Publication:
Fırat ve Dicle nehirleri bağlamında Ortadoğu’da su sorunu ve Türkiye

dc.contributor.advisorAKYÜZ, Müfit
dc.contributor.authorKılınç, İsmail
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentİktisat Anabilim Dalı Uluslararası İktisat Bilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T14:38:00Z
dc.date.issued2003
dc.description.abstractOrtadoğu da birçok köklü uygarlığın kurulduğu, toprak ve doğal kaynaklar uğruna savaşların yapıldığı kompleks ve sorunlu bir bölgedir. Günümüzde ve gelecekte bölgenin önemli sorunlarının başında su yer almaktadır, alacaktır. Bölge toplam su potansiyeli bakımından oldukça iyi konumdadır ancak su kaynaklarının belirli bölgelerde yoğunlaşması ve bu kaynakların birden çok ülke tarafından kullanılıyor olması ve artan nüfusun kaynaklar üzerindeki baskısı sorunun temel nedenini oluşturmaktadır. Zamanla nüfusun artması ve sanayinin gelişmesiyle daha çok suya ihtiyaç duyacak olan Suriye ve Irak Fırat ve Dicle nehirlerinden daha fazla su talep etmekte ve iki nehrin sularının paylaşımını yazılı hale getirmek istemektedirler. Burada temel argüman iki nehrin ortak nehir olarak kabul edilmesidir. Türkiye ise ortak nehir kavramına karşı çıkar ve sorunun çözümü için üç aşamalı planı önerir. Bu plana göre üç ülkenin de toprak ve su kaynakları objektif ölçüler çerçevesinde tespit edilecek ve suyun ülkeler arasındaki dağılımı buna göre yapılacaktır. Komşularımız ise bunu kabul etmeyerek Amerika'dan ve diğer batılı ülkelerden destek bulmaya çalışmaktadır. Sorun uluslar arası hukuk tarafından incelendiğinde su sorununa ilişkin genel kabul görmüş veya yaptırımı olan yasa ve ilkelerin henüz oluşmadığını görüyoruz. Uluslar arası hukukta sorunun çözümüne ilişkin doktrinlerden birisi Harmon Doktrini'dir. Bu doktrin yukarı kıyıdaş ülkenin mutlak hakim olduğu ilkesine dayanır. Bunun tam zıttı olan görüş ise aşağı kıyıdaş ülkeler tezidir. Bu da sınıraşan sular üzerinde aşağı kıyıdaş ülkenin mutlak hakim olduğu görüşünü savunur. Bu iki uç görüşler arasında başka ilke ve görüşler de mevcuttur. Sorunun çözümü üç ülkenin bir masada oturarak sorunu ayrıntısı ile tartışmaları, var olan kaynakları ve ihtiyaçları belirlemelerine bağlıdır. Diğer devletlerin müdahale etmesi sorunu çözmek yerine daha da kompleks hale getirecektir. Middle East is a geopolitical area that many civilizations brought up. It is very complex and there are many problems. One of the most important problems is water. There are rich water resources in the zone. In spite of this , water is an important problem. Cause is unbalanced separated water resources and being used water resources by many countries. In addition to these, groving population pres on water resources. Present water resources are enough for Turkey, Syria and Iraq. But there is a suspicion for future. Iraq and Syria want to guarantee their future related with water. Because of this these two contries want much more water from Turkey. Turkey is allowing 500 m3/ sn water from the Euphrates river. There is a solition suggestion: Three Stage Plan. This plan suggest to being defined water and soil resources and solution strategy. There is no enough international rules related with water problem. Problem is very difficult but there are solutions. It should be used three stage plan to solve the poblem. Countries should use water econocally and should try to get new water resources like desalination and Manavgat Project and Peace Water Project.
dc.format.extent133y.; 28sm.
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/T0049436.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/189240
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectArazi ekonomisi
dc.subjectDoğal kaynaklar_Su
dc.subjectEkonomi
dc.subjectSu Sorunu
dc.titleFırat ve Dicle nehirleri bağlamında Ortadoğu’da su sorunu ve Türkiye
dc.typemasterThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections