Publication: The enlargement preferences of the major eu member states and their impact on turkish accession
Abstract
17 Aralık 2004 tarihli Avrupa Birliği (AB) Zirvesi’nde, Türkiye ile 3 Ekim 2005’te katılım müzakerelerinin başlatılması yönünde alınan kararla Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır. 40 yıldan fazla bekleme odasında bekletilen Türkiye’nin üyelik meselesi kendisi ve AB’ye üye ülkeler için de büyük önem arz ederken Türkiye’nin üyeliği Avrupa’daki karar alıcılar tarafından özellikle birliğe kazandıracakları, kaybettirecekleri ve hatta kültürel özellikleri açısından değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme sonucunda kimi ülkeler Türkiye’nin üyeliğinin yanında yer alırken kimileri de karşısında yer almaktadır. Bu durumda Türkiye’nin üyeliğinin geçmiş genişleme dalgalarından farklı olacağı göz önünde bulundurulacak olursa, katılımın onaylanmasının AB’ye üye büyük devletler arasında geçmiş dönemlerde yaşanmamış pazarlıklar sonucunda karara bağlanacağı aşikardır. Her ne kadar müzakerelere başlama kararının alınması gibi fasılların açılıp kapanması da üye ülkelerin oy birliğiyle gerçekleşse de, bu ülkelerin özellikle etkin olanlarının diğerleri üzerindeki etkisinin Türkiye’nin üyelik meselesini etkileyeceği düşünülmektedir.
