Publication: Türkiye’ de sermaye piyasası araçlarının kaydi değer haline getirilmesi ve örnek uygulamaları
Abstract
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de menkul kıymetlerin sayılarının günden güne artması ve günlük hareketlerinin başa çıkılamaz miktarlara ulaşması bunların kaydi hale getirilmesinin artık bir zorunluluk olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Senetlerin toplu saklanması, kağıtsız kıymetli evraka ulaşmada ilk adım olurken, toplu senet kavramı ikinci ve senetlerin iptal-imhası ile işlemlerin kayden yapılması kaydi sisteme geçişin son aşaması olacaktır. Kaydi sisteme geçişe ilişkin mevzuatımızda 1996 yılından itibaren yaklaşık beş yıldır bir dizi düzenlemeler ve değişiklikler yapılmıştır. Sermaye Piyasası Kurulunun 19.12.1996 tarih ve 22852 No.lu Resmi Gazete'de yayınlayarak yürürlüğe soktuğu Seri IV, 22 No.lu Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydi Değer Haline Getirilmesine İlişkin Esasları düzenleyen Tebliğ ile başlanan çalışmalara, Danıştay 10.Dairesinin ilgi tebliğin TTK'na aykırı hükümler taşıdığını kabul etmesi ve bunun neticesinde 9 Haziran 1997 tarihinde ilgili tebliğe ait yürütmeyi durdurma kararı vermesi ile bir süre ara verilmiş, 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapan ve kaydi sisteme geçişe ilişkin düzenlemeleri de içeren 4487 Sayılı Kanun'un 18/ 12/ 1999 tarihinde yayımlanmasıyla çalışmaların hukuki zemini oluşturulmuştur, nihayet Kanunda adı geçen Merkezi Kayıt Kuruluşunun özel hukuk tüzel kişiliğine haiz bir Anonim Ortaklık şeklinde kurulup 21/ 09/ 2001 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilmesiyle kaydi sisteme geçişe ilişkin son aşamaya gelinmiştir. Sonuç olarak hukuki ve teknik alt yapısı tamamlanmadan yapılan çalışmalar neticesinde kaybolan zaman ve çaba, sermaye piyasamızın aleyhine olmuştur. Sermaye piyasasında güven ve şeffaflığın sağlanması amacıyla, sermaye piyasası araçlarının fiziken bastırılmaksızın kaydi değer halinde işlem görmesinin mümkün olacağı bu süreçte sermaye piyasamızda faaliyette bulunan kuruluşlara büyük görevler düşmektedir. Bunun bilincinde olan Takasbank sermaye piyasası mevzuatında yaşanan beş yıllık değişim sürecini iyi değerlendirmiş ve kaydi sisteme geçiş için gerekli operasyonel ve bilgi işlem alt yapısını tamamlayarak kendisini Merkezi Kayıt Kuruluşuna hızlı, doğru, tutarlı ve güvenilir veri aktarabilecek duruma getirmiştir. Kaydi sisteme geçişe yönelik olarak Takasbank tarafından yürütülen Müşteri İsmine Saklama Projesiyle Banka temel olarak; · Öncelikle kaydi sisteme geçişin alt yapısını oluşturmayı, · Gerek halka arzlardaki tahsis ve satışların, gerekse ikincil piyasa işlemlerinin manüpilatif nitelik taşıyıp taşımadıklarının izlenebilmesini sağlayabilecek sağlıklı bir gözetim sisteminin kurulmasını, · Yatırımcıların sermaye piyasası araçlarını elde etme maliyetleri ile onların alım satımından elde ettikleri kazançların tespitinin mümkün hale gelmesiyle vergi denetiminde ve karapara ile mücadele konusunda etkin bir rol oynayarak yetkili organlara kolaylık sağlamayı, · Aracı kuruluş müşterilerine Takasbank nezdinde hesap açılarak, mevcut sistemin etkinliği bozulmadan, aracı kuruluşların mali bünye bozulmalarında üçüncü şahıslara ait olan borçlarından dolayı olası hacizlerden korunmalarını, · Bu durumda tedrici tasfiyeyi kolaylaştıracak hukuki zemin oluşturmayı, · Yatırımcıların hesaplarına bloke koyarak istediklerinde aracı kuruluşların hesapları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırmaları imkanı vererek sisteme denetim getirmeyi · Yatırımcılara Takasbank nezdinde doğrudan hesap açabilme imkanı sağlanarak ATM makinaları ve İnternet aracılığıyla Banka nezdindeki işlemlerinin daha kolay ve teknolojiye uygun hızlı bir şekilde yapılabilmesini, · Yatırımcılar hakkında istatistiki veri elde edilebilmesini amaçlamaktadır. Kaydi sisteme geçişle Borsada gerçekleşen işlemlerle aklanan karapara ile mücadelede büyük aşama kaydedileceği şüphesizdir. Bugün için Takasbank'ın veya MKK'nun Mali Suçları Araştırma Kurulu'na göndereceği raporlar gerek diğer aracı kuruluşlar gerekse de diğer bankalar tarafından dolaylı olarak gönderildikleri için mükerrer olarak düşünülebilir ve hatta Kurulca istenmeyebilir. Fakat sermaye piyasamızdaki nakit ve kıymet takası işlemlerinin gerçekleştirildiği tek yer olan Takasbank'ın bu piyasada işlem yapan tüm müşterilerin kimlik bilgilerine MİS projesinden sonra sahip olacak olması bu kurumu karapara ile mücadelede önemli raporların alınabileceği bir gözetim üssü haline getirecektir. Hisse senetlerinin kaydi değer haline getirilmesiyle, Borsada işlem gören hisse senetlerinin alım satım ve temettülerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinin etkin bir şekilde yapılacağı şüphesizdir. Çünkü kaydi sistemde kayıtlar yatırımcıların kimlik bilgilerinin de yer aldığı müşteri bazındaki hesaplarda takip edilecektir. Her yatırımcıya bir sicil numarası verilecek ve o yatırımcı hesap açtırdığı bütün aracı kuruluşlarda aynı numarayı kullanacaktır. Böylece istendiği taktirde bir yatırımcının bütün portföyü (birden fazla aracı kuruluşta olsa dahi) izlenebilecektir. Sonuçta, istenirse yatırımcıların elde ettikleri hisse senedi alım satım kazançları ile temettü gelirleri tespit edilebilecek ve hatta müşteri bazında vergi tahakkuk listeleri bile hazırlanabilecektir. Kaydi sisteme geçiş aşamasında bulunan sermaye piyasamız, bu önemli aşamayı başarı ile ve kısa bir sürede bitirebildiği takdirde AB ülkelerinin belirlediği standartların tümüne ulaşmış bir kaç ülkeden biri olma imtiyazını elde edecektir. Belirlenen uluslararası standartlara uyum, sadece ülkenin böylesine önemli birlik ve topluluklara katılım aşamasını kolaylaştırmayacak aynı zamanda yabancı yatırımcılar içinde güvenli bir yatırım bölgesi olma avantajını getirecektir. Ülkemiz açısından önemli gelişmelere vesile olması beklenen ve sermaye piyasasında reform niteliği taşıyan kaydi sistemin, sermaye piyasamıza orta ve uzun vadedeki getireceği olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de mutlaka olacaktır. Bu sisteme geçişin olası olumlu etkilerini şöyle sıralayabiliriz; Sermaye piyasamız daha güvenceli ve risksiz bir ortama kavuşacaktır. MKK'nın yönetiminde olan Yatırımcıları Koruma Fonu ve Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliklerle mali durumu zayıflayan aracı kurumların mağdurlarına ödemeler belli sınırlar içerisinde yapılacak ve bu gelişme de piyasanın ihtiyacı olan güven unsuruna tekrar kavuşması gibi çok faydalı bir sonuç doğuracaktır. Sistemin tamamı elektronik altyapıya dayandığından, işlemler daha hızlı yapılacaktır. Alım-satımdan teslime kadar geçen sürecin tamamının bilgisayar ortamında izlenmesi, fiziksel dolaşımın getirdiği gecikmeleri ve maliyetleri ortadan kaldırarak Borsada gerçekleşen işlemlerin çok daha süratle yapılabilmesini sağlayacak, bu durum borsa işlem hacminin yükselmesine ve piyasanın derinliğinin artmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca alım-satım ve takas-saklama işlemlerinin çağın gerektirdiği şekilde ATM kartları, interaktif telefon veya İnternet ağı gibi uzaktan erişimli ortamlardan gerçekleştirebilmesi sağlanacaktır. Kuruluşların işlem sonrası hizmetlerini veren birimleri bilgiye daha hızlı ulaşabilecektir. İstatistiki veriye ihtiyaç duyan SPK, İMKB, aracı kuruluşlar, Maliye Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Komisyonu gibi kuruluşlar diledikleri zaman işlemler hakkındaki bilgilere daha verimli ve hızlı bir ortamda ulaşabilecektir. Bu durum da piyasanın etkinliğini, gözetimini ve denetimini arttırıcı yönde bir etki yapacaktır. Tüm piyasa katılımcıları nezdinde bürokratik işlemler (özellikle fiziki dolaşım ile ilgili) azaltılacaktır. Aracı kuruluşların, ihraççıların ve özellikle Takasbank nezdinde yapılan fiziki dolaşımla ilgili tüm süreçler ortadan kalkmış olacaktır. Sermaye artırımı veya temettü ödemesi gibi durumlarda kasalarda saklanan milyonlarca senedin kupon kesim işlemleri için harcanan zamandan ve iş gücünden tasarruf edilecek,. hisse senetlerinin üzerlerinde bulunan hakların daha kısa sürede ve fiziki olmayan bir şekilde kullanılması, fiziki sistemin getirdiği maliyetleri ortadan kaldıracak, ayrıca bu hakların yatırımcılara getirdiği hak edişleri de en kısa sürede sahiplerine ulaştırabilecektir. Bu durum, yukarıda belirtilen kuruluşların elemanlarının daha verimli kullanılmasına, fiziki dolaşım ile ilgili maliyetlerin ortadan kalkmasına ve genelde daha kaliteli ve verimli bir sistemin yerleşmesine yardımcı olacaktır. Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun kayıt merkezi olarak yatırımcılara ait kayıtlara sahip olması, onu önemli bir bilgi merkezi haline getirerek vergisel açıdan önem arz eden kayıt dışı ekonomi ve karapara ile mücadelede önemli rol oynayacaktır. Hisse senedi maliklerinin bir kayıt merkezinde bulunması ve bu kayıtların izlenebilirliliği, bu kayıtları tutmak isteyen ancak bu imkana kavuşamamış çeşitli devlet kurumlarının, örneğin; Maliye Bakanlığı'nın işlerini kolaylaştırabilecektir. Hisse senedi sermaye kazancı ve temettü gelirleri ile ilgili olarak gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili vergisel düzenlemelere gidildiğinde, devlet bu kayıtlardan takip işlemini çok daha kolaylıkla yapabilecek ve bu konudaki vergi kaçağı asgariye indirilmiş olacaktır. Hatta Maliye Bakanlığı'nın 1 Eylül 2001 tarihinden itibaren bazı işlemlerde kullanılmasını zorunlu tuttuğu vergi kimlik numaraları, MİS sisteminde kayıtlı bulunan sicil kayıtları ile eşleştirilebilecek ve kayıt dışı ekonomi ve karapara ile mücadele konusunda da Mali Suçları Araştırma Kurulu'na, vergi mükelleflerinin takibi açısından da Maliye Bakanlığı'na detay raporlar verilebilecektir. Kaydi sisteme geçişin olası olumsuz etkileri ise şunlardır; Her şeyin kayıt altına alınması ile yaratılan şeffaf ortam, bazı yatırımcıların rahatsız olmasına sebebiyet verebilecektir. Yatırımcıların hesaplarındaki hareketlerin kimlik bilgileriyle birlikte izlenebilmesi gibi gayet şeffaf bir ortam, özellikle vergisel yükümlülük almak istemeyen veya karapara aklama amacıyla işlem yapan yatırımcılarda rahatsızlık yaratabilecektir. Borsadaki işlem hacminde geçici bir düşüş yaşanabilecektir. Sermaye piyasasında yatırım yapanların kazançlarının dolayısıyla da vergisel yükümlülüklerinin veya manipülatif işlemlerinin tespit edilebilme özelliği bir kısım yatırımcının/ manipülatorün bu piyasadan çıkıp alternatif piyasalara yönelmesine, dolayısıyla da Borsada gerçekleşen işlem hacminin düşmesine sebep olabilecektir. Klasik hisse senedi yatırımcılarının piyasadan çekilmelerine sebep olabilecektir. Yıllardır yastık altında hisse senedi bulunduran bir kısım tutucu yatırımcı, kaydi sistemle mülkiyetin ispat aracı olan kıymetli evrakın bir anda ortadan kaldırılıp, işlemlerin kayden yapılmasını garipseyebilecek ve piyasaya olan güvenlerini kaybederek piyasadan çekilebilecektir. Art niyetli aracı kuruluş sahiplerinin kamu kaynağını haksız yere kullanması veya yatırımcıların dolaylı bir vergiyle karşılaşmaları söz konusu olabilecektir. Yatırımcıları Koruma Fonunun kurulması sermaye piyasamıza sağlayacağı güven açısından olumlu bir gelişmedir. Bu fonun kuruluş amacına hizmet edecek şekilde kullanılması, art niyetli aracı kurum ortaklarının sebep oldukları tasfiye veya iflas durumları için kullanılmaması arzu edilen bir durumdur. Çünkü Fona avans veren İMKB'nin parasının bir Kamu kaynağı, aracı kurum ödentilerinin ise yatırımcılara yansıyacak dolaylı bir vergi olduğu unutulmamalıdır. Kaydi sisteme geçişin olumlu ve olumsuz sonuçları irdelendikten sonra, bu sisteme geçişin sermaye piyasamızın ihtiyaç duyduğu beklenen güven ortamına ve özlenen şeffaflığa kavuşmasında en önemli adım olacağı şüphesizdir. Hukuki ve teknik alt yapısı hazırlanmadan kaydi sisteme geçişin Kurulun hazırladığı basit bir tebliğle olamayacağı barizdi. Çünkü tebliğ ile getirilen düzenlemeler, Türk Ticaret Kanunu, Medeni Kanun, Bankalar Kanunu gibi köklü kanunlarımızla bir çok yönden çelişki yaratmıştır ki, bunun nihai sonucunda SPK'nın Seri:IV, No:22 Sayılı Kaydi Sistem tebliğine ilişkin yürütme TTK'na aykırı hükümler taşıdığı gerekçesi ile Danıştayca durdurulmuştur. Birçok temel kanunumuzla çelişen yönleri olan kaydi sistemin mevcut kanunlarda değişikliğe gidilerek gündeme getirilmesi pek kolay olmayacağına göre, en geçerli yol; bütün genel kanunların önüne geçen özel bir kanunla gerekli düzenlemeleri getirmektir. Bu durum nihayet ancak beş sene sonra 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapan 4487 Sayılı Kanunun 18/ 12/ 1999 tarihinde yayımlanmasıyla aşılabilmiştir. Söz konusu kanunla beraber kaydi sisteme geçişten, mali durumları zayıflayan aracı kuruluşların tasfiyesine(tedrici tasfiye), yatırımcıları koruma fonundan, aracı kuruluşlar birliğine kadar çok ciddi konularda da düzenlemeler yapılmıştır. Sermaye piyasasında köklü bir değişiklik anlamına gelen kaydi sisteme geçiş sadece hukuki alt yapıya ait sorunların giderilmesi ile kuşkusuz çözümlenmeyecektir. Ayrıca; kaydi menkul değerler ve bunun muhasebesi için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hazırlanarak, sermaye piyasasında faaliyet gösteren kuruluşların teknik alt yapısının da bu sistemi izleme ve uygulama yönünden tamamlanmasının ve gerek ulusal gerekse uluslararası yatırımcılara kaydi sisteme geçişin temel amaçlarının ve sonuçlarının anlatılarak bilgi verilmesinin uygun olacağı görüşünü taşımaktayım. Bu çerçevede, sermaye piyasamızda faaliyet gösteren Sermaye Piyasası Kuruluna, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına, kaydi sisteme geçişle ilgili tüm alt çalışmaları yapan ve halen yürüten Takasbank'a ve de Kayıt Merkezi görevini üstlenecek Merkezi Kayıt Kuruluşu'na büyük görevler düşmektedir. Dematerialization of Capital Market Instruments in Turkey and An Analysis of International Practices
Dematerialization of securities, facilitates the registration and transfer of the ownership rights of securities on electronic records via an eligible Central Registry Institution, without the need of an official representation of the security in physical form. Thus, electronic records at the Central Registry Institution replace the certificates of physical securities, in the dematerialized system. Dematerialization process and dematerialized securities constitute the core subject of this thesis. Traditionally, historical development of dematerialization process has taken place in three steps: i) centralization of physical securities in one place and immobilization of the certificates; ii) issuance of jumbo certificates representing larger or whole nominal values of securities; iii) book entry settlement and custody. Dematerialization is a concept that have arisen together with the development and globalization of the securities markets. The huge values of securities issued by the issuers either in debt or equity form, has made it impossible to keep and manage physical securities. In the developed capital markets, one of the first solutions to this problem was to create Central Securities Depositories for the fungible safekeeping of the pyhsical securities. Later, jumbo certificates were used to overcome the physical custody problems. The securities centrally located in the vaults of the Central Securities Depositories were transferred, settled and were subject to custody in book-entry form. This was the last stop before dematerialization, as it was evident that the issuance of physical certificates was not necessary for book-entry settlement and custody purposes. As for Turkey, the Capital Markets Law (No:2499) was amended in December 1999 (by the Law No:4487, 15.12.1999.) The scope of authority and duties of the Capital Markets Board (CMB) are expanded and the dematerialization of the capital market instruments was regulated with this amendment. According to the amendment (artc. 10/ A), capital market instruments and the rights linked to these, will be kept on the computer environment by a Central Registry Institution. The registration of the capital market instruments will be carried out by the Central Registry Institution, under the name of issuers, securities intermediaries (banks and brokerage houses) and securities owners. In case of any legal dispute pertaining to ownership and rights arising from the securities, when disclosure is required by Law and relevant Regulations, records of the Central Registry Institution will be valid at all times against third parties. The official establishment of the Central Registry Institution was finalized on 21.9.2001. The major shareholder of this institution is Takasbank (%65). The operational issues are handled by Takasbank as of December 2001. This thesis examines dematerialization as one of the most important steps to provide higher reliability and transparancy in the Turkish capital markets, which is also both a requirement of globalisation and a recommendation of international organizations such as ISSA (International Securities Services Association) and IOSCO (International Organization of Securities Commissioners). Reporting that would be facilitated by dematerialization is further analysed for taxation purposes, and for preventing fraud and money laundring. In the first chapter; the emergence of the terms custody and settlement, and the term book-entry securities are explained together with their histrocial development. Moreover, the adoptation of dematerialized securities system is discussed and detailed information is provided on the functions and services of Takasbank, which is the central securities depository and clearing settlement center of Turkey. Takasbank will be the provider of reliable, timely and accurate data on securities, investors and issuers to the Central Registry Institution, when dematerialization is adopted. In the second chapter; the recommendations of regional and international organizations that have the purpose of developing international best practices in the securities services industry as a whole, while providing a guidance for the local regulatory authorities are analysed. Further, examples of Greece and France who already experienced the transformation to dematerialised system are examined in detail. At the end of the chapter, some important statistical information are provided on the organization and operations of central securities depositories around the world who provide data to central registry institutions. In the third chapter, after having mentioned chronologically the development of legal regulations about dematerialization process in Turkey; the customer name based custody system of Takasbank which was established as the infrastructure of dematerialization; the possible future transition period and the efforts realized so far by Takasbank are explained and some information about the newly established Central Registry Institution are given. In the last chapter, the definitions of non-registered economy and fraud and money laundring are provided; related duties and responsibilites of Takasbank stated in the relevant rules and regulations are specified and the taxation practice on the dividend income and capital gains from equities are examined, from dematerilization perspective. In the conclusion part of the thesis; pros and cons, derived based on the analysis and examination realised throughout the study, are presented.
Dematerialization of securities, facilitates the registration and transfer of the ownership rights of securities on electronic records via an eligible Central Registry Institution, without the need of an official representation of the security in physical form. Thus, electronic records at the Central Registry Institution replace the certificates of physical securities, in the dematerialized system. Dematerialization process and dematerialized securities constitute the core subject of this thesis. Traditionally, historical development of dematerialization process has taken place in three steps: i) centralization of physical securities in one place and immobilization of the certificates; ii) issuance of jumbo certificates representing larger or whole nominal values of securities; iii) book entry settlement and custody. Dematerialization is a concept that have arisen together with the development and globalization of the securities markets. The huge values of securities issued by the issuers either in debt or equity form, has made it impossible to keep and manage physical securities. In the developed capital markets, one of the first solutions to this problem was to create Central Securities Depositories for the fungible safekeeping of the pyhsical securities. Later, jumbo certificates were used to overcome the physical custody problems. The securities centrally located in the vaults of the Central Securities Depositories were transferred, settled and were subject to custody in book-entry form. This was the last stop before dematerialization, as it was evident that the issuance of physical certificates was not necessary for book-entry settlement and custody purposes. As for Turkey, the Capital Markets Law (No:2499) was amended in December 1999 (by the Law No:4487, 15.12.1999.) The scope of authority and duties of the Capital Markets Board (CMB) are expanded and the dematerialization of the capital market instruments was regulated with this amendment. According to the amendment (artc. 10/ A), capital market instruments and the rights linked to these, will be kept on the computer environment by a Central Registry Institution. The registration of the capital market instruments will be carried out by the Central Registry Institution, under the name of issuers, securities intermediaries (banks and brokerage houses) and securities owners. In case of any legal dispute pertaining to ownership and rights arising from the securities, when disclosure is required by Law and relevant Regulations, records of the Central Registry Institution will be valid at all times against third parties. The official establishment of the Central Registry Institution was finalized on 21.9.2001. The major shareholder of this institution is Takasbank (%65). The operational issues are handled by Takasbank as of December 2001. This thesis examines dematerialization as one of the most important steps to provide higher reliability and transparancy in the Turkish capital markets, which is also both a requirement of globalisation and a recommendation of international organizations such as ISSA (International Securities Services Association) and IOSCO (International Organization of Securities Commissioners). Reporting that would be facilitated by dematerialization is further analysed for taxation purposes, and for preventing fraud and money laundring. In the first chapter; the emergence of the terms custody and settlement, and the term book-entry securities are explained together with their histrocial development. Moreover, the adoptation of dematerialized securities system is discussed and detailed information is provided on the functions and services of Takasbank, which is the central securities depository and clearing settlement center of Turkey. Takasbank will be the provider of reliable, timely and accurate data on securities, investors and issuers to the Central Registry Institution, when dematerialization is adopted. In the second chapter; the recommendations of regional and international organizations that have the purpose of developing international best practices in the securities services industry as a whole, while providing a guidance for the local regulatory authorities are analysed. Further, examples of Greece and France who already experienced the transformation to dematerialised system are examined in detail. At the end of the chapter, some important statistical information are provided on the organization and operations of central securities depositories around the world who provide data to central registry institutions. In the third chapter, after having mentioned chronologically the development of legal regulations about dematerialization process in Turkey; the customer name based custody system of Takasbank which was established as the infrastructure of dematerialization; the possible future transition period and the efforts realized so far by Takasbank are explained and some information about the newly established Central Registry Institution are given. In the last chapter, the definitions of non-registered economy and fraud and money laundring are provided; related duties and responsibilites of Takasbank stated in the relevant rules and regulations are specified and the taxation practice on the dividend income and capital gains from equities are examined, from dematerilization perspective. In the conclusion part of the thesis; pros and cons, derived based on the analysis and examination realised throughout the study, are presented.
