Publication:
Okul öncesi dönemde yürütücü işlevler, bilgi işlemsel düşünme becerisi ve mizaç arasındaki ilişkinin incelenmesi

dc.contributor.advisorGÜZEL, Birsen
dc.contributor.authorKavgacı, Merve
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentEğitim Bilimleri Enstitüsü
dc.contributor.departmentOkul Öncesi Öğretmenliği Bilim Dalı
dc.contributor.departmentTemel Eğitim Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-16T08:19:13Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractOkul öncesi dönemde çocuklar kendileri için belirledikleri hedeflere ulaşmak için davranış, duygu ve düşüncelerini yönlendirmeye ve bu unsurları kontrol etmek için zihinsel stratejileri kullanmaya başlarlar. Yürütücü işlevler, çocukların problem çözme ve düşünme üzerinde kontrol kurmayı nasıl öğrendikleri, bir başka deyişle kendi düşünce ve davranışlarını kontrol etme ya da düzenleme yeteneklerini nasıl edindiklerini açıklamak için klasik bilgi işleme modelinde ortaya atılan bir kavramdır. Etkili problem çözebilmek için bir başka beceri ise 21. yy. eğitimine rehber olacak standartlar geliştirilirken öğrencilerin sahip olması istenen özelliklerden biri olarak da adlandırılan bilgi işlemsel düşünme becerisidir. Buna göre bilgi işlemsel düşünür olmak için çocuklar; soyut modeller, algoritmik düşünme ve teknoloji destekli yöntemlerle problemleri formüle edebilmelidir. Aileler ve uzmanlar tarafından fark edilen, çocukların önemli derecede farklılaşan tutum ve davranışları, birtakım becerilere sahip olma düzeylerinden kaynaklanır ancak mizacın da etkisiyle şekillenir. Mizacın çocuğun özellikle sosyal ve duygusal gelişiminde rolü olmasıyla birlikte aile, okul ve çevre hayatına ne kadar uyum sağlayacağı üzerinde de ileriye yönelik etkisi bulunmaktadır. Araştırmada 4-5 yaş arasındaki çocukların sahip olduğu problem çözmek için gerekli olan yürütücü işlevler ve bir üst bilişsel beceri olan bilgi işlemsel düşünme ile, bireyin çeşitli deneyimlere ve sosyal problem çözmek gibi sosyal etkileşim kalıplarına duyarlılığını belirleyen mizacın ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 4-5 yaş arasındaki çocukların yürütücü işlevler, bilgi işlemsel düşünme becerileri ve mizaç arasındaki ilişki çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma türlerinden ilişkisel tarama modelinde düzenlenmiştir. 4-5 yaş arasındaki çocukların bilgi işlemsel düşünme becerilerini ölçmek için Relkin ve Bers (2021) tarafından geliştirilen “Tech-Check-K” ölçeği kullanılmıştır. Çocukların yürütücü işlev becerilerini ölçmek için Willoughby ve arkadaşları tarafından 2016 yılında geliştirilen Türkçeye uyarlaması Hamamcı (2020) tarafından yapılan “Yürütücü İşlevler Bataryası-Bilgisayar Donanımlı Dokunmatik” ölçeği kullanılmıştır. 4-5 yaş arasındaki çocukların mizaç özelliğinin belirlenmesinde ise annelerine uygulanacak olan, Yağmurlu ve Sanson (2009) tarafından geliştirilen “Çocuklar İçin Kısa Mizaç Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada yer alan değişkenlerin çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi için Çocuk-Aile Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çocuklara yönelik söz konusu ölçeklerden elde edilen veriler yorumlanmak üzere istatistik paket programıyla (SPSS 25) analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda dağılımın normal olduğu kabul edilmiş ve varsayımlar doğrultusunda parametrik testler kullanılmıştır. Ölçekler arasında ilişki olup olmadığını tespit etmek amacıyla korelasyon analizi uygulanmıştır. Ölçekler arasındaki yordayıcılığın belirlenmesinde ise Çoklu Regresyon Analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucu demografik değişkenlerin yürütücü işlevler ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinin her ikisi üzerinde de belirgin bir etkisi bulunmadığı görülürken cinsiyet değişkenine ait analizlerin sonucunda mizaç özelliklerinde sebatkarlık konusunda kızların erkeklere göre daha yüksek bir eğilime sahip olduğu görülmüştür. Doğum sırasına göre ilk çocukların sıcakkanlılık düzeyi yüksek, son çocukların ise tepkisellik düzeyi daha yüksek çıkmıştır. Lisans ve üstü eğitim düzeyindeki anne babalara sahip çocukların ritmiklik mizaç özelliği ortalamaları daha yüksek olmuştur. Bilgi işlemsel becerilerin yordanmasına ilişkin çoklu regresyon analizine göre tepkisellik, sebatkarlık ve sıcakkanlılık özelliklerinin artışı bilgi işlemsel düşünme becerileri üzerinde negatif, ritmiklik ise pozitif etkiye sahiptir. Yürütücü işlevler bilgi işlemsel düşünme becerileri üzerinde pozitif bir etkiye sahiptir. Bu sonuç, çocukların yürütücü işlevlerinin daha iyi olmasının, genel olarak bilgi işlemsel düşünme becerilerini de artırdığını açıklayabilir.
