddi yayınlardandı. Rızaeddin Fahreddin'in Şura dergisindeki editörlük yılları onun en verimli çağı oldu. Önemli eserlerinin tamamını ve makalelerinin büyük çoğunluğunu bu dönemde yazdı. Şura'da dilin sadeleşmesi, milliyet ve dil birliği gibi konuları ortaya atarak Tatarları mensup oldukları Türk kavminin asli bir parçası yapmaya çalıştı. Bazı Tatar aydınlarının Tatar milliyetçiliği yapmalarına şiddetle karşı gelerek, Tatar adını kullananlara savaş açtıysa da bunda başarılı olamadı. Fakat yenilgiyi asla kabul etmedi, komünist dönemde en son hazırladığı eserlerinden birine Kazan ve Bulgar Türkleri ismini vererek, gelecek nesillere Türk ırkının bir parçası olduklarını unutturmamaya çalıştı. Rızaeddin Fahreddin, öğrencilik yıllarından itibaren İdil-Ural bölgesindeki eski eğitimin (usûl-i kadim) Müslümanların ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini dile getirmeye başladı. Müderrislik yıllarından itibaren kaleme aldığı yetmişe yakın eserinin yanı sıra, kadılık ve editörlük görevlerinde bütün gücünü Müslümanların eğitim ve kültürel hayatının yenileşmesi için seferber etti. Çarlık döneminde hükümet, Müslümanların mektep ve medreseleriyle ilgili, durmadan (lehte ya da aleyhte) kanun ve nizamname çıkarsa da Müslümanlar bunlara iltifat etmiyordu. 1890'lı yıllardan itibaren uyanmaya başlayan Müslümanlar, mektep ve medreseleri ile ilgili bine yakın dilekçe göndererek yeni düzenlemeler istedikçe, bu sefer de hükümet yavaşlayıp, önceden çıkarmış olduğu kanun ve nizamları dahi geri almaya başladı. Çarlık döneminde hükümetin 1907 yılına kadar Rusya Müslümanlarının eğitimleri ile ilgili yayınladığı önemli kanun ve nizamları İslamlar Hakkında Hükümet Tedbirleri I, (Orenburg 1907) ve İslamlar Hakkında Hükümet Tedbirleri II (Orenburg 1908) isimli eserlerinde bir araya toplayan Rızaeddin Fahreddin, Müslümanlara, hükümetle mücadelenin yollarını göstermeye çalıştığı gibi Rusya Müslümanlarının eğitim tarihini yazacak olan kişilere, eşsiz iki eser hazırladı. Çarlık döneminin sıkıntılarını yaşamış bir insan olarak Ekim (1917) İhtilalini sevinçle karşıladı. Fakat bu sistem de onun aradığı sistem değildi. Şura dergisinin kapatılması üzerine yeniden Ufa'ya dönerek Millet Meclisi'nin Diniye Nezaretinde kadılık ve Müftü vekilliği yaptı. Rusya'daki iç savaş ve 1921-22 yıllarındaki açlık faciasında büyük sıkıntılar yaşadı. Alimcan Barudi'nin 1921 yılında vefatından sonra, 1923 yılına kadar Müftü vekilliği yaptı ve aynı yıl düzenlenen I. İslam Nedvesinde Müftü seçildi. Komünistlerin din karşıtı yayın ve eylemleriyle mücadele etmek için 1924 yılında İslam Mecellesi isimli bir dergi çıkarmaya başladı. 1926 yılında Mekke'de düzenlenen Müslüman Kongresine, SSCB delegelerinin başkanı olarak katıldı. İngilizlerin hilafet üzerindeki oyunlarını, SSCB Müslümanları adına protesto eden telgraflar yayınladı. Kendisinin 1891 yılından itibaren düzenlemeye başladığı ve uzun yıllar toz-toprak içinde çalışarak kullanılır duruma getirdiği Müftülüğün arşivini, komünistler bir ara yok etmeye çalıştılar. Bu arşiv, resmi belgelerin yanı sıra, 1828 yılından itibaren İç Rusya, Sibirya ve Kuzey Kazakistan'da yaşayan Müslümanların nüfus kayıtlarının tutulduğu defterler açısından son derece zengindi. Eğer bu arşiv yok olursa, Rusya Müslümanlarının tarihlerinin de yok olacağını, Rızaeddin Fahreddin biliyordu. Bütün mücadelesi, halkının tarihinin komünistler tarafından yok edilmemesiydi ve bunda başarılı oldu. 1936 yılında Ufa'da vefat etti. Komünistler belki de cenazesinin ihtişamından korkarak sade bir tören düzenlenmesine izin veriler. Mezarı Ufa Müslüman Mezarlığı'ndadır.
Rizaeddin Fahreddin (1858-1936) and The Cultural and Social History of Idil-Ural Tatars Rizaeddin Fahreddin was born on 31 December 1858 in the village of Kichuchat in the district (uezd) of Bugulma of the guberniya of samara today a part of the Tatar republic. He studied in the mekteb of his village of which his father was the director, then in the medresseh of the village of Chelsheli in the same district. In 1889, at the age of 30, he became mullah and mudarris in the medresseh of the village of Ilbek in the Bugulma uezd. İn 1891, already well known for his learning, he was elected gadi (a judge under Shariat law) at the Muslim Spiritual Board. For this reason he was also known for as Riza qadı. He was at the time an accomplished scholar, a historian and a theologian. He was in charge of the very rich archival department of the Spiritual Board in Ufa. It was then that he began his systematic bio-bibliographical survey of Tatar cultural history. His major historical contribution was the famous Asar, a monumental work in 15 parts (2 published volumes) containing in chronological order the biographies of the leading figures of Tatar history, from the time of the Bulgar kingdom to the beginning of the 20th century. Rizaeddin Fahreddin historic-biographical treatises devoted to great Islamic figures are: Meshhur Khatynlar (Famous Women) published in Orenburg in 1904, and Meshhur Irler (Famous Men) Orenburg 1900-1911. In May 1906 Rizaeddin Fahreddin resigned from the Muslim Spiritual Board and moved to Orenburg to become editor of the newspaper Vaqt and in 1908 the bimonthly pedagogical, literary and cultural journal Shura (Council). Rizaeddin Fahreddin was chief editor of the Shura publication untl 1917. In December 1917, the Turk-Tatar National Assembly (Millet Mejlisi) in Ufa named Rizaeddin Fahreddin deputy mufti, and 1922, after the death of the Mufti Galimjan Barudi, Rizaeddin Fahreddin was elected chairman of the Muslim Spiritual Board, a position he occupied until his death. Rizaeddin Fahreddin died in Ufa on 12 April 1936 at the age of 78. Until the very day of his death, he went on writing theological treatises. Rizaeddin Fahreddin left dozens of volumes of unpublished manuscripts on historical, pedagogical, spiritual and theological subjects. We may only hope that this immense treasure, which belongs not only to the Tatar nation but to the entire Muslim world and to mankind will be published one day.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By