Publication:
Özbekistanın siyasi ve iktisadi yapısı (Tarihi bir yaklaşım)

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Özbekistan , köklü bir tarihe ve kültürel birikime sahip , fakat 200 yıla yakın bir süre işgal altında kaldığı için de devlet ve yönetim tecrübesi ve birikimi çok az olan genç bir devlettir. Ülke 1991 yılında tamamen S.S.C.B. içinde meydana gelen bir oldu bitti sonucunda , hiç beklemediği bir anda bağımsız olduğu için iktisadi , siyasi ve demografik alanlarda kelimenin tam anlamıyla hazırlıksız yakalanmıştır. Tıpkı tüm diğer Birlik cumhuriyetleri gibi. Özbekistan , Orta Asya genelinde etnik kompozisyon açısından en şanslı ve homojen ülkelerden birisidir. Çünkü ülke nüfusunun %70'inden fazlası Özbek'tir ve Özbekler tüm Orta Asya bölgesinde birbirlerine en bağlı ve en kalabalık gruptur. Fakat diğer yandan ülke nüfusunun % 30 kadarlık bir kısmı farklı gruplardan oluşmaktadır. Bu grupların büyük kısmına (Türkmen , Tatar , Kırgız , Kazak vb.) azınlık demek yanlış olacak ve Rusların bölgede uyguladıkları ve bugün sonuçlarını istikrarsızlık ve etnik gerginlikler olarak mütalaa ettiğimiz , boylardan ve aşiretlerden millet yaratma politikasını istemeden dahi olsa kabul edilmiş olacaktır. Çünkü Orta Asya bölgesinde yaşayan grupların büyük bir kısmı ortak bir tarihi ve kültürel birikimi paylaşmaktadırlar. Ve bu gruplar S.S.C.B. dönemi öncesinde karışık ve içiçe yaşamaktaydılar. Bu bağlamda bölgede 1990'lı yılların başında ortaya çıkan devletlerin çoğunun ne tarihi , ne de etnik yönden bir altyapıları ve temelleri yoktur. Mevcut durum yabancı ülkelerin , özellikle de Rusyanın Özbekistanı istediği zaman istikrarlaştırmasına imkan tanımaktadır. Özbekistan uzun bir süre Merkez Planlı ekonomi ile yönetilmiştir. Ülkenin bu ekonomik yapılanmadaki yeri S.S.C.B.'nin ihtiyacı olan pamuğun üretimi idi. Bu yüzden de ekonomik yapısı tek bir sektörde gelişmiş ve çeşitlenmeye gidememiştir. Bu tek yönlü ekonomik yapılanmanın en büyük handikapı ise Özbekistan bağımsızlığının akabinde Serbest Pazar Ekonomisine geçmek istediğinde ortaya çıkmış, bu ekonomik yapılanma Serbest Pazar Ekonomisine geçiş için gerekli düzenlemeler ve reformlara engel teşkil etmiştir. Bu yüzden Özbekistan özellikle de gelişmiş Batılı ülkeler arasından kendine ekonomik yeniden yapılanmasında ve siyasi gelişimini sürdürmede yardımcı olacak ortaklar aramıştır. Politkaların ve yaklaşımların ihtiyaçlara göre şekillendiğini göz önüne alırsak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ; Özbekistanın dış politikası ekonomik amillere göre şekillenmektedir. Fakat Özbekistan beklediği yardımı temin etmesi durumunda dahi S.S.C.B. döneminden kalan ve yeni kurulacak tesisleri işletebilecek personele ve bilgi birikimine ihtiyacı vardır. Ülke bu noktada yabancı ülkelerden temin etmeyi planladığı mali kaynaklara , kendi insan gücüne ve yer altı kaynaklarına güvenmektedir. Fakat Özbekistanın bölgede güvenlik konularında ortağı olan Rusya , yabancı ülkeleri özellikle de Türkiyeyi bu bölgede istememektedir. Çünkü Türkiyenin tarihi ve kültürel bağları ile bölgede kendine yer edinme ve müttefik batılı ülkeleri beraberinde bölgeye taşıma ihtimali vardır. Rusya ; bu memnuniyatsiz tavrını Yakın Çevre Doktrinin de dile getirmiştir. Bu bağlamda Özbekistan da Türkiyeyi bölgede istememektedir. Çünkü Özbekistan, tarihi şartlarında teşvikyle tüm Orta Asya bölgesini kendi nüfuz bölgesi olarak tanımlamıştır ve Türkiyenin kendisine rakip olmasını ve önünü kesmesini istememektedir. Başka bir deyişle söylemek gerekirse iki ülke arasında kapalı kapılar ardında bir rekabet yaşanmaktadır. Fakat Türkiye için Orta Asya bölgesinin de bağımsızlığını kazanmasıyla Ortadoğu bölgesinin sınırı biraz daha büyümüştür ve Türkiyenin bu bölgeye yönelik bir yaklaşım geliştirmesini mecbur hale getirmektedir. Orta Asya bölgesinin güçlenmesi otomatikman Türkiyenin de güçlenmesini (ekonomik ve siyasi yönlerden) sağlayacaktır , çünkü Türkiye bölgeyi etnik , tarihi ve kültürel yölerden en iyi tanıyan ve bölge insanı ile en iyi diyalog kurabilecek ülkedir. Türkiye ister bölgenin kaynaklarından istifade edebilmek (cüz'i bir kısmından da olsa dahi) , isrese bu kaynakların ana tüketim