Publication: Kredi birlikleri: alternatif finansal aracı kurum olarak analizi
| dc.contributor.advisor | ULUDAĞ, İlhan | |
| dc.contributor.author | Yücememiş Tanınmış, Başak | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Bankacılık Bölümü | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T07:21:23Z | |
| dc.date.issued | 1999 | |
| dc.description.abstract | Kar amacı gütmeyen, üyelerinden tasarruflarını toplayarak yine üyelerine uygun faizle kredi veren, yardımlaşma örgütü niteliğinde olan ve kooperatifçilik temeline dayanan finansal aracılara kredi birlikleri denilmektedir.Kredi birlikleri borç para verme ve alma amacı güden bireylerin biraraya geldiği mevduat kabul eden kurumlardır.Birliğin amacı üyelerine düşük faizli kredi verirken, yüksek faizli mevduat (pay) hesabı getirisi sağlamaktır.Kooperatif bankacılığına iyi bir örnek olan kredi birlikleri, küçük tasarrufların teşvikini sağlayarak üyelerinden mevduat toplayarak fon yaratmakta ve gerektiğinde bu fonu üyelerine uygun bir faizle kredi olarak sunmaktadır.Üyeler kredi birliklerine yatırdıkları mevduat oranında pay sahibi olmakta ve bu paylar sayesinde kredi birliğinde bir mülkiyeti temsil eden ortaklık senedini ellerinde bulundurmaktadırlar. Kredi birlikleri mesleki, sosyal ve bölgesel bazı ortak özelliklerinden dolayı kişilerin veya kuruluşların birleşip müşterek mülkiyet altında kurdukları ve amacı bu kişilere veya kuruluşlara (üyelere) hizmet etmek olan ve üyeleri tarafından yönetilen bir mali kurumdur. İlk olarak 1844 yılında Almanya'da doğan kredi birliği akımı, sonraki yıllarda İtalya ve Avusturya'ya sıçramış, 1900'lü yıllarda da Kanada ve ABD'de görülmüştür. Kredi birlikleri ABD'de daha hızlı bir gelişim sürecinden geçmiş, 1909 yılında Massachusetts eyaletinde bir Kredi Birliği Yasası oluşturulmuştur.1914 yılında eyalet içerisinde hizmet etmeye yönelik olarak Massachusetts Kredi Birliği kurulmuştur.Kredi Birliği Yasası'nın her eyalette uygulanmasına yönelik olarak, 1921 yılında kurulan Kredi Birlikleri Ulusal Genişleme Bürosu, tüm ulus çapında hizmete yönelmiş ve bütün eyaletleri kapsayan müşterek bir yasa çıkartılmasına çalışmıştır. 1935 yılında her eyalette ayrı ayrı kurulan kredi birlikleri birleştirilmeye çalışılmış, bu amaçla da, Kredi Birlikleri Ulusal Genişleme Bürosunun yerine Ulusal Kredi Birliği Kurumu kurulmuştur.Ulusal Kredi Birliği Kurumuna bağlı olarak farklı üç alt kurum daha oluşturulmuştur.Bu alt kurumlardan bir tanesi Ulusal Kredi Birliği Kurumu'nun verdiği kredileri sigortalayan Ulusal Kredi Birliği Yardımlaşma Sigorta Grubu dur, bir diğeri kredi birliklerinin karlılığını arttırmaya çalışan ve kredi birlikleri için yeni finansal ürün geliştirme görevini üstlenen Ulusal Kredi Birliği Hizmet Grubudur ve sonuncusu da kredi birliklerinde likiditeyi arttırmak amacıyla kurulmuş olan Ulusal Kredi Birliği İpotek Şirketidir.Bu şirket aracılığıyla kredi birliklerinin verdiği ipotekli krediler için bir ipotek havuzu oluşturulmakta ve menkul kıymetleştirilmiş ipoteklerin ikincil piyasada satışı sağlanmaktadır. 1974 yılında kredi birliklerinin kredi birliği gibi hizmet veren, kredi birliklerinin aktiflerinin %1'ini toplayarak ihtiyaçları olduğunda onları destekleyen bir kurum olarak Amerikan Merkez Kredi Birliği kurulmuştur. 1934 yılında Federal Kredi Birliği Yasası yürürlüğe girmiştir.Bu yasaya göre; kredi birlikleri en az yedi kurucu üyeden oluşabilecek, birlik fonları sadece üretim amacı ile kullanılabilecek ve kredi birlikleri kurumlar vergisinden muaf olacaktır.1977 yılında bu yasada yapılan değişikliklerle; kredi birliklerinin yatırım olanakları genişletilmiş, kredi süreleri uzatılmış ve birliklerde yeni finansal ürünlerin oluşumuna izin verilmiştir.Bunların sonucu olarak 1978 yılında Finansal Kurumlar Reform Yasası çıkartılmıştır.Kredi birliklerine yatırılan mevduatlara faiz yerine kar payı ödenmektedir. Kredi birliklerinde oluşan bu pay hesaplarında, yatırılan farklı mevduat oranlarına mevduatın büyüklüğüne bağlı olarak farklı kar payı ödemeleri yapılabilmektedir. Finansal Kurumlar Reform Yasası'yla 100.000 $' ı aşan pay hesaplarına en fazla piyasa faiz haddinin uygulanabileceğine karar verilmiştir.1980 yılına gelindiğinde ise, tüm mevduat kurumlarında deregülasyona gidilmiş ve Para Kontrol Yasası çıkartılmıştır.Bu yasayla; faiz doğuran işlemler hesabı yasallaştırılmış (Kredi Birliği ve müşteri arasında yapılan uzun vadeli ve yüksek faizli mevduat anlaşmalarıdır.Vadesinden önce nakte dönüştürülmek istenen mevduata faiz yani kredi birliklerinde kar payı uygulanmamaktadır), mevduat sigorta limiti 100.000 $'a çıkartılmış ve kredi birlikleri diğer tasarruf kurumları gibi Amerikan Merkez Bankası'na munzam karşılık yatırmaya başlamışlardır.Munzam karşılıklar aracılığıyla kredi birlikleri Amerikan Merkez Bankası tarafından kontrol altına alınmışlardır.Kredi birliklerine ilişkin son olarak 1982 yılında Garn-St.Germain Yasası çıkartılmıştır.Bu yasayla kredi birlikleri daha esnek bir yapıya kavuşturulmuştur.Çünkü ipotek kredilerinin büyüklüğüne ve vadesine getirilen sınırlamalar ile iki milyon dolara kadar olan tasarruflar için Amerikan Merkez Bankası'na munzam karşılık yatırma zorunluluğu kaldırılmıştır.Dünyada kurulan kredi birliklerine ABD'de kurulan kredi birlikleri hızlı ve istikrarlı gelişimi açısından iyi bir örnektir.Diğer ülkelere nazaran geçmişi yakın zamana dayanan ABD'de kurulan kredi birlikleri, daha hızlı ve istikrarlı bir gelişim sürecinden geçmiştir.Kredi birliklerine ilişkin çıkartılan yasalar ve oluşturulan kurumlar, kredi birliklerinin diğer finansal kurumlar arasında sivrilmesine yol açmıştır.Çıkartılan yasalar zamanla çağın gereklerine uygun konuma getirilmiş ve birlik üyelerinin birliğe olan güvenlerinin artması sağlanmıştır. Kredi birlikleri birliğin politikasını belirleyen bir Yönetim Kurulundan, kredi başvurularını değerlendiren bir Kredi Komitesinden ve birlik içinde faaliyetlerin gerektiği gibi yapılıp yapılmadığı kontrol eden bir Gözetim Komitesinden oluşmaktadır.Her birlik üyesinin Yönetim Kurulu üyelerinin seçiminde bir tek oy hakkı bulunmaktadır.En az beş dolarlık bir mevduat hesabı açılarak bir kredi birliğine üye olunabilmektedir.Birlik üyelerinin sahip oldukları paylar birlik sermayesinin %10'unu aşamamaktadır.Bu pay hesapları birlik bilançosunun pasifinde borçlar kısmında değil, özsermaye kısmında yer almaktadır.Kısacası birliğe yatırılan mevduatlar, birliğin borcunu değil özsermayesini oluşturmaktadır. Kredi birlikleri bir ticari bankanın müşterilerine sunduğu hizmetlerin aynısını kendi üyelerine sunabilmektedir.Ancak, ticari bankalar kurumlar vergisine tabi iken, kredi birliklerinin bu vergiden muaf olmaları haksız bir rekabet doğurmaktadır.Kredi birliklerinin yardımlaşma örgütü niteliğinde oluşları ve kar amacı gütmeyişleri kurumlar vergisinden muaf olmalarına imkan sağlamaktadır.Bu durum kredi birliklerine diğer finansal kurumlar arasında önemli bir avantaj tanımaktadır. Kredi veren kurumlar arasında kredi birliklerinin %14 gibi önemli bir payı bulunurken, aktif büyüklüğü olarak kredi birlikleri mevduat toplayan kurumlar arasında en küçük olanıdır (Kredi birliklerinin ortalama aktif büyüklüğü yirmi milyon dolardır).1990'lı yıllarda kredi birliklerinin verdiği tüketici kredilerinde bir azalma olurken, ipotek kredileri artmıştır.Dolayısıyla kredi birliklerinin likit varlıklarında bir azalma görülmüştür.Kredi birlikleri üyelerden gelen kredi taleplerinin az olduğu dönemlerde de gelir sağlayabilmek ve likiditelerini arttırabilmek amacıyla son yıllarda menkul kıymet yatırımlarına yönelmişlerdir.Kredi birliklerinde pasif kalemlerin %90'ını hisse ve mevduatlar toplamı oluştururken, geri kalanını da diğer borç kalemleri oluşturmaktadır.Kredi birliklerinde verilen krediler toplamı birlik sermayesinin %20'sini geçememektedir.Birlik içinde kar payı ödemeleri iki şekilde yapılabilmektedir.Bu ödemeler ya tasarruf hesaplarına kar payı olarak ya da verilen kredilerin faizlerinde indirim yapılarak gerçekleşebilmektedir. Amerikan halkının %30'unun üye olduğu kredi birliklerinin sayısı giderek artmaktadır.Kredi birlikleri 1997 yılında 11.353 rakamına ulaşırken üye sayıları da 72.100.000 olarak gerçekleşmiştir.Kredi birlikleri bu kadar yagın olmalarına rağmen, diğer mevduat toplayan kurumlar arasında en küçük olan kurumdur.Bunun sebebi; kredi birliklerinin küçük tasarruf sahipleriyle çalışmalarıdır.Ayrıca birlik üyelerinin sahip oldukları paylarla birliğin mülkiyetinde ve yönetiminde söz sahibi olmaları da, her birlik üyesinin kaliifye bir eleman olmaması nedeniyle bir dezavantajdır. Türkiye'de kredi birliklerine benzer bir finansal aracı bulunmamaktadır.Kredi birliklerinin bir kooperatifçilik temeline dayanması nedeniyle Türkiye'de kooperatifçilik yapısını incelediğimizde, Türkiye'de üretim, tüketim ve kredi kooperatiflerinin bulunduğu görülmektedir.Kredi birliklerine benzerlikleri açısından kredi kooperatifleri, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Esnaf-Kefalet Kooperatifleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.Küçük esnaf ve sanatkarları kredilendirmesi nedeniyle kredi birliklerine en çok benzeyen Esnaf-Kefalet Kooperatifleri'dir.Türkiye'de kooperatiflerin sermayelerini önceleri kooperatif üyelerinin yatırdıkları paralar oluştururken, sonraları kooperatiflerin sermayeleri hükümetçe toplanan vergilerle oluşmaya başlamıştır.Zamanla Milli Kooperatifler Birliği ve Tüketim Kooperatifleri Merkez Birliği gibi Türkiye'de kooperatifçiliği geliştirmeye çalışan kurumlar oluşturulmuş olmasına karşın, Türk kooperatifçiliğinin önemli sorunları bulunmaktadır.Bu sorunlar; finansman, üst örgütlenme, eğitim, mevzuat ve denetim sorunlarıdır.Finansman ve kredi sorunu, ancak yönetim ve finansmanına kooperatifler ve üst örgütlerinin egemen olacağı bir Koopertifler Bankası kurularak çözülebilecektir.Türkiye'de kooperatifler sayısal açıdan çok, ancak nitelik ve etki yönünden oldukça yetersizlerdir.Dünya'daki kredi birliği örneklerinin ekonomiye katkıları dikkate alınarak, Türkiye'nin içinde bulunduğu bu güçlüğü aşmaya çalışması gerekmektedir. | |
| dc.description.abstract | Credit unions are financial intermediaries (Brokers set up as solidarisation organisations) based on cooperative fundamentals which collect savings from members and distribute these as low interest loans to members without seeking a profit. Credit unions are deposit-accepting institutions where individuals apply to give or obtain loans. The unions' purpose is to extend low interest-loans to members while at the same time ensuring high interest income on deposit (share) accounts. Members become shareholders corresponding to their deposit with the credit union and holders of shareholding certificates (Common Bonds) in relation to such shares which represent their ownership within the credit union. Credit unions are financial institutions founded and managed by individuals or institutions coming together as co-owners due to certain occupational, associational or residential characteristics and their purpose is to serve these individuals or institutions (members). The trend toward credit unions which were initiated for the first time in 1844 in Germany spread to Italy and Austria in subsequent years and emerged in Canada and the USA in the 1900's. Credit unions evolved more rapidly in the US where a Credit Union Act was passed by the state of Massachusetts in 1909. In 1914, the Massachusetts Credit Union was founded to