Publication:
Yeni toplumsal hareketler bağlamında siyasal tüketicilik

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Toplumsal değişim ve dönüşüm açısından oldukça önemli bir konuyu oluşturan toplumsal hareketlerin kendisinin de değişip dönüşerek eski hareketlerden farklı boyutlar kazandığı kabul edilmekte ve ortaya çıkan bu yeni hareketleri tanımlamak için yeni toplumsal hareketler kavramsallaştırması kullanılmaktadır. Buna göre eskinin sınıf kavramı üzerine oturtulmuş, siyasal ve ekonomik gücü topyekûn bir biçimde elde etmeye odaklanan; homojen bir karakter teşkil eden katılımcıların bir aktörden ziyade tarihsel bir zorunluluk olarak görülen toplumsal değişimi ifa eden figürler olarak ele alındığı ve genellikle meta hikayeler üzerine kurulu eski hareketlerden farklı olarak yeni toplumsal hareketler; ekonomik temelli kutuplaşmadan ziyade etik değerler, kimlikler ve kültürel dönüşüm üzerine odaklanmakta, resmi ve bürokratik bir yapıdan ziyade merkezi olmayan, katılımcı demokratik ağlara dayanmakta, sivil toplumun dönüşümü üzerinde dururken katılımcıları çok farklı kesimlerin oluşturduğu heterojen gruplardan meydana gelmektedir. Bu bağlamda bir diğer ön kabul, kolektif ve bireysel olan arasındaki ayrımın silikleşip siyasal katılım açısından kamusal ve özel alandaki kırmızı çizgilerin ortadan kalktığıdır. İşte bu noktada, alışveriş kararlarında etik ve siyasal kaygılarla seçim yapan tüketici davranışını ifade eden siyasal tüketicilik, bireyselleşen bir kolektif eylem olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketicilerin kişisel alışveriş tercihleri ile pazarı bir siyasal arena olarak ele alması eski paradigma içerisinde birbirinden oldukça faklı kavramlar olarak ele alınan vatandaş ve tüketici kavramları arasındaki ayrımı da silikleştirerek siyasal, toplumsal ve ekonomik rollerde bir “hibritleşmeyi” ve yeni bir vatandaş-tüketici rolünü karşımıza çıkarmaktadır. Böyle bir teorik çerçeveden hareketle bu çalışma, kavramsal olarak siyasal tüketicilik olgusunu yeni toplumsal hareketler paradigması içerisine oturtmayı ve pratik anlamda da siyasal tüketicileri tanımlayan birtakım betimsel özellikleri ortaya koyarak siyasal tüketiciliğe etki ettiği düşünülen faktörlerin test edilmesini amaçlamıştır. Bu kapsamda 432 üzerinde nicel araştırma yöntemlerinden olan survey tekniği ile yüz yüze araştırma gerçekleştirilerek katılımcıların tanımlayıcı özellikleri, küreselleşmeye karşı tutum, materyalist/ post materyalist değerler, çevre bilinci ve tüketici sinizmi ile siyasal tüketicilik arasındaki ilişki ele alınmıştır. Araştırma sonucuna göre küreselleşme karşıtlığı, çevre bilinci ve tüketici sinizmi siyasal tüketicilik davranışını etkilemektedir.
It is accepted that the social movements, which constitute a very important issue in terms of social change and transformation, have changed and transformed and gained different dimensions from the old movements, and the conceptualization of new social movements is used to describe these emerging new movements. New social movements focus on ethical values, identities and cultural transformation rather than economic-based polarization; it is based on decentralized, participatory democratic networks rather than a formal and bureaucratic structure; while focusing on the transformation of civil society, its participants consist of heterogeneous groups formed by very different social segments. In this context, another presupposition is that the distinction between the collective and the individual is blurred and the red lines in the public and private spheres in terms of political participation disappeared. At this point, political consumerism, which expresses the consumer behavior that makes choices with ethical and political concerns while acting in the market and shopping decisions, emerges as an individualized collective action. The fact that consumers consider the market as a political arena with their personal shopping preferences also obscures the distinction between the concepts of citizen and consumer, which are considered quite different from each other in the old paradigm, revealing a hybridization in political, social and economic roles and a new citizen-consumer role. Starting from such a theoretical framework, this study aims to conceptually place the phenomenon of political consumerism within the new social movements paradigm and to put forward some descriptive features that define political consumers in a practical sense, and to test various factors that are thought to affect political consumerism. In this context, a face-to-face survey was conducted with 432 people and relationship between the descriptive characteristics of the participants, their attitudes towards globalization, materialist/ post-materialist values, environmental awareness, consumer cynicism and political consumerism were discussed. It has been concluded that anti-globalization, environmental awareness and consumer cynicism affect political consumer behavior.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By