Publication:
Envârü’l-âşikîn (ahmed-i bîcȃn)

Loading...
Thumbnail Image

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Yazıcıoğlu Ahmed-i Bîcân'ın dinî içerikli didaktik eseri. Ahmed-i Bîcân ağabeyi Yazıcıoğlu Mehmed (ö.855/1451)'in Arapça kaleme aldığı Megâribü’z-Zamân adlı kitabını telif-tercüme yöntemiyle Türkçeye çevirmiştir. Eserin bugüne ulaşan 152 nüshası tespit edilmiştir. Bunlardan Hacı Selim Ağa, 467 ile Süleymaniye Kütüphanesi, Pertev Paşa, 229-M nüshaları en eski olanlarıdır. Metnin siyer kısmı 1626 yılında Janos Hazi tarafından Macarcaya da çevrilmiş ve basılmıştır (Uzun 1995: 258-260; Uğur 2019: 79, 29). Envârü’l-Âşıkîn yazıldığı andan itibaren Osmanlı toplumunun her kesimi tarafından büyük bir ilgi görmüş ve kıraat meclislerinde de okunmuştur. Bunda özellikle peygamberler tarihi ve siyer konularının işlendiği kısımlarda kullanılan külfetsiz Türkçe anlatım etkili olmuş olmalıdır. Eski Anadolu Türkçesinin özelliklerini taşıyan eser hem bir dil yadigârı hem de Türkçe kelimelerle kurulan secilerle Türk nesir yazımının mihenk taşlarındandır. Ahmed-i Bîcân kitabını II. Murâd’ın Engürüs beyinin başını kesip Mısır sultanına gönderdiği yıl olan 850/1446-47’de yazmaya başladığını ve 855/1451-52’te bitirdiğini belirtmektedir. Müellifin bahsettiği bu hadise, Varna (848/1444) veya Kosova (852/1448) savaşlarından birinde gerçekleşmiş olmalıdır. Ancak onun verdiği 850 tarihi, bu savaşların tarihleriyle uyuşmamaktadır (Heinzelmann 2015: 65). Ahmed-i Bîcân, mukaddimede Envârü’l-Âşıkîn'i yazma sebebini üç gerekçeyle açıklar. İlki bu eserle Hz. Muhammed’in şefaatine nail olma arzusudur. İkincisi, ağabeyinin “bu bizüm ilün kavmi dahi ma’ârifden ve envâr-ı ilmden fâ'ide görsünler” (Uğur 2019: 27) diyerek Megâribü’z-Zamân’ı Türkçeye çevirmesini rica etmesidir. Üçüncüsü ise, ehlullahdan bir cemaatin gelip zamaneden şikayet etmesi ve bir kitap yazılmasının gerektiğini kendisine söylemesidir. Müellif önce özür beyan eder. Ardından “zâhirî ve bâtınî ilimlerde zâhir ve bâtın ulemâsının çok kitaplar yazdığını, fakat bunların ya Arapça yahut Farsça olduğunu, her isteyen kişinin bu kitapları okuyup manasını latîf olarak çıkaramadıklarını belirtir ve kendisinin zâhirî ve bâtınî ilimlerde Türkçe bir kitap düzmek istediğini" ifade eder (Uğur 2019: 27). Envârü’l-Âşıkîn, secî sanatının ustalıkla kullanıldığı hamdele ve salvale ile başlar. Sebeb-i teliften sonra Ahmed-i Bîcân kabaca bir ilim tasnifi yaparak kelâm, fıkıh, hadis, tefsir ve tasavvuf ilimlerini kıyas eder. Tasavvufun diğer ilimlere üstün olduğunu vurguladıktan sonra da teberrük için bu ilimlerin her birisinden kitabında bahsettiğini ifade ederek Hâcı Bayrâm-ı Velî’nin kendisini sahib-i sır kıldığını söyler. Eserin beş ana bölüme ayrıldığını belirtir ve bu bölümlerin isimlerini verir. İlk bölümün başlığı "tertîbi'n-mevcûdâti ve'n-nizâm“ (varlıkların tertibi ve düzen hakkında) olup Ahmed-i Bîcân bu bölümde İbn Arabî düşüncesi çerçevesinde varlık düşüncesini açıklar. İkinci bölüm "hitabâtillâhi't-te'âlâ ma'al enbiyâi'l-izâm" (Allah’ın büyük peygamberlere hitapları) başlığını taşımaktadır. Eserin bu bölümü kısas-ı enbiya türüne örnektir. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen peygamberlerin kıssaları anlatıldıktan sonra "tertîbi'l-enbiyâ" (enbiyânın tertibi) alt başlığında İbnü’l-Arabî’nin Fusûsü’l-Hikem adlı kitabından kısaca özetlenerek alıntılanan bir bölüm gelmektedir. Bu bölümde hangi peygamberin esmâ-i hüsnâdan hangi isme mazhar olduğu, niçin peygamberlerin bu sıra ile geldiği gibi bilgiler aktarılmıştır. Takip eden bölüm ise siyer olup Hz. Muhammed’in hayatı anlatılmaktadır. Üçüncü bölüm "fî melâiketi'l-kirâm" (Allah’ın meleklere vahyettiği kelimeler), dördüncü bölüm "fî hitabâtillâhi teâlâ yevme'l-kıyâme" (Allah’ın kıyamet gününde insanlara nasıl hitap edeceği) başlığını taşımaktadır. Beşinci bölüm "kelimâtillâhi te'âlâ fî a'lâi'l-makâm" (Allah’ın en yüce makamdaki kelimeleri) hakkındadır. Burada sekiz cennete ve özelliklerine, müminlerin cennete girdikten sonra sırasıyla nerelere uğrayacaklarına dair bilgiler verilmektedir. Bu beş ana bölümün içerisinde birçok alt başlık da bulunmaktadır. Bu alt başlıklar kimi zaman doğrudan ana başlık ile alakalı değildir (Kara 2009: 6-7; Uğur 2019: 44). Ahmed-i Bîcân'ın ilk eseri olan Envârü’l-Âşıkîn daha sonra kaleme aldıklarına da kaynaklık etmiştir. Mesela yazar, Acâyibü’l-Mahlûkât, Müntehâ gibi metinlerine Envârü’l-Âşıkîn’den kimi pasajları iktibas etmiştir (Uğur 2019: 17). Osmanlı döneminde 17 kez yayımlanan (Özege 1971: 352) eserin, Cumhuriyet döneminde de sadeleştirilmiş birçok baskısı yapılmıştır (Fırat 1969; Figani 1970; Kahraman 1973; Rahmi 1970; Serdaroğlu vd. 1974). Envârü’l-Âşıkîn üzerine Abdullah Uğur’un hazırladığı doktora çalışması yayımlanmıştır (2019). Yazarın biyografisi için bk. “Ahmed-i Bîcân”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmed-bicn-ahmedi-bican-yazicioglu

Description

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By