Publication:
Bankacılık krizleri, dünya’ da ve Türkiye’ de yaşanan bankacılık krizleri, bankacılık krizlerine karşı alınan önlemler ve çözüm önerileri

dc.contributor.advisorERİŞ, Hayati
dc.contributor.authorBoyoğlu, Özgür Eyüp
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentBankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü
dc.contributor.departmentBankacılık Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T07:45:55Z
dc.date.issued2002
dc.description.abstractGloballeşme ile dünyada yaşanan değişim, ekonominin tüm birimlerini etkilediği gibi, finans sektörüne de büyük değişim getirmiştir. Özellikle finansal piyasaların uluslararasılaştırılması temelde meydana gelen üretim, uluslararası ticaret, doğrudan yatırımlar gibi finans dışı kesimde meydana gelen artışlara; uluslararası fon akımları ile ulusal piyasalar üzerindeki kısıtlamaların azaltılması veya tamamen kaldırılmasına; finansal yeniliklere ve bilgisayar, telekomünikasyon teknolojisindeki ilerlemelere dayanmaktadır. Ayrıca finansal araçların ve kurumların çeşitlenmesi bu dönemde finans piyasasında görülen bir başka değişimdir. Ancak bu kadar olumlu değişim süreci, bazı dezavantajları da beraberinde getirmekteydi. Özellikle sermayenin serbestleşmesi sonucu oluşan sıcak para, fiziksel olmasa bile kaydi olarak, transferinin mümkün olması, paranın ülke dışına çıkmasıyla sıkıntı yaratmaktaydı. Özellikle yatırıma ve büyümeye endeksli bir ekonomik sistemi olan gelişmekte olan ülkelerde sermaye hızla ihtiyaç duyulurken, tedirginlik ve belirsizlik yüzünden sermayenin (sıcak para) kaçışı, ülkede likidite krizine dönüşmektedir. Özellikle yaratılan kamu açıkları da kapatılmakta güçlük çekilince, gelişmekte olan ülkeler dış borç aramak zorunda kalmaktaydı. Döviz krizleriyle de yaşanan bu kısır döngü, bir anda ülkeyi derinleşen bir krizin içine atmaktaydı. Döviz, bankacılık, yapısal ve dış borçtan kaynaklanan bu krizler son yıllarda hem daha sık ortaya çıkmasının hem de mali sistem aracılığıyla diğer ülkelere daha kolay yayılmasının gerisinde finansal piyasaların uluslararasılaşması olgusunun yattığı düşünülmektedir. Yaşadıkları krizlerden önce Şili (1982) ve Meksika (1994)'nın Pazar ekonomisine geçişi, stabilizasyon, deregülasyon ve özelleştirme programları ile uluslararsı ekonomi çevrelerinde olumlu görüşler uyandırdıkları bilinmektedir. Ancak her iki ülkede krizden önce reel döviz kurunun aşırı değerlenmesine göz yumulmuş, yaşanan finansal serbestleşme ardından yabancı sermaye akımı ile özel sektöre açılan krediler genişlemiş ve bir anlamda finansal piyasa likidite ölçüsü olan geniş tanımlı para arzının rezervlere oranı oldukça artmıştır. Şili ve Meksika krizlerinde ortaya çıkan kısa vadeli yabancı paraya dayalı yükümlülüklerini mevcut kısa vadeli yabancı para varlıklarıyla karşılayamama durumu Asya krizinin de önemli bir belirleyicisi olmuştur. Uluslararası likidite sorunun belirlenmesinde, özel sektör finans kurumları ile merkez bankasının kullanılabilecek durumdaki rezervleri ve finansal sistemin kısa sürede erişebileceği yabancı varlıklar likit uluslararası varlıkların kapsamı; finansal sistemin kısa vadeli dış borcu, bankacılık sistemindeki döviz mevduatı ve eğer ülkede sabit kur sistemi uygulanmakta ise bankacılık sistemindeki tüm vadesiz ulusal para mevduat ve emisyon da kısa vadeli yabancı para yükümlülüklerin kapsamını oluşturmaktadır. Bazı ekonomistler, Asya'da yaşanan krizi gelişimi ve nedenleri bakımından yeni bir tür kriz olarak tanımlasa da, düştüğü likidite sıkıntısı bakımından, Şili ve Meksika krizlerinin bir benzeri olduğu görüşünde birleşmektedir. Bu üç krizde de ülke bütçeleri aşırı derecede açıklar vermemiş; bu durum ülkelerin mali politikalarında bir sorun olmadığı izlenimi uyandırmıştır. Ancak ülkelerin temel ekonomik göstergelerindeki (reel kur, cari işlemler dengesi ) bozulmalar bu ülkelerde bir krize girildiğinin bir habercisi olmuştur. Asya ülkelerinde krizle birlikte para ve kur politikalarında tıpkı Latin Amerika ülkelerindeki gibi bazı açmazların içine düşülmüştür. Bir yandan büyük ölçüde finansal sistemi desteklemek için, sürdürülen gevşek para politikası diğer yandan ise firmaların dış piyasalarda rekabet gücünü arttırmayı hedefleyen devalüasyon beklentileri, önemli miktarda dış borcu olan bölge ülkelerini zora sokmuştur. Diğer taraftan Rusya'da 1998 ortalarında yaşanan kriz, yine Rusya'nın dış borçlarını ödeyememesinden kaynaklanmaktaydı. Ekonomisi mafyalaşmış, kayıt dışına kayan Rusya neredeyse iflasını açıklayacak duruma düşmüştü. Ancak IMF Asya ülkelerinin imdadına yetiştiği gibi buraya da kaynak aktarmak zorunda kalmıştı. Rusya'nın cari işlemler açığı yine bir dış borçla kapatılıyordu. Herşey böyle gelişiyorken, sabit döviz kuru sisteminden dönmeyen ve parasını 1 peso=1 dolara endeksleyen Arjantin tam bir ekonomik durgunluğun içinde boğuşuyordu. Yaşanan sosyal patlamalar, artan iç ve dış borçlar, Arjantin bütçesinin sürekli açık vermesine neden olmaktaydı. Yolsuzluklar, durgunluk, hkümet boşlukları, siyasi istikrarsızlık sonuçta daha önceden IMF'ye rest çeken Arjantin'i yine IMF'nin politikalarını kabul etmesini zorunlu kılmıştır. Uygulanan devalüasyonla, sabit döviz kuru sistemi terkedilmek zorunda bırakılmıştır. Ülkemizde yaşanan 1994 krizi ve ardarda yaşanan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri sonucu artan bütçe açıkları, yüksek enflasyon ve yaşanan devalüasyon, yüksek faiz sendromu, ekonomik durgunluk ülkenin krizdeki durumunu daha iyi tanımlamaktadır. Özellikle bütçe açıklarının kapatılması amacıyla yüksek faizli kamu borçlanması, kamu bankaların bu açıkları kapatmada kullanılması, bankacılık sistemini kısır bir döngüye sokarak; reel sektöre kredi veremez duruma getirmiştir. Reel sektör bundan etkilenerek, üretim yapamaz hale gelmiş ve krizle birlikte yaşanan ekonomik durgunluk sonucu bir çok işyeri kapanmıştır. Sonuçta kriz sonrası uzun vadede bankaların yaşadığı krizden kurtulması amacıyla yeniden yapılandırma programına tabi tutulması gerekmiştir. IMF tarafından da bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılmasıyla önerilen zor durumda olan bankaların tasfiyesi belki kredilendirmedeki ahlaki problemi çözmekte ancak bu uygulamanın nispeten sağlıklı durumdaki bankalara da hücum riskini arttıracağı düşünülmektedir. Bankaları mali yapılarını güçlendirmeye zorlamaksa, yeni kredilerin açılmasını önlemekte, varolan kredilerin tasfiyesini gerektirmektedir. Bu durum ise sistemdeki likiditeyi daha da azaltmakta bir anlamda bankaların kredi portföylerindeki kaliteyi düşürmektedir. Kriz sonrası IMF'nin Asya ülkeleriyle, Türkiye ve Arjantin ile yaptığı anlaşmalar ekonomi çevrelerince sorgulanmış, IMF'nin hem varlığının hem de görevlerinin yeniden yapılanmaya tabi tutulmasının gerekliği konusunda çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. IMF tarafından gelişmekte olan ülkelere tavsiye edilen para arzının kontrolü ve kamu açıklarının ve borçlarının kapatılması gibi temel sorunları çözmeden enflasyonu azaltmayı hedef alan, sıkı maliye politikalarıyla desteklenen sabit kur sistemine dayalı bir ekonomik istikrar modelinin çöküşü ile IMF büyük eleştirilere tabi tutulmuştur. Diğer bir eleştiri noktasın ise; IMF ve bir ölçüde Dünya Bankası'nın, bunalım ortaya çıkana kadar hiçbir öngörüde bulunmamış olmaları, aksine son ana kadar, bölge ülkelerinin politikalarını yazılı ve sözlü bir biçimde desteklemiş olmalarıdır. Sonuçta yaşanan bu krizler zincirinde en çok bankacılık sistemi olumsuz etkilenmiş, bu sektörün zor durumda olması tüm ekonomiyi derinden sarsmıştır. Bankacılık sektörü ülkemizdeki örnekleriyle kamu bankaları görev zararlarır ve yüksek kamu açıklarıyla eel sektöre kredi aktarma fonksiyonunu yitirince krizin derinleşmesi an meselesi olmuştur. Bu durum sadece kamu bankaları değil özel ticaret bankalarını da derinden etkileyerek, krizin zincirleme bir halka oluşturmasına neden olmuştur. Bu durum sonucunda bankacılık sektörü, krizden sonra krize giren ülkelerde uygulanan yeniden yapılandırma programıyla tekrar ayağa kaldırılmasına çalışılmıştır. Bu yapılandırma, zor durumda olan bankaların tasfiyesini, özel bankaların sermayesinin güçlendirilmesini, banka birleşmelerinin teşvik edilmesini, kamu bankalarının özelleştirilmesini ve bankaların denetiminin daha sıhhatli yapılmasını öngörmektedir.
dc.description.abstractAfter 1980's globalization created deep affect on economic markets and organization.Especially the affect on financial markets and organization can be seen very well. Many countries by freeing the capital ,enlarging the markets and abondoning the borders are the key elements of globalization.With this events besides negatif affects developing countries have pozitif affects.Especially after the freeing economic collapses made by freeing the capital ,trials on the third countries by developed countries are the result of this economic collapses.The reason of banking crises in the developed countries are globalization and nagatif affects of globalization. Starting with Chile crise in the middle 1980's ,Mexico crise in the late 1994,Asian crise 1997-1998, Russia crise 1998,Argentina crise started 2000 and still going on are some of examples.Even the crises which occured in our country in 1994 ,December and February are the result of the globalization. In the first section we look at the globalization and examined the financial crises.After that we mentioned the banking crises relavant to financial crises.We defined banking crises theories and the connection of banking crises in financial markets.I should point out that the affect of banking crises are more deep than financial crises. Banks,during economic crises due to sector sore, may have in trouble and this can affect the all economy.This fact happens ,rather than aiming at maximizing profit, gathering the deposit and give it to the reel sector as a credit. In the second section we discussed the crises occured in the world and the reason and the affects of this crises.At the end the reason and affect of this crises are similar to each other. When we look at this crises; a)From macro economic view:Administiring the wrong banking politics with inflation affect and the fall of growth caused economic recession and problems in banks.Especially in the begining of the crise cash crises due to high interest is the result of the wrong money politics.Especially investments on money in asia made the cash flee and caused cash crise. b)From sectorel view:Because of the sectorel sore panics happen in crises.After the panics the owner of the deposits attack the banks to get their money back . c)From the public share in sector view:The government uses the money in markets by issuing bonds.Banks colect this bonds rather than giving credits to the reel sector, takes no risk.And the government guarentees all the deposits and efface the emulation.Thus small banks rise the interest level. In the third section banking crises and financial crises occured in Turkey has been examined before 1980,after 1980, after 1990 and in present .December and February crises in Turkey caused collapses not just in banking sector ,in all economy and politics as well.ı have to point out that after the crises 11 september event although created negatif affects in short period ,in the long period this is a very big challenge for our country.Especially our great ally USA supported us w financial and after the crise in our country a period of moral and comfortable started. In the last section we defined the solve suggestions of the banking crises based on turkey.Banks joins for fair trade,privatezation of public banks and reducing the publis share in the sector are important key. The rebuilding period includes creating the more powerful banks,reducing the publis share in the sector and fair trade for the sector.This period will prevent colusion and the fraud ın he public sector.Even the public share is reduced ,inspection mechanism must work properly with law arrangements. Nowadays in our world economic and financial crises affects many sectors including banking sectors.we can rebuild the sector taking financial and law steps amd make the sector more productive.But we cant save the countries with organizations like IMF.So countries must use their domestic dynamics and make the money politics coherent.Thus the country which has powerful economy will have the powerful banking sector.
dc.format.extentVI,185y.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/3E/T0047748.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/208746
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectBanka ve bankacılık
dc.subjectBankacılık
dc.subjectEkonomi
dc.subjectFinansman ekonomisi
dc.subjectKriz
dc.titleBankacılık krizleri, dünya’ da ve Türkiye’ de yaşanan bankacılık krizleri, bankacılık krizlerine karşı alınan önlemler ve çözüm önerileri
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections