Publication:
İbn Arabi’nin Ferdiyye kavramına getirdiği pisagorcu yorum

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Araştırmalarımıza göre sayılar yoluyla tanrısal fizik ötesi alanı yorumlamayı ve mistik tecrübeye dayalı ontolojisini sayıların ifade ettiği sembolik değerlere göre tevil etmeyi bir metot olarak kullanan Muhyiddînİbn Arabî (1165-1240) İslam mistik düşünce tarihinde Neo-Pisagorcu düşüncenin temsilcisi sayılır. Matematiksel açıklama biçimini bir metot olarak kullanması onu, “bir” sayısıyla diğer bütün sayılar arasında kurulan ilişkilerin mutlak anlamda “Bir” olan Tanrı ile hâdis varlıklar arasındaki metafiziksel ilişkiler için de geçerli olduğunu düşünmeğe sevketmiştir. Diğer bir deyişle İbn Arabî bu iki varlık alanı—yani matematiksel düşüncenin objeleri sayılan sayılarla varlıkbilimine konu olan varlıklar—arasında yaşadığı dönemin Pisagorcu matematiğinin prensiplerine dayalı olarak benzerlikler ve analojiler kurmuştur. Tezimde yaşadığı dönemin felsefî ve bilimsel yazınlarında “Üç, tek sayıların (efrâd) ilkidir” aritmetik önermesinde ifadesini bulan ve sayılara nispet edildiğinde “teklik” anlamında kullanılan ferdiyyekavramının onun metafiziksel düşüncesinde hangi semantik aşamalardan geçtikten sonra “üçlü yegânelik” anlamına transforme olduğunu göstermeğe çalışacağım. İbn Arabî’nin eserlerinde ferdiyye kavramı iki temel metafiziksel sorun bağlamında ele alınıyor. İbn Arabî’ye göre Tanrı mutlak zât mertebesinde tecelliden, teayyünden, sıfatlardan, isimlerden vb. çokluğu ima edebilecek her bir şeyden münezzehtir. Kendi ifadesiyle bütün ilâhî elbiselerinden soyunmuş bir vaziyette çıplaklığa bürünmüş ve pür birliğe gark olmuştur. İşte İbn Arabî birincil olarak “Nasıl oldu da Tanrı’nın mutlak birliğinden kesret ya da çokluk tezâhür etti?” sorusuna cevap olarak bu kavramı teklif ediyor. Diğer yandan yaratılış sonrası Hakk’ın zâtî birliği üzerine varlıkların birliğinin ortaya çıkışı fikri İbn Arabî’yi metafiziksel olarak gerginliğe sokuyor. Bu birliğin ortaya çıkışını Zât-ı Hakk’ın mutlak ulûhiyetine bir tehdit olarak görüyor. İşte İbn Arabî ferdiyye kavramını ikinci defa ama farklı semantik implikasyonlarıyla bu metafiziksel soruna çözüm olarak sunuyor. Böylelikle onun tasavvurunda Hakk varlıkların birliğiyle ortaya çıkan ikilik üzerinde birlik noktasındaki yegâneliğini ve eşşizliğini göstermek maksadıyla ferdiyyet birlik tecellisiyle zuhur eder.
I think that Muḥyī al-Dīn Ibn ‘Arabī (1165-1240 C.E.) can be considered as the representative of Neo-Pythagorean thought when he regards numbers as the essential key to the understanding of beings. The mathematical reasoning constitutes the basis of his mystical discourse on creation and divine oneness. His inclination for the use of mathematical mode of explanation led him to relate the qualities and characteristics of “one” and other numbers with the One God and creatures. Thus he establishes this relationship through structural analogies and resemblances between these two pairs of poles.In accordance with this Pythagorean approach, Ibn ‘Arabī enriches and transforms the meanings of arithmetic terms he uses, generating new metaphysical associations in accordance with his overall system of mystical philosophy. In this paper, I will show how the arithmetic concept of fardiyya (oddness) gains the meaning of triple uniqueness (al-fardiyya al-muthallatha) in his thought after a series of semantic changes transforming into a new term of merely metaphysical-theological implications.Ibn ‘Arabī treats the concept of fardiyya within the context of two metaphysical questions. Dhāt al-ḥaqq(the Identity of the Real), which is a title of Godat the level of non-determination (dhātmuṭlaq),is beyond any determination, manifestation, attribution, and name which all, according to Ibn ‘Arabī, would come to indicate plurality in his essence. In other words, the Real at this level iswholly immersed in an absolute oneness. If this is the case, how did plurality and creation emerge from His oneness? Ibn ‘Arabī, for the first time, suggests this concept as a response to this critical question. On the other hand, according to his interpretation, creation comes to mean evenness (shaf‘iyya), that is, an addition of oneness of beings to the Real who has an essential oneness. Ibn ‘Arabī metaphysically sees the appearance of this second oneness as a threat against His absolute dominion of oneness. In order to untie this metaphysical knot, he claims that the Real manifests his overwhelming oneness upon the oneness of beings so that He would show His uniqueness (fardiyya) in oneness.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By