serve within state boundaries. Seeking the implementation of the Credit Union Act in all federal states, the Credit Unions National Extension Bureau which was set up in 1921 set out to establish a nationwide service and made efforts for the implementation of a common law in all states. In 1935, ventures were made to merge credit unions set up individually in each state and in line with this objective the Credit Union National Association was substituted for the Credit Unions National Extension Bureau. Also, three different entities were set up and affiliated to the Credit Union National Association. Among these affiliates, the Credit Union National Association Mutual Insurance Group was assigned to insure loans extended by the Credit Union National Association, the Credit Union National Service Group undertook to improve the profitability of the credit unions and development of new financial products for credit unions, while the Credit Union National Association Mortgage Corporation was designated for the purpose of increasing the liquidity of credit unions. Through this corporation, a mortgage pool was formed to deal with mortgaged credits extended by credit unions and ensure the sale of securitized mortgages in secondary markets. In the year 1974, the United States Central Credit Union was founded to function as a credit union serving other credit unions, and empowered to collect 1% of credit unions' assets to give support whenever called upon. The Federal Credit Union Act entered into force in 1934. According to the act; credit unions were required to have at least seven founding members, the usage of union funds was restricted to production purposes and credit unions were granted exemption from tax. Through amendments made to the act in 1977; investment opportunities for credit unions were broadened, credit terms extended and unions were granted permit to create new financial products. As a consequence of the foregoing, the Financial Institution Reform Act was approved in 1978. Payment on credit union deposits was decreed in the form of dividend instead of interest. Various dividend payments may be effected on such credit union shareholder accounts, taking into account varying deposit rates in relation to the account's size. The Financial Corporation Reform Act stipulated that market interest rate should not be surpassed for share accounts exceeding $100,000. In 1980, deregulation was started for all depository institutions and a Depositary Institutions Deregulation and Monetary Control Act was passed. The act; legalised interest-bearing transaction accounts (Long term and high interest-deposit contracts entered into between the credit union and client. Credit unions effect no interest, i.e. dividend on deposits converted into cash prematurely.), increased the deposit insurance limit to $100,000 and requested credit unions to deposit reserve requirements with the Federal Reserve Bank like other savings institutions. Reserve requirements served as an instrument to put credit unions under the control of the Federal Reserve Bank. The most recent act issued on credit unions is the Garn-St. Germain Act dating back to 1982. The act prescribed a more flexible structure for credit unions. Reserve requirements regarding the Federal Reserve Bank were lifted for savings up to two million dollars through restrictions imposed on the size and term of mortgage loans. Credit unions consist of a Board of Directors which determines union policies, a Loan Committee which assesses credit applications and an Auditing Committee which supervises whether or not union activities are conducted properly. Each union member has one vote. Opening of a $ 5 deposit account is sufficient for union membership. Shares owned by any union member may not exceed 10 % of