Publication:
Küreselleşme sürecinde demokrasi kültürü ve siyasal iletişim

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Küreselleşme sürecinin hangi unsurları içerdiğini ve nasıl işlediğini, bu sürecin demokrasi kültürü ve siyasal iletişim ile olan ilgisini inceleyen tez, konunun Türkiye bağlamında da neyi ifade ettiğini tartışmaktadır. Küreselleşme süreci, kaçınılamaz bir süreç olarak ifade edilmekte ve ortaya çıkan yeni demokrasi anlayışı üzerinde durulmaktadır. Küreselleşme sürecinin yeni demokrasi anlayışını; ulus devlet yapısını aşan, ulusların birbirlerini denetleyebileceği ve gerekirse yaptırım uygulayabileceği süreç oluşturmaktadır. Küreselleşme süreci yaygınlaşırken, çok büyük oranda demokrasiye de ihtiyaç duymakta, demokratikleşme olmadan bu sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesi mümkün olmamaktadır. Siyasal iletişim de hem küreselleşme sürecinden hem de demokrasiden etkilenmekte, her ikisiyle de çok yakın bir ilişki içinde bulunmaktadır. Demokrasi olmadan nasıl küreselleşme sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesi mümkün değilse, iletişim olmadan da hem küreselleşmenin hem de demokrasinin gelişip pekişmesinin mümkün olmadığı vurgulanmaktadır. Küreselleşme süreci, ulus devletlerin etkinliğini sınırlamaya başlamış ve yeni sorunlarla karşı karşıya getirmiştir. Ulus devletlerin geleneksel eğemenlik anlayışı küreselleşme süreciyle birlikte değişmeye başlamıştır. Ulus devletler kurallarını kendilerinin koymadıkları uluslararası hukuka göre taahhüdler üstlenmektedir. Küreselleşme sürecinde ulus devletler artık karşılıklı bağımlılığın gerçekleriyle baş etmek; çok uluslu şirketler, sermaye akışları ve küresel ekonomik sorunlarla uğraşmak zorundadırlar. Ulus devletler, dünya pazarlarında rekabet edebilmek için artık hem emeğin esnekliğini artırmak hem de üretim maliyetlerini düşürmek zorunda kalmaktadır. Küreselleşme süreci önemli ölçüde aşındırmaya başlasa da ulus devlet olgusu yine de önemini korumaktadır. Çünkü gelişmiş ülkelerde bile devletten beklenenler azalmamakta, aksine artmaktadır. Örneğin, altyapı hizmetleri, sağlık ve çevrenin korunması başta olmak üzere pekçok temel hizmet hâlâ ulus devletten beklenmektedir. Devletler arasındaki ilişkilerin şekli de küreselleşme sürecinde değişmiş, hükümetler arasındaki ilişki modeli artık uluslararası örgütlere kaymıştır. Uluslararası organizasyonlar ve küresel bilgi akışı bu yeni modelin temel unsurları olmuştur. Sayıları ve etkinlikleri artan uluslararası örgütler, küresel bağların yoğunlaşmasına neden olmuş, ulus devletlerin karar alma süreçlerine etki etmeye başlamışlardır. Bu uluslararası örgütler, ulusal politikalara ve ekonomilere müdahale etme gücüne kavuşarak eğemenliğin yer aldığı siyasal mekanın çoğullaşmasına yol açmışlardır. Bilgi, küreselleşme sürecinde öne çıkan kavramlardan biri olmuştur. Bilginin önemi artmış; küreselleşme sürecinde artık işletmeler, mal ve hizmet üretiminden çok, bilgi ve enformasyon üretimi ve dağıtımına yatırım yapmaya başlamışlardır. Bilgi teknolojileri de bu süreçte hemen her alana girerek yapısal değişikliklere yol açmıştır. Sürekli üretilebilmesi, iletişim ağları içinde taşınabilmesi ve paylaşılabilir olması bilgiyi değerli kılmaktadır. Küreselleşme sürecinin ençok ihtiyaç duyduğu şey olan bilgi, gelişen teknolojiyle birleştiğinde gerçek anlamda dünyanın küçülmesine neden olmaktadır. Küreselleşme sürecinde bilginin yoğun olarak kullanılması, sanayi toplumunun mübadele ekonomisini, bilgi toplumunun sinerjik ekonomisine dönüştürmektedir. Çok uluslu şirketler, küreselleşme sürecinde önemli bir yer tutmaktadır. Üretimde yenilik yapma tekelini ellerinde bulunduran çok uluslu şirketler, üretim yeri seçiminden, dağıtım ve servise kadar pekçok konuda büyük bir esneklik sergileyebildikleri için küreselleşme sürecinin nimetlerinden sonuna kadar yararlanmaktadırlar. Teknolojik gelişmeyi de denetleyebilen çok uluslu şirketler, artık dünyanın hangi yöresinin gelişeceğine ve hangi yörelerinin yeni teknolojiye sahip olacağına da karar vermektedirler. Dünya toplam ticaretinin büyük bir bölümünü gerçekleştiren çok uluslu şirketler, iletişim ve finans teknolojilerindeki gelişmelerden de yararlanarak rekabet güçlerini ve pazar paylarını daha da artırmaktadırlar. Çok uluslu şirketler hızla global pazarlara hakim olmaktadırlar. Tez, küreselleşmenin olumlu yanları kadar, olumsuz pekçok taraflarına da dikkat çekmektedir. Küreselleşme dünya çapında eşitsizliği körüklemekte, işsizliği artırmakta, emeği zorunlu göçe tabi tutmakta, küresel sermayenin tekelci uygulamalarına da zemin hazırlamaktadır. Tez, küreselleşmenin bu olumsuzluklarını en aza indirgemenin yollarını da tartışmaktadır. Demokrasi kültürünün, küreselleşme sürecindeki öneminin tartışıldığı tezin ikinci bölümünde; küreselleşen dünyada artık demokrasi ve insan hakları taleplerinden kaçınmanın mümkün olmadığı ifade edilmektedir. Ulusal düzeyde dile getirilen bu talepler, küresel dinamikler tarafından da desteklenmekte; insan haklarına dayalı demokratik bir yönetim, hem ulusal hem de uluslararası meşruiyetin kaçınılmaz bir unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Demokrasi üzerindeki baskıların ortadan kaldırılmasında küresel dinamiklerin önemli bir rol oynayacağına inanılmakta, vesayet altında demokrasi veya seçkinler demokrasisi diye tanımlanan uygulamaların son bulacağı vurgulanmaktadır. Küreselleşme süreciyle birlikte dünya artık demokrasi ile arasındaki engelleri kaldırmaktadır. Ekonomik ve siyasal ilişkileri bile demokrasiden ve insan haklarından ayrı düşünmek imkansız hale gelmektedir. Demokrasi, ekonomik ve siyasal istikrarın ve gelişmenin de en güvenilir unsurunu oluşturmaktadır. Demokrasinin gelişebilmesi için toplumsal hoşgörü, karşılıklı güven, bireysel özgürlükler, adalet ve eşitlik, ortak hedefe yönelik olarak birlikte hareket etme ve siyasal etkinlik duygusu unsurlarından oluşan özel bir siyasal kültür ortamına ihtiyaç duyulmaktadır. Demokrasi kültürünün küreselleşme süreciyle ilişkisi tartışılırken, konunun Türkiye bağlamı da incelenmiş, Türkiye'de demokrasi kültürünün pekişmesinin önündeki engeller açıklanmaya çalışılmıştır. Türkiye'de siyasal sistemin kendine özgü sorunları başta olmak üzere, insan hakları ve özgürlükler üzerindeki baskılar, hukuk devleti olamamanın getirdiği sorunlar ile adaletsiz gelir dağılımı, ülkemizdeki demokrasinin sağlıklı işlemesini engellemekte, kurumsallaşmasına darbe vurmaktadır. Türk demokrasisinin kurumsallaşması ve gelişmesinin önündeki en büyük engeli siyasal kültüründeki eksiklikler oluşturmaktadır. Türk siyasal hayatında hoşgörünün yerini çatışma ve zıtlaşmanın, sosyal barışın yerini kavganın, özgürlüklerin yerini yasakların, refahın yerini ise yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliklerin aldığı gözlenmektedir. Kötü ekonomik şartlar da, Türk demokrasisinin önünde bir başka büyük engel olarak durmaktadır. Yeterli ekonomik gelişme düzeyi olmadığı için sosyal refah, eşitlik ve toplumsal barış gerçek anlamda sağlanamamaktadır. Yolsuzluklar da ülkemizde demokrasinin temelini sarsan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu kaynaklarının yağmalanmasına göz yumulması, ülkemizin gelişmesini engellediği gibi milli gelirimizin haksız kazanç elde edenler tarafından paylaşılmasına da yol açmaktadır. Türkiye, Avrupa Birliği'ne girmeyi ulusal bir politika haline getirmiş ve bu yolda çaba harcamaktadır. Tezde, AB Kopenhag Kriterleri ölçeğinde Türk demokrasisinin durumu da ele alınmış ve hangi noktalarda nelerin eksik olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Türkiye'de sağlıklı demokrasi için de önerilerde bulunulmuş ve toplumsal mutabakatın altı çizilmiştir. Küreselleşme süreci, demokrasinin yanısıra siyaset ve iletişim ile de yakın bir ilişki içinde bulunmaktadır. İnsanların sahip oldukları bilgi, düşünce ve tutumlarını, başka kişilere aktararak toplum içinde benzeşme ve birlik sağlamayı amaçlayan iletişim, insanlar ve gruplar arasında meydana gelmekte ve sosyal bir çerçevede gerçekleşmektedir. İletişim sadece bilgi verme amacı gütmemekte, aynı zamanda yönlendirmekte, ikna etmekte ve duygulara da seslenmektedir. Toplumu yönetmeye talip siyasi partiler ve onların temsilcileri, hedef kitlelerine mesajlarını iletişim kanallarını kullanarak vermekte, iletişimin siyasetle olan bağlantısı da burada kendini göstermektedir. Siyasal iletişim, bir yandan siyasette denetim ve şeffaflığın sağlanmasına katkıda bulunmakta, diğer yandan da siyasetçilerin seçmenleri ikna metodlarıyla etkilemelerine yardımcı olmaktadır. Kamusal bilginin, siyasal konuları ve inançları etkileyecek stratejik bir şekilde kullanılması da siyasal iletişimin önemini artırmaktadır. Siyasal iletişim, siyasal problemlerin tanımlanmasına yardımcı olmakta, bu problemlerin siyasal tartışma ortamına