Publication:
The analysis of Romania’s and Turkey’s accession process to the EU according to the commission reports: a political aspect

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

1990'ların başında Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Sovyetler Birliği'nin parçalanmasıyla Avrupa Birliği kaçınılmaz olarak yeni bir sürece girdi. AB'nin gelecek genişlemesi olarak adlandırılan bu süreci bir genişlemeden ziyade yeniden bir araya gelme olarak görebiliriz. Sovyetler Birliği'nin etki alanından kurtulan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ilk andan itibaren Batı tarzı demokrasi ve piyasa ekonomisine dayalı yönetimler kurma gayesinde olduklarını göstermiş oldular. Avrupa Antlaşmaları veyahut ikinci jenerasyon anlaşmaların imzalanmasından sonra Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile AB arasındaki ilişki gelişerek AB adaylığından AB üyeliğine giden bir seyir izledi. Bunun yanı sıra 1950'li yılların sonunda kurulan Avrupa Topluluğu'na hemen kurulmasından birkaç yıl sonra başvuran ve temeli 1963 yılında imzalanan Ankara Antlaşmasına dayanan Avrupa Topluluğu/ Birliği Türkiye ilişkileri diğer tüm aday ülkelerle olan ilişkilerden farklı olarak gelişti. 1990'lı yıllara kadar daha ziyade ekonomik kriterleri ön plana çıkaran Avrupa Topluluğu 1992 başlarında imzalanan ve 1993'te yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile yeni bir yapılanmaya giderek ekonomik bir birlik niteliğindeki Avrupa Topluluğu'ndan politik bir Avrupa Birliği'ne doğru iradesini açıkladı. Bu kriterler Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin AB'ye entegrasyonu için gerekli kriterlerin yerine getirilmesini ve bu aşamada bu ülkelere finansal ve politik destek sağlanmasını içeriyordu. Tezimizin odaklandığı nokta, 1990'larda belirlenen AB'nin son genişleme halkası içinde Türkiye'nin her zaman farklı bir statüde yer almış olmasının da altını çizmek ve bu doğrultuda seçilen iki ülke olan Romanya ile Türkiye arasında AB'ye yakınlık açısından oluşan farkın nedenini sorgulamak olacaktır. Kopenhag Politik Kriterleri altında incelenen demokrasi ve hukuk kurallarına uygunluk ile insan hakları ile azınlıkların korunması başlıkları ile iki ülkenin yapmış olduğu hukuksal düzenlemeler ve Komisyon raporları doğrultusunda bu gelişmelerin AB tarafından nasıl değerlendirildiği incelenecektir. At the beginning of 1990s, after the fall of the Berlin Wall and the collapse of the Soviet Union, European Union inevitably got into the new process. The process called the future enlargement of the EU should be seen as a re-unification more than a new enlargement. CEECs have denoted their desire to establish a Western - style democracy and a market economy immediately after being rescued from the Soviet influenced area. The relation between CEECs and the EU gradually has followed a progress from the candidacy to a full-membership to the EU when second generation agreements established. Alongside with that the relation between EC/ EU and Turkey who applied to the Community just after its establishment at the end of 1950s signing of the Ankara Agreement has followed a progress different from all other CEE countries. The Copenhagen Meeting of the European Council is another heading, the criteria for membership of the Union was determined in this summit. The message in that the EU intends to include the countries of Central and Eastern Europe in the European integration process so while they clarify the criteria they will also assist them politically and financially in a way that will be analysed in the thesis. After then thesis focuses on political situations of Romania and Turkey to the integration to the EU and points out differences through the implementation of democracy and rule of law and human rights and protection of minorities. Lastly, in the light of the Commission's Regular/ Progress Reports it will tried to be examined what Romania did differently from Turkey to be accepted as a member earlier than Turkey.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By