Publication: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan hakkın tapuya şerhi
Abstract
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşme, TMK’nın 1009. maddesinde ismen zikredilmiş olmasına rağmen hüküm ve sonuçları kanun koyucu tarafından düzenlenmemiştir. Çalışmamız kapsamında sözleşme, kişisel hakların şerhini ilgilendirdiği ölçüde ele alınmıştır. Bu doğrultuda öncelikle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve kişisel hakların şerhine ilişkin genel açıklamalara yer verilmiştir. Sonrasında sözleşmeden doğan hakkın şerhinin kurulması ve şerhin hükümleri incelenmiştir. Son bölümde ise şerhin sona ermesi ve terkine ilişkin açıklamalar yapıldıktan sonra çalışmamızı ilgilendirdiği boyutuyla uygulamadaki tartışmalar değerlendirilmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşme, TMK’nın 1009. maddesinde ismen zikredilmiş olmasına rağmen hüküm ve sonuçları kanun koyucu tarafından düzenlenmemiştir. Çalışmamız kapsamında sözleşme, kişisel hakların şerhini ilgilendirdiği ölçüde ele alınmıştır. Bu doğrultuda öncelikle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve kişisel hakların şerhine ilişkin genel açıklamalara yer verilmiştir. Sonrasında sözleşmeden doğan hakkın şerhinin kurulması ve şerhin hükümleri incelenmiştir. Son bölümde ise şerhin sona ermesi ve terkine ilişkin açıklamalar yapıldıktan sonra çalışmamızı ilgilendirdiği boyutuyla uygulamadaki tartışmalar değerlendirilmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşme, TMK’nın 1009. maddesinde ismen zikredilmiş olmasına rağmen hüküm ve sonuçları kanun koyucu tarafından düzenlenmemiştir. Çalışmamız kapsamında sözleşme, kişisel hakların şerhini ilgilendirdiği ölçüde ele alınmıştır. Bu doğrultuda öncelikle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve kişisel hakların şerhine ilişkin genel açıklamalara yer verilmiştir. Sonrasında sözleşmeden doğan hakkın şerhinin kurulması ve şerhin hükümleri incelenmiştir. Son bölümde ise şerhin sona ermesi ve terkine ilişkin açıklamalar yapıldıktan sonra çalışmamızı ilgilendirdiği boyutuyla uygulamadaki tartışmalar değerlendirilmiştir.
