Publication:
Dünyada ve Türkiye’ de isteyerek düşüğün yasal boyutunun etik açıdan değerlendirilmesi

dc.contributor.advisorGÖRKEY, Şefik
dc.contributor.authorÇokar, Muhtar
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSağlık Bilimleri Enstitüsü
dc.date.accessioned2026-01-13T07:29:39Z
dc.date.issued2006
dc.description.abstractDünyada her yıl yaklaşık 46 milyon kadın isteyerek düşük yapmakta ve bu kadınların % 25’i yasaların isteyerek düşüğü yasakladığı veya kadının yaşamının tehlikede olduğu durumlarda izin verdiği ülkelerde yaşamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından “istenmeyen bir gebeliğin yeterli becerisi olmayan bir kimse tarafından veya sağlıksız koşullarda sonlandırılması” olarak tanımlanan güvenli olmayan düşük sayısı her yıl 20 milyon kadardır ve yaklaşık 80.000 kadın güvenli olmayan düşük nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Eski zamanlardan beri yaygın olarak uygulanmakta olan isteyerek düşük için kesin yasal engellemeler sanayileşme ve ulus devletlerin gündeme gelmesiyle başlamıştır. Daha önceki dönemlerde düşüğe başvuruyu ahlaki açıdan kısıtlayan önemli unsurlardan bir tanesi din olmuş, ancak bu konuda toplumsal denetimin sağlanması, hekimlerin de katkısıyla seküler ulus devlet tarafından yasalarla sağlanmıştır. İsteyerek düşüğün doğru olmadığı yönündeki ahlaki yargıların gerekçelerinden bir tanesi, anne karnındaki fetusun yaşamının sonlandırılmasının, bir insanın yaşamının sonlandırılmasıyla eşdeğer olduğu görüşüdür ve bu görüş, 1960’lara gelinceye kadar isteyerek düşük ile ilgili kısıtlayıcı yasal düzenlemelerin gerekçesini oluşturmuştur. Yirminci yüzyılın başında önce Batıda başlayan kadınların kendi bedenleri üzerinde denetim sağlama girişimleri, ilk adım olarak gebelikten korunma yöntemlerinin ulaşılabilirliğini ve yaygınlığını sağlamış, daha sonra bu hareket isteyerek düşüğün yasallaşması savunuculuğunu da üstlenmiştir. Anne ölümlerinin güvenli ortamda sunulan isteyerek düşük hizmetlerinin sunumu ile ve yasal koşullarda önlenmesinin doğru bir halk sağlığı politikası olacağı kabul edilerek, önce Batı toplumlarında ve daha sonra gelişmekte olan ülkelerde düşük konusundaki kısıtlayıcı yasalar değiştirilmeye başlanmıştır. Ülkemizde de 1983 yılında benzer gerekçelerle isteyerek düşük konusundaki yasalar değiştirilmiş ve 10 haftaya kadar olan gebeliklerin istek üzerine sonlandırılması üreme sağlığı hizmetleri kapsamında sunulmaya başlanmıştır.
dc.format.extentVIII, 263y. ; 28sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/1F/T0052613.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/212624
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectÖzel Hukuk
dc.titleDünyada ve Türkiye’ de isteyerek düşüğün yasal boyutunun etik açıdan değerlendirilmesi
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections