Publication:
Osmanlı malikâne düzeninin hukuki temelleri

dc.contributor.advisorÖZVAR, Erol
dc.contributor.authorAkbayır, Şeyma
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentİktisat Bilim Dalı
dc.contributor.departmentİktisat Tarihi Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-13T09:15:58Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractOsmanlı Devleti’nde bir mukataanın ömür boyu iltizama verilmesini ifade eden malikâne uygulaması 1695 yılında yayınlanan bir fermanla uygulamaya konulmuştur. Bu uygulama ile malikâne sahipleri mülkiyetleri altında olmadığı halde mülkleriymişçesine tasarruf edebilecekleri bir gelir kaynağı elde etmişlerdir. Bu çalışma malikâne uygulamasının tarihi ve hukuki temellerini araştırmaktadır. Araştırmanın çıkış noktası sistemi ortaya koyan fermanın, malikânenin istihsânen kabul edilmiş olup meşruiyetini ihtiyaçtan ve Mısır’daki iltizam uygulamalarından yani örften aldığına dair ifadeleridir. Fermanda Mısır’daki mukataalar iltizama verilirken mültezimlerden hulvân adı verilen ve malikâne uygulamasındaki muacceleye benzeyen bir meblağ alındığı ifade edilmiştir. Çalışmada Mısır’daki iltizam uygulamasının özellikleri tespit edilerek malikâne sistemiyle olan benzerlikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Mısır iltizamları Osmanlı merkez topraklarından farklı olarak vergi tahsil hakkıyla sınırlı olmayıp mültezim o bölgenin idarecisi konumundadır. İltizam hakkı mültezim ölene kadar elinden alınmayıp öldüğünde ailesi veya memlükleri tarafından devralınabilmektedir. İltizamı üstlenmek için hulvân adı verilen ödeme yapılmaktadır. Mısır valisinin yerel güçler karşısında zayıfladığı dönemlerde hulvân Mısır’da Osmanlı idaresinin sürdüğünün bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. İslam hukuk ve devlet geleneğinde malikâne benzeri uygulamalara bakıldığında ise kabâle veya damân uygulaması dikkat çekicidir. Ayrıca Osmanlı şeyhülislamlarının iltizamı hükümsüz bir akit olarak tasavvur ettiği görülmüştür. Son olarak Osmanlı’da kişiye geniş tasarruf hakkı sağlayan uygulamalar incelenerek malikâneyle olan benzerlikleri ortaya konulmuş, bunlar arasında icâreteyn uygulaması dikkat çekmiştir. Netice itibariyle malikâne sisteminin kaynağını çok eskiden beri Mısır’da uygulanan iltizam sisteminden aldığı ve malikânenin şeyhülislamın da onayıyla maslahat ve Mısır örfüne binaen müstahsen görülerek kabul edildiği söylenebilir.
dc.description.abstractThe mālikāne system, which denotes an arrangement of lifetime tax-farming (iltizām), was implemented by an edict issued in 1695. With this practice, the mālikāne owners acquired a revenue stream they could treat as if it were their own possession. This study examines the historical and legal foundations of the mālikāne system. The study begins with an analysis of the edict’s declarations, which disclose the fundamental basis of the system. It asserts that the mālikāne is recognised as legally preferable (mustaḥsan), that its legitimacy stems from the treasury’s requirements, and the customary tax farming techniques in Egypt, where was accepted custom (‘urf). The edict specified that a sum known as ḥulwān, comparable to the advanced payment (mu‘ajjalah) in the mālikāne system, is collected from the tax farmers. This study aims to identify the characteristics of the iltizām practice in Egypt and uncover its parallels within the mālikāne system. In contrast to the Ottoman central lands, the iltizām system in Egypt extended beyond the right to collect taxes, with the tax farmer assuming the role of regional administrator. The right to iltizām is permanent for the duration of the tax farmer’s life, but can be inherited by his family upon his demise. In order to receive an iltizām, an individual is required to submit a payment known as the ḥulwān. When the authority of the Egyptian governor was diminished in the face of local forces, ḥulwān was regarded as an indication of the dominance of the Ottoman administration in Egypt. Notable among the acts resembling the mālikāne in Islamic law and tradition are qabālah and ḍamān. Furthermore, it has been noted that Ottoman Shaykh al-Islāms deemed iltizām contracts as illegitimate. Finally, an analysis is conducted on the practices in the Ottoman Empire that granted extensive rights to individuals, and the practice of twin-rents (ijāratayn) stands out due to its notable similarity to the mālikāne. Consequently, it is evident that the mālikāne system has its roots in the previously established iltizām system in Egypt and the mālikāne system gained approval through the endorsement of the Shaykh al-Islām, who deemed it necessary and in accordance with Egyptian customs.
dc.format.extentVII, 223 sayfa
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/6A/65a50bd77773f.pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/296388
dc.language.isotur
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjecthulvân
dc.subjectḥulwān
dc.subjectiltizam
dc.subjectiltizām
dc.subjectMalikâne
dc.subjectMālikāne
dc.subjectMısır
dc.subjectOttoman Egypt
dc.titleOsmanlı malikâne düzeninin hukuki temelleri
dc.titleThe legal basis of Ottoman mali̇kâne system
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections