Publication:
Gazzali ve İbn Rüşd’ de Te’vil

dc.contributor.advisorKARLIĞA, Bekir
dc.contributor.authorGemuhluoğlu, Zeynep
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentİlahiyat Anabilim Dalı Felsefe ve Din Bilimleri Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T11:46:35Z
dc.date.issued2005
dc.description.abstractİslam düşüncesindeki ana disiplinlerin en önemli ve ortak problemlerinden biri olan te’vil, öncelikle Kur’an olmak üzere, dini ifadelerin anlaşılması ve yorumlanması için geliştirilmiş, ancak zamanla felsefî, teolojik, mezhebî ve siyasî anlamlar kazanmış bir yöntemdir. Gazzali’nin te’vil teorisi, onun İlahî kelam-Metin, anlama ve yorum arasında kurduğu ilişkilerin özel bir biçimi olarak, mutlak anlamda, varlık, dil ve düşünce arasında kurulan münasebetin incelenmesini gerektirir. Ancak varlığın ve Kelamın farklı mertebelerine uygun olarak geliştirilen farklı anlama ve yorumlar mevcuttur ve te’vil, ancak İlâhî Kelam’ın dil yani metin düzlemindeki tezahürünün yorumudur. Bu nedenle teolojiktir ve hem dilsel hem de mantık kurallarına kesin bağlılık gerektirir. Ancak Gazzali, İlâhi Kelam’ın anlaşılması ve yorumlanmasında, bireysel tecrübeye ve sembollerin çözümlenmesine dayanan, teolojik sonuçlar içermeyen bir üst yoruma daha kapı açar. İbn Rüşd ise İlâhî Kelam’ın ancak “metin” olması açısından değerlendirilebileceğini düşünür. Bu nedenle Kur’an’la ilgili tüm yorumlar, zorunlu olarak teolojiktir. Ancak insanların farklı idrak düzeylerine uygun olarak farklı “anlamalar” gerçekleşebilir. Nitekim te’vil, bu farklı düzeylerde gerçekleşen tasdiklerin “burhanî seviyeye” yükseltilmesidir. Bu eylem yani te’vil, sadece ilimde derinleşmiş olanlara mahsustur ve ulaştıkları sonuçları başkalarına açıklamaları ve onları bir “söylem” haline getirmelerine izin verilmez. Bunlara bağlı olarak İbn Rüşd, felsefe ve dini, aksiyomatik karakterli iki ayrı alan olarak kabul eder. Her ikisinin doğrulamaları ancak kendi ilkeleri ile gerçekleştirilebilir. Bu iki alanın ilkelerinin karşılaştırılması ve birbirine karıştırılması tehlikeli sonuçlara sebep verir. This study shows how “te’wil” which is obviously and important problem, plays a central role in the system of Gazzâlî and Ibn Rüşd one of the common issue for all disciplines in Islamic thought. Te’wil problem was reformulated according to their thought systems by these two distinguished Islamic philosopher and scholar. In Gazzâlî’s works, it can be found that divine speach has different types of interpretation according to different logical levels. Te’wil appears as one of the forms of interpretation on the level of “text” in manifestation of divine speach and is accordingly theological and bound with strict linguistical and logical rules. However, Gazâlî gives way to a new type of interpretation which is non-theological, based on individual experience and related by symbols. On the other hand Ibn Rüşd accepts that divine speach can be studied only as a text, in this regard all interpretations about Kur’ân should be theological. Besides, Ibn Rüşd considers religion and philosophy as a two different axiomatic structures. Explanations and interpretations of these both structures can be under taken only with their own principles. Te’wil gives an opprtunity to interpretation which combines these two structures, but cannot be explained to the others by those firmly rooted in knowledge.
dc.format.extent470s.; 28sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/3D/T0051777.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/189837
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectDin
dc.subjectFelsefe, İslam
dc.subjectİslam ahlâk ve adâbı
dc.subjectİslam Dini
dc.titleGazzali ve İbn Rüşd’ de Te’vil
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections