Publication:
Ceza muhakemesinde doğrudan doğruyalık ilkesi

dc.contributor.advisorÇAKIR, Kerim
dc.contributor.authorAkar, İbrahim
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentKamu Hukuku Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-16T08:19:32Z
dc.date.issued2025
dc.description.abstractDoğrudan doğruyalık ilkesi, ceza muhakemesi hukukunun son iki yüzyılına damgasını vurmuş temel ilkelerinden biridir. Bu ilke, ceza uyuşmazlığını çözecek olan mahkemenin davaya konu olaya ilişkin kanaatini ancak duruşmaya getirilmiş ve tarafların kolektif katılımıyla üzerinde tartışılmış bulunan delillerden edinmesini, hükmünü de ancak bu delillere dayandırabilmesini ifade etmektedir. Doğrudan doğruyalık ilkesi, bir taraftan mahkemenin hangi delillerle ne şekilde temas kuracağı sorusuna yanıt arayarak ceza muhakemesinin temel amaçlarından biri olan maddi gerçeğe ulaşmaya yardımcı olmakta, diğer taraftan tüm delillerin tarafların aktif ve etkin bir şekilde katıldığı aleni bir duruşmada ortaya konulmasını ve tartışılmasını sağlayarak adil bir yargılamayı temin etmektedir. Tezimizin temel amaçlarından biri, doğrudan doğruyalık ilkesinin bu iki fonksiyonu ne şekilde icra ettiğini ortaya koymaktır. Doğrudan doğruyalık ilkesi, olayı kaynağından, ilk elden öğrenmenin gerçeğe ulaşma konusunda daha yararlı olacağı kabulünden hareket etmekte, mahkemenin olaya ilişkin bilgi sahibi olan kişileri bizzat dinlemesini, onların ifadelerini içeren tutanakların okunmasına tercih etmektedir. Bu yönüyle ilke, yazılılığa karşı sözlülüğü, dolaylılığa karşı doğrudanlığı üstün tutmaktadır. Doğrudan doğruyalık ilkesinin bu kabulleri, ceza muhakemesi hukukunun birçok ilke ve kuralına etkide bulunmuştur. Tezimizde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun doğrudan doğruyalık ilkesine ilişkin düzenlemeleri incelenmiş, bunların doğrudan doğruyalık ilkesiyle ne oranda örtüştüğü veya ayrıştığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yine uygulamadan kaynaklanan sorunlar tespit edilmeye çalışılmış, bunlara çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Diğer taraftan ilke, daha ortaya çıktığı ilk günden itibaren birtakım eleştirilere maruz kalmış, ilkenin mutlak şekilde uygulanmasının ceza muhakemesi sürecine katlanılamaz yükler getireceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda doğrudan doğruyalık ilkesi çeşitli yönlerden sınırlandırılmış, birtakım zorunluluklar dolayısıyla ilkeye istisnalar getirilmiştir. Bu sınırlamaların ve istisnaların sayısı gün geçtikçe artmış, günümüzde zirveye ulaşmıştır. Bu artış trendi günümüzdeki ihtiyaçlar ve gelişmelere paralel olarak devam etmektedir. Tezimizde bu sınırlamalar ve istisnalar da detaylıca incelenmiş, doğrudan doğruyalık ilkesinin hangi hallerde, ne şekilde ve nereye kadar sınırlandırılabileceği ortaya konulmaya çalışılmış, mevcut yasal düzenlemeler bu pencereden bir değelendirmeye tabi tutulmuştur. Tüm bunlar yapılırken yerli ve yabancı çok sayıda kitap, makale ve tezden yararlanılmıştır. Keza incelediğimiz her bir konuya ilişkin içtihatlardan faydalanılmış, bu kapsamda başta AİHM olmak üzere, birçok AYM ve Yargıtay kararından istifade edilmiştir. Tezimizde doktriner görüş ve tartışmalar ile yargısal içtihatlardan hareketle, doğrudan doğruyalık ilkesinin kapsamlı ve sistematik bir incelemesi yapılmaya çalışılmıştır.
dc.description.abstractThe principle of immediacy is one of the fundamental doctrines that has shaped criminal procedural law over the past two centuries. This principle dictates that the court resolving the criminal dispute must form its opinion solely on the basis of evidence presented during the trial and discussed with the collective participation of the parties. The judgment must be based only on such evidence. The principle serves a dual function: on one hand, it guides how and with which evidence the court should interact in its pursuit of the material truth, which is one of the primary objectives of criminal procedure; on the other hand, it ensures a fair trial by requiring that all evidence be presented and examined in an open courtroom with the active and effective participation of the parties. One of the main objectives of this thesis is to examine how the principle performs these two core functions. The principle is based on the assumption that learning about the facts directly from the source—first-hand—is more effective in uncovering the truth. It prioritizes the personal hearing of those who possess relevant knowledge of the case by the court, rather than relying on reading written records of their statements. In this sense, the principle favors orality over written procedures and directness over indirectness. These assumptions of the principle have influenced many other rules and doctrines of criminal procedural law.This thesis examines the provisions of the Turkish Code of Criminal Procedure concerning the principle of immediacy, evaluating the extent to which these provisions align with or diverge from the principle. Furthermore, it identifies practical problems encountered in implementation of the principle and offers potential solutions. From the outset, however, the principle has also been subject to various criticisms. It has been argued that its strict application would impose unbearable burdens on the criminal justice system. As a result, the principle has been subjected to certain limitations and exceptions, which have steadily increased over time and reached their peak today. This growing trend continues in response to evolving needs and developments. Accordingly, the thesis explores these limitations and exceptions in detail, seeking to determine under what circumstances, to what extent, and in what manner the principle can be restricted. Current legal regulations are evaluated from this perspective. Throughout this study, a wide range of domestic and international literature—including books, articles, and academic theses—has been utilized. Judicial decisions have also been extensively examined, particularly those of the European Court of Human Rights, the Constitutional Court of Turkey, and the Court of Cassation. Drawing on both doctrinal debates and jurisprudence, the thesis aims to provide a comprehensive and systematic analysis of the principle of immediacy in criminal procedure.
dc.format.extentXIII, 375 sayfa
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/9D/68c86d4b56ce7.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/302115
dc.language.isotur
dc.rightsopenAccess
dc.subjectCeza yargılaması
dc.subjectconscientious conviction
dc.subjectCriminal procedure
dc.subjectdelillerin tartışılması
dc.subjectDoğrudan doğruyalık ilkesi
dc.subjectexamination of evidence
dc.subjectistinabe
dc.subjectKamu hukuku
dc.subjectPublic law
dc.subjectreading of records
dc.subjectrogatory
dc.subjectsözlülük ilkesi
dc.subjectThe principle of immediacy
dc.subjectthe principle of orality
dc.subjectTurkey
dc.subjecttutanakların okunması
dc.subjectTürkiye
dc.subjectvicdani kanaat
dc.subjectvideo-conference
dc.subjectvideokonferans
dc.titleCeza muhakemesinde doğrudan doğruyalık ilkesi
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections