Publication:
Avrupa tek para sistemi’nin Türk ve dünya ekonomisine etkileri

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Avrupa Birliği ülkeleri, 20. Yüzyıl'ın son yıllarında belki de yıllar öncesinden planı yapılmış ve projeksiyonu çizilmiş bir sürece girdiler. Tek para birimi, tek merkez bankası ve ortak para politikaları olarak özetleyebileceğimiz bu süreç artık son aşamasına geldi. Zira, Maastricht'te aşamaları belirlenen tek paraya geçiş süreci, 1999 yılının ilk gününde ortak para birimi EURO'nun kaydi olarak kullanılmaya başlanmasıyla start aldı. Bundan sonra yapılacak olan şey 1 Ocak 2002'de EURO'nun fiziki olarak tedavüle girmesi ve 1 Temuz 2002'den itibaren de geri dönüşsüz olarak Avrupa Birliği ülkelerinin para birimlerinin ortadan kalkıp sadece EURO'nun kullanılmasıyla son bulacak. Elbette ki, böylesi önemli bir gelişmeye dünya piyasalarının kayıtsız kalması beklenemezdi. Avrupa Birliği ülkeleri toplamda, birçok gösterge açısından incelendiğinde ABD ve Japonya ile yarışacak düzeydedir. Gerek nüfus, gerek ticaret hacmi ve gerekse ekonomik ve politik etkinlik açısından Birlik, hemen her konuda bu üç ana blok içerisinde yer almakta ve gelecek dönem tahminlerinde de baş sıralardaki yerini korumaktadır. EURO'nun kaydi olarak dünya finans sistemine girmesiyle, dünya piyasaları birçok açıdan hazırlık yapmak ve kendilerini yenilemek zorunda kaldılar. En başta teknolojik altyapı ve muhasebe sistemlerine EURO'yu da eklediler. Merkez bankaları ve ticaret bankaları, EURO hesaplar açıp, yine EURO üstünden rezerv tutmaya başladılar. Bütün bunlara ek olarak, EURO ucuz bir kaynak olarak finans piyasalarında kabul gördü. EUROland diye adlandirebileceğimiz ortak para ülkelerindeki likit ve derin finans piyasası, özellikle gelişmekte olan ülkelere son derece uygun koşullarda krediler sağladı. Ayrıca EUROland ile ticari ve finansalilişki içinde olan ülkeler, bu ülkelerin farklı para birimleriyle tuttukları pozisyonları içinde kur riskinden ve hedging işlemlerinin maliyetinden kurtulmuş oldular. Türkiye ekonomisi belki de dünyada, Avrupa tek para sisteminden en fazla etkilenen ve etkilenmeye devam edecek olan ekonomidir. Çünkü Türkiye Avrupa Birliği ülkelerine hem fiziksel olarak çok yakındır ve ticaret hacmi oldukça yüksektir, hem de bu ülkelerle 1996 yılından beri bir Gümrük Birliği'ne gitmiştir. Bütün bunlara ek olarak Türkiye 21.yüzyıla Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsü ile girmiş, bu da ülkemizi Birlik içinde yaşanacak gelişmelere karşı daha duyarlı hale getirmiştir. Türkiye özellikle 2000 yılında Birlik'le olan ilişkilerini artırmaya başlamış, uyum standartları üzerine yoğun çaba göstermeye başlamıştır. Özellikle enflasyonla mücadele programının kararlılık ve başrıyla devam ettiriliyor olması ve mali göstergelerdeki olumlu gelişmeler ilerisi için son derece umut vadedicidir. Türkiye, diğer gelişmekte olan ülkeler gibi EURO'nun getirdiği maliyetlere katlandı ve nimetlerinden faydalandı. Ancak bundan sonraki süreç bizim için daha önemli olmaya devam edecek gibi gözükmektedir. Çünkü ülkemiz, Gümrük Birliği ile verdiği ödünleri vermeye devam ederse, Birlik bizim için yaradan çok zarar getirecektir. O yüzden Türkiye ortak parayla desteklenen küreselleşme dalgasına karşı som derece temkinli olmalı ve ulusal çıkarlarını göz ardı etmemelidir.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By