the union's capital. Such share accounts are recorded not as debit on the liabilities side but under equity capital. Credit unions are entitled to offer the same services as commercial banks do to their clients. However, whereas commercial banks are subject to tax, credit unions are exempted, which creates unfair competition. While credit unions account for as much as a 14% share among loan-extending institutions, in terms of the size of assets they rank as the most negligible among deposit-collecting corporations. (Average assets of credit unions amount to twenty million dollar). Concurrently with a decline in consumer credits extended by credit unions in the 1990's, mortgaged credits increased. Therefore, credit unions faced a shrinking of their liquid assets. In order to secure revenues during periods of declining demand for loans from members and to increase liquidity they have opted for security investments in recent years. Total shares and deposits represent 90% of debit items of credit unions with the remainder made up of other debit items. Total loans extended by credit unions do not exceed 20 % of the union's capital. Distribution of dividends is effected in two ways. Payments are effected either by transfer of dividends to savings accounts or by way of reducing interest on loans extended. However, the number of credit unions, in which 30% of the American population have registered as members, is steadily increasing. The number of credit unions totalled 11.353 in 1997 with registered members reaching up to 72.100.000. Despite their commonness, credit unions are the most negligible among all deposit-collecting institutions. This can be explained by their dealing with small deposit owners. Also, credit unions are at a disadvantage because their members partake in the ownership and management of the union through their shares even though each union member may not be qualified. Turkey has no financial institution which is comparable to credit unions. Credit unions are basically cooperatives and looking at the structure of cooperatives in Turkey we see that these comprise production, consumption and credit cooperatives. There are two categories of credit cooperatives with characteristics comparable to credit unions, which are Agricultural Credit Cooperatives and Tradesmen Security Cooperatives.Because of crediting small tradesmen and handicraftsmen, Tradesmen Security Cooperatives are the most similar to credit unions. Cooperatives in Turkey started out by accumulating capital through the money deposited by cooperative members, but later the government started funding the capital of cooperatives through taxes. Gradually, entities such as the National Cooperatives Union and Consumer Cooperatives Central Association were founded which contributed to the development of cooperatives in Turkey, however cooperatives in Turkey still face significant problems. Said problems; finance, high level organisation, education, legislation and auditing. Finance and credit issues can only be solved through a Cooperative Bank which management and finance will be governed by cooperatives and high level organisations. Turkish cooperatives are inadequate not from the viewpoint of quantity but quality and effectiveness. Turkey should work to overcome present difficulties by taking into consideration the economic contributions credit unions make in the world. | |
| dc.format.extent | VI,99y. ; 28 sm. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/1B/T0046782.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/207835 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | FİNANSAL KURUMLAR | |
| dc.subject | KREDİ | |
| dc.title | Kredi birlikleri: alternatif finansal aracı kurum olarak analizi | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