girerek meşruiyet kazanmasını sağlamakta ve artık ortak bir görüşbirliğine varılmış konuların da gündemden düşmesine yardımcı olmaktadır. Tez, siyasal iletişim olgusunu tartışırken, küreselleşme sürecinin de etkisiyle başgösteren benzeşme faktörüne de dikkat çekmektedir. Küreselleşme sürecinin beraberinde getirdiği bu tekdüzelik ve tekmerkezlilik unsuru, siyasal iletişim uygulamalarında sıklıkla gözlenmektedir. Siyasal, sosyal ve kültürel açıdan farklı yapılara sahip olmalarına rağmen dünyadaki pekçok ülke , benzer siyasal iletişim teknik ve uygulamalarını kullanmaktadır. Siyasal iletişimdeki bu benzeşmenin kaynağını da Amerika Birleşik Devletleri oluşturmaktadır. ABD'deki siyasal iletişim uygulama ve tekniklerinin diğer pekçok ülkede de kullanılması ortaya siyasetin Amerikanlaşması nitelemesini çıkarmaktadır. Küreselleşme sürecinin hızlanmasıyla birlikte siyasal iletişim mesleğinin öneminin artacağı ve yaygınlık kazanacağı görüşü ileri sürülmektedir. Siyasal iletişim üzerine çalışan şirketlerin sayılarının dünyanın dört bir yanında giderek artmaya başlaması da bu görüşü desteklemektedir. Siyasal kampanyaların da sadece seçimden seçime yapılan bir faaliyet olmaktan çıkarak artık sürekli olarak yapılan önemli birer iletişim etkinliği haline gelmesi de, altı çizilmesi gereken bir nokta olarak ifade edilmektedir. Tezde, İnternet'in siyasal iletişim faaliyetlerindeki önemine de işaret edilmekte, büyük bir hızla gelişen internetin siyasal iletişim faaliyetlerinde artık daha yaygın olarak kullanılacağı görüşü paylaşılmaktadır. Artık siyasal pazarlama amacıyla da kullanılmaya başlanılan internetin ucuz, hızlı ve yaygın bir yöntem olması, onu siyasal iletişim faaliyetleri açısından önemli bir mecra haline getirmektedir. İletişim teknolojilerindeki gelişmeler de siyasal iletişim faaliyetlerini etkilemektedir. Siyasal iletişim faaliyetlerinde artık dijital teknoloji ve uydulardan da yararlanılmakta, iletişim teknolojilerinin verimli kullanılması beraberinde başarıyı da getirmektedir. Siyasal iletişim, hem küreselleşme sürecinden hem de demokrasiden etkilenmekte ve her ikisiyle de çok yakın bir ilişki içinde bulunmaktadır. İletişim olmadan ne küreselleşme böylesine hızlı bir şekilde yaygınlaşabilir, ne de demokrasi gelişip pekişebilir... Küreselleşme sürecinin, demokrasi kültürünün ve siyasal iletişimin üzerindeki etkilerini incelemeyi amaç edinen çalışmamız, bu üç kavramın aralarındaki ilişkiyi de tartışmaya çalışmıştır. Bu kavramların ülkemiz açısından ne ifade ettiği ve etkilerinin neler olduğu da çalışmada ele alınmaya gayret edilmiştir. The thesis which examines the elements of the globalization process and how does it work, also discusses the meaning of matter for Turkey. Globalization process is being defined as an 'inevitable process' and there is being dwelling upon on a new democracy view. New democracy understanding of Globalization process constitutes; process which exceeds nation state structure, inspection and if need sanction between nations. While Globalization process is widespreading, at the same time it needs democracy largely. Without democracy, this process could not run healthy. Political communication is impressionable by globalization process and democracy and has strong relations with both of them. As if globalization can't work healthy without democracy, absence of communication will effect the development of globalization and democracy. The shape of relations between states had changed by the globalization process and the relation model between governments turned towards to international associations. International organizations and global knowledge course has been main subjects of this new model. International organizations causes intensity of global connection and begins to effect the decision process of national states. These international organizations, causes the rise of political residences which contains sovereignty by reaching to interference power to national policies and economics. Knowledge is a concept which came up with the globalization process. Importance of knowledge increased and administrations beginned to invest in knowledge and information productions with its distribution instead of producing property and service. Knowledge technologies also participates almost all field in this process and causes for structural alterations. Thesis, as attention to the useful sides of