merkezlerine ulaştırılmasında köprü vazifesi görmeyi istesin , Orta Asya bölgesi ve bölgenin en önemli devletlerinden birisi olan Özbekistanla ilişkilerini daha da geliştirmeli ve bu durumu ekonomik imkanlar ve kaynaklar ile desteklemelidir. Türkiye bölgede bugün etkinliğini manevi desteğini maddi desteği ile birleştirememesi yüzünden kaybetmektedir. Bu bağlam da Türkiye hemen her türlü ekonomik pakta üye olmak için can atan Özbekistanı ve tabi ki diğer Orta Asya cumhuriyetlerini Karadeniz Ekonomik İşbirliği Topluluğuna veya D - 8'e kabulunu sağlayabilir ve soğumuş olan ikili ilişkileri canlandırabilir. Sonuç olarak ülke yeni elde ettiği bağımsızlığını korumaya kararlı genç bir devlettir. 200 yıl hakimiyeti altında kaldığı Rusyanın hegemonyası altına tekrar girmeyi istememekte , bunun içinde en büyük zaafı olan zayıf ekonomik yapısını güçlendirmeye çalışmaktadır. Çünkü 200 yıl kadar önce bağımsızlığını kaybetmesinin ana sebeplerinden birisi bu zayıf ekonomik yapısı olmuştur. Özbekistan kendini Orta Asyanın hakim ve önder devleti olarak tanımlamakta ve bu iddiasını gerçekleştirmek için tüm gücüyle çalışmaktadır. Gerek tarihi , gerek demografik , gerekse coğrafi şartlar de Özbekistanın bu iddiasını desteklemektedir.
Uzbekistan is a newly independent Central Asian state which has rich cultural and historical background, but it doesn't have enough experience in government and policy making. As it became independent very fastly and suprisingly after the collapse of Soviet Union in 1991 , Uzbekistan caugth unprepared. The country even doesn't have had enough time to prepare it's own policies and perceptions about the political , economical and political aspects which was taking place in Central Asia. But luckily , Uzbekistan is one of the most stabile country in the whole region by demographic means. More than % 70 of it's population consist of people who describe themselves as Uzbek. And Uzbek's is the most crowded ethnic group in Central Asia region. Rest of % 30 population of Uzbekistan Republic consisting of different nationalities. But it's right to call Turkic groups like Turkmen's , Kyrgyz's and Kazakhs as a minority. Because of the long common history period those group have sharing the same historical and cultural heritage. And also they're coming from the same ethnicity. Every republic in Central Asian region trying to identify it's difference and dominance from the neighboring republic. But we can easily say that from the description given above all the newly independent state's which exist after the collapse of Soviet Union don't have strong ethnic, political and economical background. Uzbekistan also. Because Uzbekistan's economy was controlled by Central Planning Economy for a very long time. (More than 70 years) Uzbekistan's role in the Soviet Economic Puzzle was to supply the cotton to the Union. For that reason Uzbekistan's economic structure was designed to the needs of cotton farming and doesn't have chance to diversify it's economic structure. Uzbekistan have reform it's economy and implement Market Economy to integrate with the world economic system effectively. That Economic situation described as above was made great problems after the indepence and changing economic structure to the Market Economy. For a better integrarion Uzbekistan is still searching herself powerfull (both economically and politicaly) partners from the Western world , to support it's economic and social transformation and also protect herself from influence of the countries like Russia and China which's bordering Central Asia region. Like Western countries Uzbekistan was also welcomed Turkey , Iran and Pakistan. But by the time Uzbekistan eliminate those countries because of the competition for the control of Central Asian region and the worst economic situations of those countries. As a result Uzbekistan is a newly independent state which will protect its independence very harshly. Uzbekistan describing herself as the leading and the dominant country in Central Asia . and it's historical , ethnical and geopolitical aspects supporting the Uzbekistan's dominance thesis.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By