Publication: XIX. yüzyılın İstanbul’unda vakıf sular
Abstract
İstanbul'da suya ilişkin eserler ve belgeler, yüzyıllardan öncesinden yapılmış olanları günümüze aktarmıştır.İstanbul'da oluşmuş su sisteminin verileri XV. yüzyıldan başlamıştır. XIX. Yüzyılın ortalarında da idari, mali ve hukuki dönüşümlere işaret etmiştir. İstanbul'un tüm bölgelerini kapsayan ve sürekli su sağlayan sistemin kuruluş ve işletimi vakıflar yoluyla gerçekleştirilmiştir. Vakıflar en temel ihtiyaç olan temiz suyu halkın yararına sunmuşlardır. Nüfus ve refah artışıyla orantılı olarak artan su ihtiyacı yeni su tesislerinin oluşumunu gerekli hale getirmiştir. İstanbul'un vakıf su sistemi içindeki ana suyolları olan Kırkçeşme, Halkalı, Taksim ve Üsküdar suları, Sultanlar ve saltanat makamı yakınları ve üst düzey görevlileri tarafından kurdurulmuşlardır. Bu ana suyolları dışında yüzlerce çeşmeyi besleyen kaynak sularına ait küçük suyolları vardır. Halktan kişiler de kendi buldukları suları ana suyoluna eklemişlerdir. Bu kişiler ekledikleri suların bir kısmını geçirme bedeli olarak ana suyoluna bırakmışlar, geri kalan miktarı ise şehir içinde mülk veya vakıf bir tesise bağlatmışlardır. Ana suyolunda birikmiş katmalar vakıf fazlası olarak, vakfın gelir kaynağı ve amaçlanan hizmetin sonsuza değin sürmesi için isteklilerine kiralanmıştır. Su Nezâreti İstanbul'da suların, suyollarının, suyolcuların ve su köylerinin idaresinden sorumlu olmuştur.1836'da Su Nezâreti Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti'ne katılmıştır. 1877- 1908 yılları arasında Şehremâneti'ne bağlı olan Su Nezâreti II. Meşrutiyet sonrasında yine Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti'ne bağlanmıştır. 1912 yılında İstanbul'da akan suların bakım ve onarımından sorumlu Miyâh-ı Vakfiye İdaresi kurulmuştur. Su sahipliğinin izne bağlı olması kurulu düzenin devamı açısından önemlidir. Vakıf su sistemi, siyasi otoritenin gözetimi altında ve özel vakıf hukuku içinde yer almıştır. Yapılmış düzenlemeler toplumun refahının sağlanması ve su konusunda sıkıntı çekilmemesi içindir. Vakıf sistemine paralel çözülme ve değişen yaşam koşulları yeni su kaynakları arayışını ortaya çıkarmış; vakıf sular İstanbul'un su ihtiyacını karşılayamamıştır. The documents and structures about water in Istanbul shows us what was done centuries ago. Documents about water system in Istanbul start by XV. Century. By the middle of XIX. Century those documents points out administrative, fiscal and lawful changes. The water system in Istanbul that provides the distribution of water in the City covering all the districts was realized by the foundations (Waqf). The main water routes in Istanbul within the foundation system which were Kırkçeşme, Halkalı, Taksim and Üsküdar formed by sultans, relatives of sultans and by the high rank officers. Beyond these main routes there are many small routes that feed hundreds of taps around Istanbul. Also individuals could find and extract some water resources and they were integrating these waters to the main water routes. As a consideration of using the main route, these individuals left some part of that water in the main route which is called Transfer Fee and they connected the remaining part of the water to a private property or to a foundation establishment. The waters integrated to the main route by individuals which called Katma ( Added Water ) are leased to those need water and raised an extra income to the foundation which owns the main route, thus the foundation gains sources to make the service forever. For the sake of keeping the established order, the ownership of water should be under regulation. The water foundation system is regulated by Private Foundation Law under the supervision of political authority. The regulations are for the public welfare not to have any problem about water.