globalization, it's also pointing out the damages of it. Globalization is inciting inequality in the world, enhancing unemployment, forcing labour to inevitable migration and causes monoplist applications of the global capital. Thesis is discussing ways of reducing negativities of the globalization. In the second part of the thesis, importance of democracy culture within globalization process has been discussed. It is expressed that from now on, in the global world, it is impossible to abstain from democracy desires and human rights demands. These demands is also being supported by global dynamics. Democratic management which based on human rights is rising as an inevitable element of national and international legitimacy. To remove the pressure over democracy, global dynamics plays an important part. It's been emphasized that applications which described as Democracy under wardship or distinguished's democracy will be ended. With the globalization process, world will remove difficulties ahead democracy. It's impossiple to think economic and political relations separated from democracy and human rights. Democracy is being the most reliable element of economic and political stability. For development of democracy, its necessary to obtain a special political culture ambience which contains elements like; social indulgence, mutual reliance, individual liberty, justice and equality, acting together for common aims and political activity sense. While relations between democracy culture and globalization process is discussing, also subjects that concerns Turkey has been investigated and tried to explain the handicaps ahead consolidation of democracy culture in Turkey. Problems of the political system in Turkey, pressures over human rights and liberties, problems that comes with not being a law state and unjust income distribution obstructs the stability of democracy in our country and shocks institutionality. Turkey is considering to participate Europe Union as a national policy and working hardly in this way. In the thesis, in respect of EU Kopenhag Criterions, Turkish democracy has been mentioned and deficiencies of it has been displayed. Thesis proposes ideas for healthy democracy in Turkey and attentions to social agreement. Globalization process has closely relations with democracy, politics and communication. Communication is not for only to give information. Its also for guides, persuades and calls out to senses. Political Parties and their representatives which demands to manage community, transmits their messages to mass by communication channels. This shows the connection between communication and politics. Political communication while helps to prove supervision and transparancy of policy, it also assists politicians to effect voters by persuasion methods. Using public knowledge to effect political matters and beliefs with strategical methods, increases the importance of political communication. Political communication helps to describe political problems and proves legitimacy of these problems by adding them to political argument environment. By this way, subjects that people have been reached to a common agreement is being putted out off agenda. By accelerating globalization process, political communication's importance will rise. Number of companies that work over the political communication are increasing in the world more and more. This supports the view. Political campaigns are no more only an activity that prepared in election times. Its now a continual communication activity. Developments in communication technologies also effects the political communication activities. In political communication activities, any more benefits from digital technology and satellites and productive use of communication technologies brings success. Political communication is effected by globalization process and democracy and has closely relations with both. Without communication, globalization can't become widespread such quickly and democracy can't progress. Thesis, which aims to investigate effects of globalization process over democracy culture and political communication, is also tries to discuss the relation between these concepts. In this study I have been tried to understand and explain how does these concepts effect our country and what does it mean for us.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By