Publication:
Türk medeni hukukunda derneklerin sona ermesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

GİRİŞ Bir toplumdaki demokrasi seviyesinin temel göstergelerinden biri, o toplumdaki sivil örgütlenme özgürlüğünün boyutlarıdır. Bir toplum ne kadar ileri düzeyde demokratik ise, sivil toplum örgütleri de sayıca (nicelik) o kadar çoktur ve gelişmiş örgütlenme (nitelik) yapısına sahiptirler. Bir ülkede mevcut olan demokratik yapıya, iktidar tarafından zarar verilmeye başlandığının ilk göstergelerinden biri de, toplanma özgürlüğüne ve dernek özgürlüğüne yönelik olumsuz müdahalelerin başlamasıdır. Çünkü dernekler, çoğulcu toplum yapısının oluşmasında ve devam etmesinde, yeri doldurulamaz önemde bir rol oynamaktadırlar. Otoriter veya Totaliter bir rejimin, en büyük korkusu olan çoğulculuk çok seslilik, değişik, farklı fikirlerin seslendirilmesi, büyük ölçüde, dernekler sayesinde, hayat bulabilmektedir. Modern toplumda, bireyin yalnızlığının giderilmesi; kendisi gibi düşünen, aynı ortak amaçlara sahip olan diğer bireylerle biraraya gelerek, örgütlenmeleriyle sağlanabilmektedir. Dernek çatısı altında, sürekli-organize grup ortamında, birey kendisini geliştirebilmekte, üyeler arasındaki diyalog süreci, toplumun, insanlığın, çeşitli yönlerden gelişimine katkı sağlayan, yeni fikirlerin doğmasını ve yayılmasını sağlamaktadır. Birlikte kuvvet doğar ilkesinden hareketle; bireyin hak ve özgürlüklerinin aleyhine olarak, menfaatlerini genişletmeye çalışan, diğer bireylere, gruplara karşı, kişinin kendisiyle aynı düşünce ve amaçları paylaşan diğer kişilerle biraraya gelip, dayanışma içinde örgütlenmesi, kişinin grup içinde, hak ve özgürlüklerini diğer gruplara karşı daha iyi koruyabilmesini sağlar. Dernek üyesi olarak birey, dernek faaliyetlerine katılarak, sorumluluk alarak, kişiliğini geliştirir, kendisine olan güveni artar, grup içinde belli ölçüde bilinçlenir. Dernek içi mekanizma, çoğu durumda, minyatür demokratik sistem olarak, bireyin demokrasiyi daha iyi kavrayıp, özümsemesini sağlar. Örgütlü toplumun bireyleri, artık bir kuru kalabalık, yığın değildir. Dolayısıyla, birilerinin istediği yöne güdülemezler. Kendi kaderlerini kendileri tayin etmek isterler. Bu sayede, demokratik yapı tüm ilke ve kurumlarıyla toplumu oluşturan bireyler tarafından özümsenerek, yaşam biçimlerini oluşturur. Türk Medeni Hukukunda Derneklerin Sona Ermesi konulu çalışmamız, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Tüzel kişi olarak dernek başlığı altında; ilk önce Tüzel Kişilik kavramı açıklanmış ve sırasıyla Tüzel kişilerin Türleri, Dernek kavramı ve unsurları, Derneklerin diğer özel hukuk tüzel kişiliklerinden farklılıkları, derneğin türleri uluslar arası belgelerde dernek özgürlüğü ile ilgili hükümler ele alınmış, 1982 Anayasasının 33.maddesinde yer alan Dernek Kurma özgürlüğünün, doğal bir uzantısı olan dolayısıyla Anayasaca tanınan bir temel özgürlük olan; Dernek üyelerinin birarada olarak belli bir dernek yapısını sürdürme özgürlüğü ve bu özgürlüğün Anayasal güvenceleri ile Dernek Tüzel kişiliğinin sona erdirilmesini düzenleyen hukuk normları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmamızın esas konusunu oluşturan Medeni Hukukumuzda Derneklerin sona ermesi, ikinci bölüm olarak, Derneklerin faaliyetten alıkonması, sona ermesi ve sona ermenin sonuçları başlığı altında incelenmektedir. Derneğin faaliyet özgürlüğüne müdahale açısından büyük önem taşıyan, idare tarafından Derneğin faaliyetten alıkonması konusunda sırasıyla 1630 sayılı kanun dönemi ve 2908 sayılı Dernekler kanunun 1997 yılı değişikliklerinden önceki ve sonraki durumu, ilgili hükümler Danışma Meclisi ve TBMM tutanaklarından ve doktrindeki görüşlerden, faydalanılarak analiz edilmiştir. Derneklerin sona ermesi konusunda Medeni Kanununda ve Dernekler Kanununda yer alan ilgili hükümler, doktrindeki görüşler ve mahkeme kararlarının analizi yollarından da faydalanarak incelemiştir. Çalışmamızın son kısmında ise Derneklerin sona ermesinin sonuçları incelenmektedir. Dernek Tüzel kişiliğinin Tasfiye ve Özgüleme Aşamaları ele alınarak, detaylı olarak incelenmektedir. Çalışmamızda ağırlıklı olarak, konuyla ilgili hukuk normlarının yapılarının analizi yapılarak bu normlarda yer alan bazı hukuku kavramların, hukuki ölçütlerin içeriği ve bu normların somut olaylara uygulanmasında, birbiriyle olan ilişkileri incelenmiştir. Çalışmamızda incelenen hukuk normlarında yer alan bazı hukuki kavram ve ölçütlerin içeriğiyle ilgili olarak ve bu normların aralarında ilişkiler hususunda olması gereken hukuk açısından bazı yeni tezler öne sürülmüştür. Bu çalışmada varılan sonuçların SONUÇ bölümünde belli tezler şeklinde özetlenmesiyle çalışmamız tamamlanmaktadır.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By