dc.description.abstractIn the preschool period, children begin to manage their behaviors, emotions and thoughts and use mental strategies to control these elements in order to achieve the goals they set for themselves. Executive functioning is a concept introduced in the classical information processing model to explain how children learn to gain control over problem solving and thinking, in other words, how they acquire the ability to control or regulate their own thoughts and behaviors. Another skill for effective problem solving is computational thinking, which is also referred to as one of the characteristics that students should possess when developing standards to guide 21st century education. Accordingly, to become computational thinkers, children should be able to formulate problems using abstract models, algorithmic thinking and technology-supported methods. The significantly different attitudes and behaviors of children, which are noticed by families and experts, stem from their level of having certain skills but are also shaped by temperament. Temperament plays a role especially in the social and emotional development of the child and has a prospective effect on how well the child will adapt to family, school and environmental life. In this study, it was aimed to examine the relationship between executive functions, which are necessary for problem solving, and computational thinking, which is a metacognitive skill, and temperament, which determines the individual's sensitivity to various experiences and social interaction patterns such as social problem solving. For this purpose, the relationship between executive functions, computational thinking skills and temperament of 4-5 year old children was examined in terms of various demographic variables. The research was organized in the relational survey model, one of the quantitative research types. The Tech-Check-K ” scale developed by Relkin and Bers (2021) was used to measure the computational thinking skills of 4-5-year-old children. In order to measure children's executive function skills, the Executive Functions Battery-Computer Equipped Touch ” scale developed by Willoughby et al. in 2016 and adapted into Turkish by Hamamcı (2020) was used. In determining the temperament characteristics of 4-5 year old children, the Brief Temperament Scale for Children ” developed by Yağmurlu and Sanson (2009), which will be applied to their mothers, was used. The Child-Family Personal Information Form was used to examine the variables in the study in terms of various demographic variables. The data obtained from these scales for children were analyzed with the statistical package program (SPSS 25) for interpretation. As a result of the analysis, it was accepted that the distribution was normal and parametric tests were used in line with the assumptions. Correlation analysis was applied to determine whether there was a relationship between the scales. Multiple Regression Analysis was applied to determine the predictive power between the scales. As a result of the analyses, it was seen that demographic variables did not have a significant effect on both executive functions and computational thinking skills, but as a result of the analysis of the gender variable, it was seen that girls had a higher tendency to perseverance in temperament traits than boys. According to birth order, the first children had a higher level of warmth, while the last children had a higher level of reactivity. Children with parents with bachelor's degree and higher education level had higher mean levels of rhythmicity temperament trait. According to the multiple regression analysis related to the prediction of computational skills, the increase in reactivity, perseverance and warmth traits had a negative effect on computational thinking skills, while rhythmicity had a positive effect. Executive functions have a positive effect on computational thinking skills. This result may explain that better executive functioning of children increases their computational thinking skills in general.
dc.format.extentXIII, 159 sayfa : tablo
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/3B/672365d508764.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/302034
dc.language.isotur
dc.rightsopenAccess
dc.subjectbilgi işlemsel düşünme
dc.subjectbilişsel gelişim
dc.subjectcognitive development
dc.subjectcomputationalthinking
dc.subjectEducation, Preschool
dc.subjectEğitim, Okul öncesi
dc.subjecterken çocukluk eğitimi
dc.subjectExecutive functions
dc.subjectmizaç
dc.subjectOkul öncesi öğretim
dc.subjectpre-school education
dc.subjectPreschool teaching
dc.subjecttemperament
dc.subjectyürütücü işlevler
dc.titleOkul öncesi dönemde yürütücü işlevler, bilgi işlemsel düşünme becerisi ve mizaç arasındaki ilişkinin incelenmesi
dc.titleThe relationship between executive functions, computational thinking skills and temperament in preschool
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections