Publication:
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Hasım İmgesi (1920-1980) : tarihsel önyargılar, kategorizasyonlar ve stereotipler

dc.contributor.advisorGÜRBOĞA, Nurşen
dc.contributor.authorTutan, Melih Nadi
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentUluslararası İlişkiler Bilim Dalı
dc.contributor.departmentSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T06:27:46Z
dc.date.issued2023
dc.description.abstractSiyasal realist argümanlara göre dahi, iyi işleyen bir demokrasi, aralarında siyasal konulara yönelik anlaşmazlıklar bulunsa bile birbirlerinin meşruiyetlerini tanıyan siyasal gruplara gereksinim duyar. Diğer bir deyişle, anlaşmazlık konusunun içeriğinden bağımsız olarak, hasımlar diğerlerinin ontolojik varlığını kabul ettikleri sürece demokratik rejim konsolide olur. Bu çalışma, toplumsal kimlikleri arasındaki antagonizmalar ve muhtemel kazanç ve kayıpları nedeniyle, Türkiye’de demokrasinin konsolidasyonu önündeki en önemli engellerden birinin Türk siyasal elitlerinin dış-grupları gayrimeşru görmeye meyilli olması olduğunu öne sürmektedir. Kısaca, Türk siyasetinde algılanan hasımlık, her daim, meşru siyasal hasmı gayrimeşru bir düşmana dönüştürme potansiyeli taşıyan antagonistik içerenlere sahiptir. Bu çalışmada da sosyal psikoloji ve siyaset psikolojisinin konseptlerinden ilham alınarak, Türk siyasetine içkin olan antagonistik özelliklerin açığa çıkarılması ve siyasal gruplar arasında algılanan hasımlık ya da düşmanlığın aydınlatılması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 1920’den 1980’e kadar belli yıllardaki bütçe görüşmeleri nitel ve yorumsamacı içerik analiziyle analiz edilmiştir. Çalışmanın sonunda, gayrimeşru hasım algılamasının arkasında yatan en önemli motivasyonlardan birinin, Türk parlamentosunda bulunan siyasal grupların, aldatıcılık başta olmak üzere, birbirlerini stereotipsel içeriklerle ve tarihsel unsurlarla inşa edilmiş önyargılarla algılamaları olduğu sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda, Türk siyasal elitleri, sosyal rekabetleri siyasal gruplar arasındaki düşmanlığın gerek ve yeter şartları haline büründürecek şekilde, çoğunlukla değerlere ilişkin konular üzerinde rekabet yürütmektedirler. Son olarak, aldatıcılık, Türk siyasetinde dış-gruplara dair en önde gelen stereotipsel algılama olarak kalırken; iktidar, muhalefeti aşırı, bozguncu ve kötümser bir grup olarak görmekte, muhalefet ise partizan, zayıf ama baskıcı bir iktidar düşüncesini taşımaktadır.
dc.description.abstractEven for the political realist, a strong democracy requires political parties to respect each other's legitimacy despite disputes over specific political issues. In other words, a democratic regimeisconsolidatedaslongasadversarieskeepconcedingtotheother’sontologicalentities regardless of the nature of the conflict. This study asserts that one of the main impediments to the consolidation of democracy in Turkey is the tendency of Turkish political elites to view outgroups as illegitimate because of potential material gains and losses and antagonisms across social identities. In brief, perceived adversariness in Turkish politics is always accompanied by antagonistic elements that might turn a legitimate political adversary into an illegitimate enemy. Through social and political psychology concepts, this study aimed to uncover antagonistic tendencies ingrained in Turkish politics and to illuminate conceptions of adversary or hostility between political groups. The Grand National Assembly of Turkey's budget debates from 1920 to 1980 are analysed using a qualitative and interpretive content analysis with this purpose in mind. At the end of the work, it is concluded that one of the major motives behind the perception of illegitimate adversary image is that political groups in the Turkish parliament perceive each other with stereotypic contents, including deceptiveness primarily, and prejudices in which historical elements are constructed. Also, Turkish political elites mostly compete on moral issues, which make social competitions necessary and sufficient conditions for enmity between political groups. Lastly, as deceptiveness remain the first and foremost stereotypic perception of outgroups in Turkish politics, the government sees the opposition as an extremist, troublemaker and pessimist group, while the opposition holds a view of a partisan, weak but oppressive government.
dc.format.extentXII, 514 sayfa : tablo, grafik
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/2B/63fc66bf39530.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/295058
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectHistory
dc.subjectimage
dc.subjectimge
dc.subjectParlamento
dc.subjectParliament
dc.subjectpolitical psychology
dc.subjectPolitics and government
dc.subjectsiyaset psikolojisi
dc.subjectSiyaset ve yönetim
dc.subjectstereotip Turkish politics
dc.subjectstereotype
dc.subjectTarih
dc.subjectTurkey
dc.subjectTurkey. Büyük Millet Meclisi
dc.subjectTurkiye Büyük Millet Meclisi
dc.subjectTürk siyasal hayatı
dc.subjectTürkiye
dc.titleTürkiye Büyük Millet Meclisi'nde Hasım İmgesi (1920-1980) : tarihsel önyargılar, kategorizasyonlar ve stereotipler
dc.title“Adversary Image” in the grand national assembly of Turkey (1920-1980) : historical prejudices, categorisations, and stereotypes
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections